Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/13383 E. 2025/11178 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/13383
Karar No
2025/11178
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/13383 Karar No : 2025/11178

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: MGK kararlarına hukuki sonuç bağlanamayacağı ve kendiliğinden icra edilemeyeceği, iltisak ve irtibat kavramlarının hukuki niteliği bulunmadığı, sabit hattan aranıldığı iddia edilen telefon hattının 2013 yılında kapatıldığı, ceza yargılaması sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, uygulanan yaptırımın gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, HTS verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmekte ise de; söz konusu karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davası masumiyet karinesi gereğince davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/13383, K. 2025/11178, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-13383-e-2025-11178-k-d604bacaee05