Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/16442 E. 2025/15617 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/16442
Karar No
2025/15617
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16442 Karar No : 2025/15617

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar): 1- ... Vekili : Av. ...

2- ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İstemin Özeti : Maarif Müfettişi olarak görev yapmakta iken 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve sonrasında 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine iade edilen davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğramış olduğu ileri sürülen manevi zararının giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Başbakanlığın 20/03/2018 tarihli işleminin iptali ile uğramış olduğu ileri sürülen manevi zararlarına karşılık 500.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesinin ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay 5. Dairesinin 22/10/2024 tarih ve E:2020/4766, K:2024/16139 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebine ilişkin istinaf isteminin reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı Cumhurbaşkanlığı İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte hukuka ve ilgili mevzuata uygun olduğu, ilgili Kanun hükmünün sonradan Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereğince, tesis edilen işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği, idarenin o tarihte uygulamak zorunda olduğu mer'i mevzuatın, sonradan Anayasa Mahkemesince iptal edileceğini bilmesinin mümkün olmadığı, davacıya manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi Anayasa ve ilgili Kanunlara aykırı olduğu, dava dilekçesinde, faiz talep edilmediği halde, faize yer verilmesi hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesine aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı Milli Eğitim Bakalığının İddialarının Özeti: Davacının 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile tekrar kamu görevine iade edildiği, ihraç olduğu tarih ile göreve başladığı tarih arasındaki sürelere karşılık gelen maaşları, sair özlük ve sosyal hakları ödendiği, ayrıca tamamlayıcı nitelikte ve başkaca bir tazminata hükmedilmesinde, gözetilmesi gereken bir hukuki menfaat bulunmadığı, İdari işlemlerin iptalini gerektiren sakatlıkların tümünün manevi tazminat ödenmesini zorunlu kılacağının kabulü de mümkün olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davacının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, idare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, İdare Mahkemelerinin davacının istemiyle bağlı olduğu ve bu istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığı halde, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde "idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan idareye başvuru tarihinden itibaren tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği" ibaresine yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yasal faiz işletilmeksizin 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken, kararın gerekçesinde yasal faiz ödenmesine karar verilmesi hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; bu hususun kararın bozulmasını gerektirmediği açıktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/16442, K. 2025/15617, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-16442-e-2025-15617-k-8c97e8cf5d76