Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/862 E. 2025/1258 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/862
- Karar No
- 2025/1258
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/862 Karar No : 2025/1258
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına 2012 ilâ 2015 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 23 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın gözetim belgesi olmadan ithal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan kaim değerin kamuya geçirilmesi kararının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının ortağı olduğu şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen vergilerin mahkeme kararıyla iade edilmesi üzerine davacı tarafından gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada;... Vergi mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, gözetim belgesinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesi kapsamında sayılan belgelerden olması nedeniyle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun ise reddedildiği göz önüne alındığında, kaim değerin kamuya geçirilmesi kararının hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden, anılan kararın kesinleştiğinden bahisle ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı ileri sürülen davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirildiği ve düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emri içeriği para cezası kararının davacının ortağı olduğu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen dava açılmayarak kesinleştiği, kesinleşen cezanın şirket ortağından tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacının ortağı olduğu şirkete tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayda, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, davacının ortağı olduğu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilen para cezası kararına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının şirket ortağı olan davacıdan tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.