Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2025/2471 E. 2025/5718 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2025/2471
- Karar No
- 2025/5718
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2025/2471 Karar No : 2025/5718
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İletim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
3-(DAVACILAR) 1-... İnş. Taah. Tic. A.Ş. 2-... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "H.388 T Referanslı 380 kV (~36,47 km) 2x3B 1272 MCM iletkenli Polateli–Gaziantep 2 EİH'nın Tasfiye Sonrası Bakiye İşleri Tesis Yapım İşi" uhdesinde kalan davacılar tarafından ödenen ihale kararı damga vergisi, sözleşme damga vergisi ile fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacılara ödenen fark tutar üzerinden -hakkedişten kesinti suretiyle- tahsil edilen damga vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve söz konusu tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı iş ortaklığı tarafından Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından ihale edilen ve uhdesinde kalan ... ihale kayıt numaralı "H388 T Ref. 3804 kV (36.47 km) 2x3B 1272 MCM İletkenli Polateli-Gaziantep 2 EİH'nın Tasfiye Sonrası Bakiye İşleri Tesis Yapım İşi"ne ilişkin olarak ödenen ihale karar damga vergisi ve sözleşme damga vergisi ile fiyat farkına ilişkin olarak hak edişlerden kesilen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine davalı idareye şikayet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun da reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, öte yandan, dava konusu ihaleye ilişkin şartnamenin 8. maddesinde söz konusu ihaleye sadece yerli isteklilerin katılabileceğinin belirtildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemin, ihale kararı damga vergisinden kaynaklanan kısmı yönünden; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmayan ve damga vergisinden muaf tutulmayan makamlarca alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ihale makamları olduğu, ancak anonim şirketler gibi sürekli damga vergisi mükelleflerinin, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmaması ve kararda imzaları bulunmamasına rağmen sürekli damga vergisi mükellefiyetleri gereği 488 sayılı Kanunun 24. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğu, bu durumda, davacı iş ortaklığı ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmasa da ihale kararının tarafı olması ve sürekli damga vergisi mükellefiyeti gereği 488 sayılı Kanunun 24. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin, sözleşme damga vergisi ile fiyat farkına ilişkin olarak hak edişlerden kesilen damga vergisinden kaynaklanan kısmı yönünden; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 3. maddesinde, damga vergisi mükellefinin sözleşmeyi imza edenler olduğu ve ödenmesi gereken damga vergisinin de bu kişilerce ödenmesi gerektiği, 24. maddesinde de, birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olduğu kurala bağlandığından uyuşmazlığın çözümünün müteselsilen sorumluluğun yorumlanmasına bağlı bulunduğu, ortada ilk bakışta anlaşılabilecek açık bir vergilendirme hatasından söz etmenin mümkün olmadığı, vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak davada incelenebilecek iddiaların, 213 sayılı Kanun'un 122 ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis edilen işleme karşı açılan davada incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin söz konusu kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, Vergi Mahkemesi kararının, ihale kararı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, sözleşme damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemi bakımından: her ne kadar Vergi Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünün müteselsilen sorumluluğun yorumlanmasına bağlı bulunduğu ve ortada ilk bakışta anlaşılabilecek açık bir vergilendirme hatasından söz etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine karar verilmişse de, birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler hukuki bir yoruma ihtiyaç duyulmayacak şekilde müteselsilen sorumlu tutulduklarından, imza edenlerin sorumluluktan kurtulmak için ileri sürecekleri ve maddi saptama gerektiren iddiaların vergi hatası kapsamında incelenmesine yasal ve hukuksal bir engel bulunmadığı, olayda davacı tarafından ileri sürülen; ihale makamının "resmi daire" olmadığı yolundaki iddia, kendisi açısından müteselsil sorumluluğu ortadan kaldıracak nitelikte açık ve mutlak bir vergi hatası olarak kabul edilemeyeceğinden, mahkeme kararının sözleşme damga vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının sonucu itibariyle yerinde görüldüğü, davacılara yapılan hakediş ödemelerinden kesilen damga vergilerine ilişkin olarak; uyuşmazlığa konu ihaleyi yapan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli I ve II sayılı cetvellerde yer alan genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmadığından 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı, söz konusu kurum tarafından yapılan ödemelerin, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında yer alan "resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtlar" kapsamında değerlendirilmesine ve damga vergisine tabi tutulmasına olanak bulunmadığı, bu durumda ihaleyi yapan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünün, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmaması nedeniyle anılan kurum tarafından düzenlenen ödemelere ilişkin kağıtların damga vergisine tabi olmadığı dikkate alındığında, fiyat farkı nedeniyle davacılardan kesinti suretiyle tahsil edilip vergi idaresine ödenen damga vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddi yönünde tesis edilen işlemde ve iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında isabet görülmediği, mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davacıya yapılan hakediş ödemelerinden kesilen damga vergilerine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, anılan kısmının iptaline ve söz konusu kısma ait damga vergisi tutarının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte davacılara iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACILARIN İDDİALARI: Dava konusu ihale kararı damga vergisine konu ihaleyi gerçekleştiren Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'nin resmi daire niteliğinde olmadığı ve kamu tüzel kişiliği de bulunmadığından ihale kararlarının damga vergisine tabi olmadığı, söz konusu ihale kararında davacıların imzası bulunmadığından verginin mükellefi ve sorumlusu sayılamayacağı, sözleşme damga vergisinden müteselsil olarak sorumlu tutulamayacakları iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığı, hukuki yorum gerektiren konu hakkında düzeltme-şikayet hükümlerinin uygulanamayacağı, davacıların ihale aşamasında teklif verirken damga vergilerini de giderlerine eklediği, imzalanan sözleşmelerde her türlü vergilerin davacılar tarafından ödeneceğinin belirtildiği, kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların ihaleleri üzerinden ihale kararı damga vergisi ödenmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
DAVALI YANINDA MÜDAHİL İDDİALARI: Hazine ve Maliye Bakanlığı özelgelerinde hakediş belgelerinin iki tarafça imzalanmış protokol yerine geçtiği ve fiyat artışlarının damga vergisine tabi tutulması gerektiğinin belirtildiği, müdahil Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'nin kamu tüzel kişiliğini haiz iktisadi devlet teşekkülü statüsünde olduğu, bu nedenle yapılan ihalelerde ihale kararı damga vergisinin doğacağı, söz konusu verginin kurumlarınca sorumlu sıfatıyla ödendiği, kanunla verilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi nedeniyle görülmekte olan davada kendilerine yüklenebilecek kusur bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. Davalı yanında müdahilin savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden; davacılara yapılan hakediş ödemelerinden gerçekleştirilen damga vergisi kesintilerinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek (1) sayılı Tablo'nun "IV- Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar" başlıklı bölümünün "1. Makbuzlar" bölümünde yer alan "a) Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtlar" maddesine ilişkin olmadığı, söz konusu işe ilişkin olarak düzenlenen hakediş belgelerinin sözleşmeyi değiştiren protokol olarak kabul edilmesi suretiyle fiyat farkı uygulaması sonucu yapılan ödemeler üzerinden sözleşme damga vergisi kesintisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Olayda fiyat farkı uygulaması sonucu davacılara yapılan ödemelerinin ayrıca bir sözleşme imzalanmamış olması nedeniyle damga vergisine tabi olmadığı görüldüğünden, davacıların temyiz isteminin reddi, davalı ve müdahilin temyiz isteminin ise belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "H.388 T Referanslı 380 kV (~36,47 km) 2x3B 1272 MCM iletkenli Polateli–Gaziantep 2 EİH'nın Tasfiye Sonrası Bakiye İşleri Tesis Yapım İşi" uhdesinde kalan davacılar tarafından ödenen ihale kararı damga vergisi, sözleşme damga vergisi ile fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacılara ödenen fark tutar üzerinden -hakkedişten kesinti suretiyle- tahsil edilen damga vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve söz konusu tutarın tecil faiziyle iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 1.maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, bu kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği, 2.maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olacağı, 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenlerin olacağı, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, 4.maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, 8. maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir. 488 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında da resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtların damga vergisine tabi tutulacağı, öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik olarak davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı ve müdahilin, Bölge İdare Mahkemesi kararının fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacılara ödenen fark tutar üzerinden- hakedişten kesinti suretiyle- tahsil edilen damga vergilerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden, Damga Vergisi Kanunu ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olduğu, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenlerin olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı, resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtların damga vergisine tabi tutulacağı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, davacılara yapılan hakediş ödemelerinden kesinti yoluyla tahsil edilen damga vergisi tutarları, 488 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında yer alan "resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kâğıtlar"a ilişkin olarak değerlendirilmiş ve uyuşmazlığa konu ihaleyi yapan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli I ve II sayılı cetvellerde yer alan genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmadığından 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı, dolayısıyla anılan kurum tarafından yapılan ödemelerin, 488 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün 1/a fıkrası kapsamında damga vergisine tabi tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden müdahil Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı özelgeleri uyarınca hakediş belgelerinin iki tarafça imzalanması nedeniyle protokol yerine geçtiği kabul edilmek suretiyle fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacılara ödenen fark tutar üzerinden sözleşme damga vergisi kesintisi yapıldığı bu hususun müdahil tarafından sunulan dilekçelerde ve Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'na hitaplı olarak yazılan bila tarih ve E... sayılı yazıda açıklandığı, dolayısıyla davacılara hakediş ödemelerinden yapılan kesintilerin 488 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün 1/a fıkrasına dayanılarak yapılmadığı, "I. Akitlerle İlgili Kağıtlar" başlıklı bölümünün "A/1.Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler" fıkrasına dayanılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan yukarıda belirtildiği üzere, damga vergisine tabi kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin olarak vergiye tabi kağıtta yapılacak değişikliğin yeni bir işlemi gerektirdiği, düzenlenecek yeni işlemin de vergiye tabi kağıdı değiştiren mahiyette olması veya vergiye tabi kağıt mahiyetine ve yahut vergiye tabi kağıdın yerine kaim kağıt mahiyetine haiz olması ve bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek nitelikte bulunması gerektiği, olayda ise sözleşme hükümlerine göre yerine getirilen hizmet bedellerinin ödenmesinde hakediş raporunun düzenlendiği, hakediş raporunun hakediş tutarının hesaplanmasına münhasır olduğu, hakediş tutarına ilişkin düzenlenen hakediş raporunun yetkili makamca onaylanmasının hakediş raporuna, vergiye tabi kağıtta değişiklik yapan kağıt hüviyetini kazandırmayacağı gibi vergiye tabi kağıt mahiyetini ve yahut vergiye tabi kağıdın yerine kaim kağıt mahiyetini de kazandırmayacağı, dolayısıyla fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacıya ödenen fark tutara ilişkin vergiye tabi bir kağıt düzenlenmediğinden bu tutara ilişkin sözleşme damga vergisinin doğmayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda; düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemin hakediş ödemelerinden tevkif edilen sözleşme damga vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediğinden, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu yukarıda belirtilen gerekçeyle kısmen kabul edip Vergi Mahkemesi kararının anılan kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların ve müdahilin temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının fiyat farkı uygulaması nedeniyle davacılara ödenen fark tutar üzerinden -hakedişten kesinti suretiyle- tahsil edilen damga vergilerine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacılardan ...-TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.