Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/22100 E. 2025/12795 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/22100
Karar No
2025/12795
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/22100 Karar No : 2025/12795

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği, 2010 yılı KPSS sınavından disiplinli çalışması sonucu aldığı yüksek puanın hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, eşine ilişkin iddiaların hükme esas alınamayacağı, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında, 2010 yılı KPSS sınavında sınav sorularının FETÖ/PDY üyesi öğretmen ve öğretmen adaylarına sızdırılarak yüksek puan almalarının sağlandığı ve diğer adayların önüne geçtikleri iddiasıyla silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamaları nedeniyle yapılan ceza yargılamasında, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında verilen beraat kararındaki 2010 KPSS sınavında davacının soruları daha önce aldığına dair isnat değerlendirilmek suretiyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu tespitine yer verilmişse de, davacının anılan isnat nedeniyle açılan ceza yargılamasında temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih E:... K:...sayılı kararında yer verilen "Yargıtay tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) kendine bağlı okullardaki üyelerini kamudaki okullara aktarmak, bu şekilde yeni üyelerine okullarında yer açmak, himmet adı altında aldığı aidat gelirini arttırmak ve ağırlıklı olarak mahrem hizmetlerde kullandığı abilerinin okullarındaki öğretmenler olması nedeniyle bunları kamuya aktararak gizliliği arttırmak amacıyla, esasen eskiden beri devlet kurumlarına sızmak ve bu kurumları ele geçirip, örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak için kamu personeli alımında kullanılan sınav sorularını hazırlayan ÖSYM gibi kurumlardan soruları sızdırıp çalan terör örgütü FETÖ-PYD'nin, 2010 yılı KPSS sınav sorularını da ÖSYM'den sızdırıp üyesi olan öğretmen ve öğretmen adaylarına verdiği, bu şekilde terör örgütü FETÖ-PYD üyesi öğretmen ve öğretmen adaylarının 2010 yılı KPSS sınavında yüksek puanlar elde ederek, terör örgütü üyesi olmayan diğer adayların önüne geçtikleri, iddianamede belirtilen önceki yıllara göre çıkartılmış istatistik, mahkememizin 2010 yılı KPSS sınavıyla ilgili açılmış ana dosyası olan 2015/382 esas sayılı dosyada alınan ve bu dosyaya da ibraz edilen bilirkişi raporları, itirafçı ifadeleri ile anlaşılmış ise de; sanığın 2009 yılında Gazi Üniversitesi Büro Yönetimi Öğretmenliğj Bölümünden mezun olduğu, 2010 yılında yapılan KPSS Eğitim Bilimleri sınavında 119 doğru yaptığı, iptal edilen bu sınavın tekrarında 70 doğru yaptığı, sanığın 2010 yılı Genel Yetenek ve Genel Kültür puanı ve tekrarı yapılan Eğitim Bilimleri puanı ile Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak atandığı, sanığın örgüt üyelerinden ayrık olarak terör örgütüyle iltisaklı kurum çalışmasının bulunmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, sanık hakkında yapılan Bylock araştırmasında sanığın Bylock kullanıcısı olduğunun tespit edilemediği, örgütsel kod adı kullanmadığı, örgütsel iletişim ağına dahil olmadığı, 17-25 Aralık öncesi sohbetlere de katılmadığı, genel kültür ve genel yetenek sınavlarındaki başarısının da makul olduğu, iptal edilen sınavda 119 doğru yapmasının sayısal olarak tek başına müsnet suçları işlemiş olduğunun ispatına yeterli olamayacağı, sanık aleyhinde herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı anlaşılmakla sanığın müsnet suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği dolayısıyla sanığın terör örgütü FETÖ-PYD üyesi olduğunu gösterir her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığı..." yönündeki tespitler dikkate alındığında, söz konusu bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/22100, K. 2025/12795, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-22100-e-2025-12795-k-8658fa14d2e5