Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/11651 E. 2025/15299 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/11651
Karar No
2025/15299
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/11651 Karar No : 2025/15299

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Araştırma Raporu içeriğinde; TEM tarafından alınan ifadesinde, davacının üniversite öncesi eğitimini Hatay'da ailesinin yanında devlet okullarında tamamladığı, 2010 yılında Sakarya Üniversitesi Coğrafya bölümünü kazandığı, kayıt yaptırmak için Sakarya'ya gittiğinde otogarda daha önce tanımadığı bir kişinin örgüte ait evlerden bahsettiği ve evde kalması için teklifte bulunduğu, yurt çıkmadığı için örgüte müzahir evlerde kalmaya başladığı, ev abisinin yaz kamplarına katılması için kendisini zorladığı, ancak kabul etmediği, 3. sınıfta örgüte ait evlerden çıkmak istediği, üniversiteden sınıf arkadaşları olan Y. G ve R. D. ile ayrı bir eve çıktığı, 3. sınıfın sonuna kadar bu arkadaşlarıyla birlikte kaldığı ancak 4. Sınıfta maddi imkanlarının evde kalmayı kaldıramadığı ve tekrar örgüte ait evlerde kaldığı, 2014 yılında davacının üniversiteden mezun olarak memleketi Hatay'a döndüğü, 2016 yılında Hatay Polis Okulunu kazandığı, bu iki yıllık süreçte davacının değişik numaralardan arandığı, örgüt tarafından arandığını düşündüğü için hiçbirisini açmadığı, 2016 yılının Nisan ya da Mayıs ayında ... kod adlı bir şahsın çat kapı evlerine geldiği, kendisinin örgütle bağının kalmadığını bu şahsa ifade ettiği yolunda beyanda bulunduğu, Sakarya KOM Şube Müdürlüğünce Bylock yazışmaları deşifre edilen A. P. isimli şahsın Bylock yazışma içeriklerinde 24/12/2015 tarihinde "Konu Başlığı: ...... ... sıkıntı yok..." şeklinde yazışmaların olduğu, davacının 2016 yılı başında polislik sınavını kazanarak 2016 yılı Eylül ayında göreve başladığı göz önüne alınarak Bylock görüşmelerinin zaman, konu, yer içeriğinin davacının Polis Okulu sınavına girdiği tarihlerle örtüştüğü belirtilerek davacının FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu tespitlerine yer verildiği, öte yandan davacının terör örgütünün haberleşme programı olan Bylock programının kullanıcısı olduğuna dair bir bilgi bulunamadığı, yine ilgili kurum ve birimlere sorulmak suretiyle davacı ve yakınlarıyla ilgili gelen bilgi ve belgelerde, Asya Katılım Bankası A.Ş.'de bulunan bir hesaba, terör örgütüyle bağlantılı olan vakıf, dernek sendika, vakıf yükseköğretim kurumları, okul, dershane, etüt merkezi ve yurtlarda da herhangi bir kayda rastlanılmadığı, Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığınca davacıya ait herhangi bir materyal kaydının bulunmadığının belirtildiği, hakkında FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla birlikte davacı hakkında elde edilen ve dava konusu işleme dayanak alınan, yalnızca A. P. isimli şahsın Bylock yazışma içeriklerinde 24/12/2015 tarihinde "Konu Başlığı: ...... ... sıkıntı yok..." şeklinde davacının adının geçmiş olması ve davacının üniversite öğrencisi olduğu dönemde devlet yurdu çıkmaması ve maddi imkansızlık sebebiyle örgüte müzahir evlerde kalmış olmasının davacının FETÖ/PDY silâhlı terör örgütüyle mensubiyeti, irtibatı veya iltisakı olduğunu ortaya koyan nitelikte ve yeterlilikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının FETÖ/PDY silâhlı terör örgütüyle mensubiyeti, irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve malî haklarının hesaplanarak, davanın açılmasından önce tahakkuk edenler için işbu davanın açıldığı tarihten, davanın açıldığı tarihten sonra tahakkuk edenler için ise her bir aya ait özlük ve mali hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve tespitler uyarınca; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılması ve disiplin ile emir ve direktiflere mutlak itaat gerektiren polislik mesleğini ifa eden ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Emniyet Genel Müdürlüğü personeli açısından Devlete sadakatlerinden herhangi bir kuşku duyulmamasını temin edecek şekilde uygulanması gerekmektedir. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, ayrıca bazı kamu görevlileri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hâkimler, savcılar ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri yönünden daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul etmektedir. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı olarak kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Sözleşme'nin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususunun vurgulandığı görülmektedir. (Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya, B. No: 63235/00, 19/04/2007). Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 23/06/2022 tarihli Araştırma Raporunda; "...Sakarya KOM Şube Müdürlüğünün 13.12.2021 tarihli BYLOCK içeriği Araştırma Tutanağında; tutanak içeriğindeki A.P. isimli şahsın diğer şahıslarla yaptığı görüşmelerin Polis Okulları ve Askeri okullara girecek örgüt mensuplarının takibiyle ilgili görüşmeler olduğu, Bylock yazışma içeriklerinde geçen, "DOKTOR” kodlamasının genellikle örgütün TSK mahrem yapılanmasında ve polis okulu yapılanmasında görev alan örgüt mensubu şahıslara verilen isim olduğu, “..." kodlamasının, hem polisliğe yönlendirilebilecek uyguıı şartlara haiz örgüt mensubu öğrenciye, hem de örgüt içi ihtisaslaşma veya iş bölümü ilkeleri çerçevesinde bu öğrencilerin askeri kurumlara yerleştirilmesini organize eden mezun mesullerine, ayrıca Polis Okulu sınavlarına girecek örgüt mensubu adaylara verilen isim olduğu, “...” kodlamasının, TSK yapılanmasında Astsubay sınavlarım ifade ettiği, "Haliç" kodlamasınm TSK yapılanmasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığını ifade ettiği, “YILDIZ” kodlamasının TSK yapılanmasında Hava Kuvvetleri Komutanlığını ifade ettiği, "KTT" kodlamasının, TSK yapılanmasında askeri kuvvet komutanlıklarının demene sınavına ait cevap anahtarlarını ifade ettiği, “MÜHENDİS” kodlamasının, örgütün Emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem yapılanmasında örgüt mensubu polis memurlarını ifade ettiği, "COĞRAFYA” kodlamasının örgütün Emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem yapılanmasında Olay Yeri İnceleme ve Bomba İmha birimini ifade etliği, “ASİSTAN" kodlamasının Askeri Okul veya Polis Okuluna sızdırılan öğrencilerden sorumlu örgüt mensuplarını ifade ettiği, ... ıd numaralı bylock kullanıcısı A.P. isimli şahıs ile ... ıd bylock kullanıcısı ... kod/ad A.C.L arasındaki 12.05.2015 tarihideki mail içeriği incelendiğinde, "Konu:... LİSTESİ AÇIKLANDI, ... listesi açıklandı...Arkadaşların nerede ve ne zaman mülakata gireceğine internetten bakabilir." şeklinde yazışma olduğu, ...’ın ... ıd bylock kullanıcısı ... kod/ad E.A. isimli şahıs arasında 24.12.2015 tarihli “...” konu başlıklı mail içeriği incelendiğinde "...... sıkıntı yok.... H.S.K. sıkıntı yok..." şeklinde yazışmalarının olduğu, görüşmede geçen ...'nın Eminim Emniyet Müdürlüğünde görevli Polis Memuru olduğunun, H.S.K.’ün Şnnak Emniyet Müdürlüğünde görevli Polis Memuru olduğunun değerlendirildiği, ... ve H.S.K.'ün FETÖ/PDY terör örgütü mensupları tarafından kullanılan BYLOCK isimli kriptolu yazışma programında A. P. isimli şalısın Bylock yazışmalarında isminin geçinesi sebebiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişki ve irtibatının olduğunun değerlendirildiğinin bildirildiği..." tespitlerine yer verildiği, yine aynı tutanakta "......'nın 01.04.2022 tarihinde Erzurum TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde özetle; Hatay P.O.M.E.M, okulundan 2016 yılında mezun olarak Kilis Emniyet Müdürlüğü1 nde göreve başladığını, 2018 yılında Erzurum Emniyet Müdürlüğüne tayin olduğunu, halen Emırnın Koruma Şube Müdürlüğünde görev yaptığını, adına kayıtlı ... numaralı GSM hallim yaklaşık 1.5 yıldır kullandığın, üniversite yıllarında kendi adına ya da babasının adına kayıtlı olan ... numaralı GSM haltım kullandığını, 2010 yılında Sakarya Üniversitesi Coğrafya Bölümünü kazandığını, FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütüyle o tarihe kadar herhangi bir irtibatı olmadığım, ancak KYK yurdu çıkmaması ve babasının maddi durumunun iyi olmaması sebebiyle kayıt yaptırmak amacıyla Sakarya iline gittiğinde otogarda daha önce tanımadığı ve ismini hatırlamadığı bir örgüt üyesinin evlerde kalması için teklif sunmasıyla Sakarya ili Camili semtinde bulunan açık adresini hatırlamadığı bir örgüt evinde kalmaya başladığını, bu evde ev abiliğini ... isimli şahsın yaptığını, evde Edirneli olduğunu hatırladığı ...,... ve ismini hatırlamadığı mühendislik bölümlerinde okuyan Giresunlu bir şahsın kaldığını, bu süreçte evde rutin örgütsel sohbetler yapıldığını, sohbetleri ...'in verdiğini, sohbetlerde Fetullah GÜLEN e ait kitaplar ile Risale-i Nur kitapları okunduğunu, vakit namazları kılındığını, evin erzaklarını ... isimli İstanbullu olduğunu ve Sakarya Üniversitesi Mühendislik Bölümü Öğlencisi olan şahsın karşıladığını, 2 sınıfa başladığında ...’in kendisini açık adresini hatırlamadığı Serdivan İlçesinde bir örgüt evine götürdüğünü bu evde ev abiliğini Kazakistan uyruklu ... isimli İktisat yada Kamu Yönetimi Öğrencisi olan bir şahsın yaptığını, bu evde ... isminde bir öğrencinin daha kaldığını, bu evde de sohbetleri ev abisinin yaptığım, yine Fetullah GÜLEN in kitapları okunarak vakit namazları kılındığını, ... Kod isimli şahsın bu eve de erzak getirdiğini, ev abisinin yaz kampına katılması için zorladığını ancak kabul etmeyerek 3.sınıfta okumak için Sakarya iline gittiğinde örgüt evlerinde kalmak istemediği için sınıf arkadaşları olan Y.G. ve R.D. isimli öğrencilerle bekar evine çıktığını, 3.sınıfın sonuna kadar bu öğrenci arkadaşlarıyla aynı bekar evinde kaldığını, ancak 4. Sınıfın üç ayı maddi imkansızlıklar sebebiyle ... KOD isimli şahısla irtibata geçerek Örgüt evlerinde kalmak istediklerini söylemeleri üzerine ... Kod isimli şahsın kendilerini Sakarya ili Adapazarı ilçesinde bulunan açık adresini hatırlamadığı bir Örgüt evine götürdüğünü, üçü dışında bu evde ... geldi ... isimli hangi bölümde öğrenim gördüğünü bilmediği Türkmenistan uyruklu bir şahsın kaldığım ve ev abiliğini de bu şahsın yaptığını, bu evde rutin örgütsel sohbetler olmadığını, 2014 yılında da üniversiteden mezun olarak memleketi Hatay'a döndüğünü, 2016 yılında Hatay Polis Okulunu kazandığını, Polis Okulunu kazandığı süreye kadar birçok kez tanımadığı numaralardan arandığım ancak örgüt tarafından aranıyor olabileceğini düşündüğü için hiçbir aramaya cevap vermediğini, 2016 yılında Polis okulunda öğrenim görürken hafta sonu tatili için ailesinin yanına gittiğini, 2016 yılının Nisan ya da Mayıs ayında evdeyken bilmediği bir numaradan arandığını ancak yine cevap vermediğini, bu aramadan bir iki saat sonra ... Kod isimli şahsın evine çat kapı evlerine geldiğini, kendisiyle yaptığı görüşmede şahsın kendisine Örgütle bir bağlantısının kalmadığını, evlendiğini, eşinin Sakarya Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olduğunu, kendisinin de aynı üniversite yüksek lisansa başladığını, çocuklarının olduğunu, ailesiyle ilgilendiğini söylediğim, neden geldiğini sorduğunda geçiştirici cevaplar verdiğini, "Sakarya bildiğin şehir okuldan mezun olunca gel çalışırsın yardımcı olurum" şeklinde neden geldiği ve neyi amaçladığım anlamlandırmadığı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bir daha da bu şahısla görüşmediğini, 2016 yılının Ağustos ayında okuldan mezun olarak Kilis Emniyet Müdürlüğünde göreve başladığını, kendisine isimleri okunan ve fotoğrafları gösterilen A.P. ve ... Kod/Ad E.A. isimli şahıslan tanımadığını, hiçbir Örgütsel yazışma programı kullanmadığını, bu programı kullandığı anlaşılan bu şahısların neden kendisiyle ilgili "... sıkıntı yok" şeklinde yazışma yaptıklarını bilmediğini, üniversiteden mezun olduktan sonra örgütle olan tüm irtibatını kestiğini, ayrıca kendini arayan yabancı numaraların kim olabileceğini bilmeksizin örgüt tarafından aranıyor olma ihtimaline karşı tedbirli davranarak açmadığını, üniversiteden mezun olduktan sonra da daha önceki eğitim hayatında da Örgüte müzahir herhangi bir dershaneye gitmediğini, girmiş olduğu askeri ve polis okulu sınavlarından sadece 2015 yılı Pomem sınavını kazandığını, bu sınavlara girmesi için yönlendiren kimse olmadığını beyan ettiği..." hususlarına yer verilmiştir. Bu rapora göre, polis okulu sınavlarına girecek örgüt mensubu adaylara verilen "..." kod ismi altında, örgüt mensuplarının 2015 yılına ait Bylock yazışmalarında davacının adının geçtiği, bilahare davacının 2016 yılı başlarında polislik sınavını kazandığı, kendi ifadesinde üniversite yıllarında örgüt evlerinde kaldığı ve üniversiteyi bitirdikten sonra da örgüt mensuplarınca ziyaret edildiği yolunda ifadelerinin bulunduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı yerlerince inceleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı; bununla birlikte yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak en hassas ve azami şekilde yapılması gerekliliği ile davacının icra ettiği polislik görevinin ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Emniyet Teşkilatının hassasiyeti, önem ve özelliği dikkate alındığında, davacı hakkında yukarıda yer verilen tespitlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitler olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve malî haklarının hesaplanarak, davanın açılmasından önce tahakkuk edenler için işbu davanın açıldığı tarihten, davanın açıldığı tarihten sonra tahakkuk edenler için ise her bir aya ait özlük ve mali hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve malî haklarının hesaplanarak, davanın açılmasından önce tahakkuk edenler için işbu davanın açıldığı tarihten, davanın açıldığı tarihten sonra tahakkuk edenler için ise her bir aya ait özlük ve mali hakkın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/11651, K. 2025/15299, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-11651-e-2025-15299-k-c2bc4288c829