Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/3882 E. 2025/1356 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/3882
- Karar No
- 2025/1356
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3882 Karar No : 2025/1356
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İnşaat Malzemeleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ...-...,...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya bedellerinin ihracatçının yurt içindeki hesabına gönderildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı, katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarından oluşan amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin ... İnşaat Malzemeleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk ettirilen vergi borçlarından kaynaklandığı, davacının ilgili dönemlerde sözü edilen şirketin ortağı olduğu, dava konusu ödeme emri düzenlenirken davacının hisse oranının gözetildiği, vergi borçlarının tahsili amacıyla usulüne uygun şekilde borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğine rağmen ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı ve şirket yönünden alacağın kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesi, yapılan mal varlığı araştırmasında borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması ve ödeme emri içeriği alacakla ilgili olarak zamanaşımının söz konusu olmaması karşısında, şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin, ...-... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar için 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan kaynak kullanımını destekleme fonu payı, katma değer vergilerini içeren 106 sayılı ek tahakkuk kararı ile aynı Kanun'un 197. maddesinin 2. fıkrası uyarınca...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar için alınan 15 sayılı katma değer vergisi ek tahakkuku ve aynı beyanname için 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bu vergi üzerinden alınan 82 sayılı para cezasından kaynaklanan kısımı yönünden; istinafa konu Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki gerekçeler karşısında, istinaf dilekçesinde öne sürülen iddia ve itirazların kararın bu kısımlarını kusurlandıracak nitelikte olmadığı; ...-... sayılı beyanname muhteviyatı eşya için 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanan 213 sayılı para cezasından kaynaklanan kısmına gelince; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 51. maddesinde, mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla, tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut tetkike yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında, 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen para cezalarının uygulanabilmesi için, ithale konu eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra yapılan kontrol sonucunda, eşyanın Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarında veya vergilendirmeye esas olan ölçülerinde herhangi bir farklılık veya kıymetinin noksan beyan edilmiş olduğunun tespit edilmesinin gerektiği, dolayısıyla, vergi kaybına neden olan durumun, maddede yazılı olan türden; yani Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarını veya vergilendirmeye esas olan ölçülerini ya da beyan edilen kıymetini etkileyici nitelikte olmaması halinde ceza uygulanmasının mümkün olmayacağı, olayda, yapılan ödemenin "peşin" olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak, 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezası karara bağlanmış ise de; ithalatın sözü edilen fon payına tabi olması, eşyanın Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarını veya vergilendirmeye esas olan ölçülerini etkileyen bir husus olmadığından, alacağın bu kısmına yönelik iddiaların borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, bu bakımdan, amme alacağının, davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısmı hakkında mahkemece davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin, ...-... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi için ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımı destekleme fonu payı ile katma değer vergisi üzerinden hesaplanan 213 sayılı para cezasından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından işlemin iptaline; kalan kısımlar bakımından ise, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödemenin yurt içi banka hesabına transfer edilmesi nedeniyle peşin ödeme söz konusu olamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu; ... İnşaat Malzemeleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya bedellerinin ihracatçının yurt içindeki hesabına gönderildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı, katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarından oluşan amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ödeme emrinin kısmen iptali kısmen de davanın reddi yolundaki kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması istemine ilişkindir. Olayda, ... İnşaat Malzemeleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk ettirilen vergi borçlarının ödenmediğinden ve davacının ilgili dönemlerde sözü edilen şirketin ortağı olduğundan bahisle, davacının hisse oranının gözetilmesi suretiyle davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği, öte yandan, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak şirkete tebliğine rağmen ödeme emirlerine karşı dava açılmaması ve yapılan mal varlığı araştırmasında da borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.