Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/16136 E. 2025/15484 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/16136
Karar No
2025/15484
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16136 Karar No : 2025/15484

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 28/07/2016 tarihli işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı idare tarafından ve Mahkemelerince yapılan ara kararlara istinaden gönderilen tüm bilgi ve belgelerin ve UYAP sistemi üzerinden davacının adli yargı safahatının incelenmesinden; davacı hakkında yapılan BİMER ihbarı üzerine yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, davacı hakkında yürütülen başkaca soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, Ankara Valiliği İl Sivil Toplum İlişkiler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Ankara İlinde kurulu olan ... kütük numaralı ''Ankara Eğitimi Sevenler Derneği''ne üye kaydının olduğu, sistemde üye giriş kaydının 06/12/2011 tarihi olduğu ve çıkış kaydının bulunmadığı, ayrıca 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ''Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'' Ankara Şubesi tarafından 01/01/2014-14/07/2016 tarihleri arasında kullanılan makbuzlar üzerinde yapılan incelemede, davacının ... tarih ve ... seri numaralı makbuz ile derneğe 100,00-TL'lik bağış yaptığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olduğundan bahisle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye davacı tarafından, 14/03/2013-04/03/2016 tarihleri arasında düzenli olarak ödeme yapıldığı hususlarının tespit edildiği, davacının, Kimse Yok Mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğine ... tarih ve ... seri numaralı makbuz ile para gönderdiği, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve Ankara İlinde kurulu olan ... kütük numaralı ''Ankara Eğitimi Sevenler Derneği''ne üye kaydının olduğu yönündeki tespitlerin, davacının silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içerdiği belirtilmiş ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle ilgili mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakının belirli bir yoğunluğu aşacak şekilde bulunduğu, davalı idare tarafından yapılan değerlendirmenin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine varılarak, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4.maddesi kapsamında söz konusu yapı ile iltisakı ya da irtibatı olduğu gerekçesiyle tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare hukukunun esaslarına aykırı şekilde kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, dava konusu işlemin şekil, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, idari işlemin unsurları yönünden yeterli inceleme yapılmadan ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde davanın reddine karar verildiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, kamu görevini yasalara uygun şekilde ifa ettiği, hukuk devleti ilkesinin gereklerine uyulmadığı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu, masumiyet karinesi ile suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, dernek üyeliğinin kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacı, Sermaye Piyasası Kurulu bünyesinde şef olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 29/07/2016 tarih ve 428 sayılı yazısı ile bildirilen 28/07/2016 tarihli işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, irtibatı veya iltisakı olduğundan bahisle Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Ankara Eğitimi Sevenler Derneğine üyeliğinin bulunduğu tespitine yer verilmiştir. Bu tespit ile ilgili olarak davacı, tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; dernek üyeliğinin kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek nitelikte bir delil olmadığını, bu iddianın hakkındaki ceza soruşturmasında değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ileri sürmüştür. Davacının iddialarının yanı sıra, bahse konu derneğe üye olduğu süre zarfında, üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari görevlerde bulunduğuna ve derneğin etkinliklerine katıldığına ilişkin dosyada herhangi bir veri bulunmadığı anlaşıldığından, salt bu haliyle davacının dernek üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2013-2016 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunması, kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 2014 yılında para göndermesi tespitlerine yer verilmiş ise de söz konusu ödemelerin başka delillerle desteklenmedikçe davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat veya iltisakının tespiti açısından yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY : Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/16136, K. 2025/15484, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-16136-e-2025-15484-k-98e7462c8169