Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/16636 E. 2025/12120 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/16636
- Karar No
- 2025/12120
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16636 Karar No : 2025/12120
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekilleri : Av. ..., Av. ...
İstemin Özeti : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nda gelir uzman yardımcısı olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ekinde yer alan listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ceza davasında CGNAT kayıtlarının bu programı kullandığına ilişkin yeterli bir delil olmadığının Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle ByLock kullandığı iddiasının bir dayanağı olmadığı, kaldı ki ByLock iddiasının delil vasfında olmadığı, AİHM’nin "Yüksel Yalçınkaya" kararı görmezden gelinerek karar verildiği, aleyhine beyanda bulunan ve örgüte ait evlerde ev ablalığı yaptığını iddia eden tanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, tanığın anlatımlarının tamamının 17/25 Aralık 2013 öncesine ait olması nedeniyle aleyhine delil olarak ileri sürülemeyeceği kaldı ki tanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, tanığın beyanları gerçeği yansıtıyor olsaydı bu beyanı destekleyecek başka tanık beyanlarının da olması gerektiği, öte yandan, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacıyla beyanda bulunan tanığın, kendini hapis cezasından kurtulma gayesiyle iftira niteliğindeki beyanlarının aleyhine değerlendirilemeyeceği, örgüte müzahir yayın evince basılmış kitap üzerinde parmak izinin bulunmasının söz konusu örgüte üye olduğunu ya da bu örgütle irtibatlı veya iltisaklı olduğunu göstermeyeceği, dava konusu işlem ile Anayasa'nın 36. Ve 129. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., 7., 8.,15. maddelerinin ve Ek 1 No'lu Protokolün 1. ve 2. maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.