Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/14662 E. 2025/10879 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/14662
Karar No
2025/10879
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14662 Karar No : 2025/10879

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu ve ceza yargılamasındaki tüm güvencelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, terör örgütü üyeliği suçu ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, 2008 yılında kesinleşen dosyada incelenen olaylar, olgular ve iddialar suç oluşturmadıkları için daha sonraki yargılamalarda bireyler aleyhine kullanılamayacağı, sivil toplum örgütlerinden herhangi birine resmen üye olan bireylerin üyesi oldukları dernek, vakıf, siyasi parti ya da sosyal grubun suç örgütüne dönüşeceği ana kadar üyelik nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü olduğu bir mahkeme kararıyla saptanan ya da toplumu dehşete düşürecek türden şiddet eylemlerine başvurduğu ortaya çıkan bir oluşumun ilk şiddet eyleminden sonra üyeliği gösteren açığa vurulmuş iradi faaliyetleri nedeniyle sorumlu tutulabileceği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu, hakkında ceza dosyası bulunmamasına rağmen işlem tesis edilmesiyle masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, bireylerin OHAL döneminde dahi işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da cezaya tabi tutulamayacağı, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, Micro SD kart fişlemesine ilişkin hiçbir verinin mahkemelere gönderilmediği ve üzerinde bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, idari işlemin tek dayanağının hukuka aykırı fişleme belgesi ve subjektif üst amir kanaati olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, SD kart içerisindeki fişleme bilgisinin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, non bis in idem ilkesi, kamu görevine girme ve çalışma hakları, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, savunma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ile şahsiliği ilkeleri, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, gerekçeli karar hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alının haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/14662, K. 2025/10879, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-14662-e-2025-10879-k-ee0ca927cfb5