Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/9583 E. 2025/13772 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/9583
- Karar No
- 2025/13772
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/9583 Karar No : 2025/13772
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, bahse konu hesaba 20/01/2014 tarihinde 4.000,00-TL, 14/07/2014 tarihinde 6.000,00-TL, 21/07/2014 tarihinde 10.000,00-TL, 16/12/2014 tarihinde 10.000,00-TL para yatırdığı ayrıca 22/01/2014 tarihinde 17.981,27-TL tutarlı 31 günlük, 22/07/2014 tarihinde 31.762,50-TL tutarlı 31 günlük, 24/07/2014 tarihinde 10.000,00-TL tutarlı 31 günlük, 12/09/2014 tarihinde 4.384,80-TL tutarlı 45 günlük, 22/10/2014 tarihinde 15.000,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı ve bunların haricinde 11 tane daha katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiği ve FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan "Eymir Özel Eğitim A.Ş" isimli şirkete ödeme kaydının bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında yürütülen herhangi bir kovuşturma yahut soruşturma dosyası dahi bulunmamasına karşın, kamu görevine son verilmesinin usul ve yasaya, güncel ve emsal yüksek mahkeme kararlarına ve temel insan hak ve özgürlüklerine aykırılık oluşturduğu, aleyhinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın BİMER'e yapılan asılsız bir ihbar sonucunda başladığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan geniş kapsamlı tahkikat sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, tepe yöneticileri ile yapılan görüşmelere ilişkin HTS kaydının delil olarak kabul edilemeyeceği, görüşmenin kiminle olduğu, akıbetinin ne olduğu, ne amaçla görüşüldüğünün dahi bilinmediği, buna dair herhangi bir araştırmanın bulunmadığı, görüşmede tepe yönetici olarak değerlendirilen kişinin 17/25 Aralık 2013 tarihinden önce de örgütün tepe yöneticisi olup olmadığı, görüşme zamanında ki konumu ve durumunun bilinmediği, aleyhinde yorumlanan delillerin şüpheden uzak olmadığı gibi yasa dışı bir fiil de içermediği, hangi davranışın terör örgütü üyeliğine delalet ettiğinin de bildirilmediği, rutin/olağan bankacılık faaliyeti nedeniyle uygulanan idari işlemlerin hukuka aykırı olduğu, hak arama hürriyeti, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No:55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada hesap açtığı tarihin 01/07/1997 olduğu, hesap açıldığı tarihten itibaren katılım hesabı açma, hesaba para yatırma, kart borcu ödeme gibi işlemlerle hesabın aktif olarak bankanın TMSF'ye devrinden sonra da kullanıldığı, Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine ve Eymir Özel Eğitim A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu yönündeki tespitler ile davacının çocuğunun 2014 yılında FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu dershaneye gönderdiğine ilişkin tespitin başkaca delillerle desteklenmediği sürece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında FETÖ'PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturmada verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararda davacının örgütün tepe yönetimi ile irtibatına ilişkin tespitten bahsedildiği, ancak bu irtibat ile ilgili yeterli bilginin araştırılmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.