Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2020/114 E. 2023/2689 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2020/114
Karar No
2023/2689
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2020/114 Karar No : 2023/2689 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hava Taşımacılığı Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyannameyle finansal kiralama yoluyla geçici olarak ithal edilen ve ... tarih ve ... sayılı beyannameyle kat'i ithali gerçekleştirilen uçağın kıymetinin rayiç bedeli ile geçici giriş beyannamesindeki istatistiki kıymeti arasındaki fark için yurt dışı gider beyan edilerek ihtirazi kayıtla ödenen özel tüketim vergisinin iadesi isteminin reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu, olayda, davacı şirketin, ithal ettiği uçak ile ilgili olarak, ... tarih ve ...sayılı kat'i ithalat beyannamesinde, ... tarih ve ... sayılı geçici ithalat beyannamesinde kayıtlı 43.156.108 USD istatistiki kıymeti üzerinden ihtirazi kayıtla beyanda bulunulduğu, 04/06/2010 tarihinde özel tüketim vergisinin ödendiği, ödenen tutarın 12.460.000 USD rayiç bedele isabet eden vergiyi aşan kısmının iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine dava açıldığı, Mahkemelerinin 21/02/2019 tarihli ara kararı ile davacıdan, dava konusu uçağın rayiç bedelinin nasıl tespit edildiğinin sorulması üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu uçağın 03/06/2010 tarihi itibarıyla rayiç değeri olan 12.460,00 USD'nin, uluslararası ve bu konuda yetkin bir değerlendirme kuruluşu olan IBA tarafından belirlenmiş olan değer olduğunun bildirildiği, olayda, yukarıda yer verilen yasal mevzuat ve uluslararası anlaşma hükümlerine göre, 30/03/1998 tarihli geçici ithalat beyannamesinde yer alan bilgiler kapsamında finansal kiralama yöntemi ile kiralanmak suretiyle geçici olarak ithal edilen ve 03/06/2010 tarihli kesin ithalat beyannamesi ile finansal kiralama şirketine 1.000,00 USD satış bedeli ödenerek kesin ithalat suretiyle ithal edilen 12 yaşındaki uçağın, davacı tarafından IBA kriterleri göz önüne alınarak beyan edilen ve gümrük idaresi tarafından eleştri konusu edilmeyen gümrük değerinin esas alınması gerektiği sonucuna varıldığı; Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olan davalı idarece, haksız yere tahsil edilen vergiler nedeniyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda hesaplanacak faizin davacıya ödenmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından 21/06/2010 tarihinde yaptığı geri verme başvurusuna ilişkin olarak idareye tanınan cevap verme süresi dolduğu halde cevap verilmemesine rağmen süresi içinde itiraz edilmediği, diğer yandan, 31/03/2012 tarih ve 28250 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesiyle Gümrük Yönetmeliğinin 386. maddesine 6. fıkra olarak eklenen tam muafiyet suretiyle geçici ithalat izni verilen ticari kullanıma mahsus taşıtların serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması durumunda eşyanın gümrük kıymetinin, Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde tespit edilecek değer olduğu; söz konusu standartlara göre tespit edilecek kıymetin, taşıt araçlarının emsal kıymetinden düşük olamayacağına ilişkin düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden olayda uygulanamayacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2020/114, K. 2023/2689, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2020-114-e-2023-2689-k-c2474c9a602a