Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/20974 E. 2025/15713 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/20974
- Karar No
- 2025/15713
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/20974 Karar No : 2025/15713
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan ''...Ben üniversite yıllarında ilk kez daha önceden Gülen Cemaati olarak bilinen Fetullahçı Terör Örgütü Mensupları ile Nahcivan Üniversitesinde tanıştım. Nahcivan’da Fetullahçı Terör Örgütünün büyük bir ağırlığı vardı, orada okuyan Türkiye'den gelen tüm öğrencilerin bir şekilde bu örgütle bir bağlantısı vardı. 2000-2003 yıllan arasında Fetullahçı Terör Örgütüne ait olduğu bilinen evlerde isimlerini hatırladığım kadarıyla; K. G.(Tarih Öğretmeni, karslı), M.K.(Yamanlar kolejinde Matematik Öğretmeniydi), M.A. (Matematik Öğretmeni, Trabzonlu, şuan nerede çalıştığını bilmiyorum).. bu saymış olduklarım Fetullahçı Terör Örgütü evinde kaldığım süre içerisinde bizlere abilik yapmış ve o dönemde Cemaate sıkı sıkıya bağlı kişilerdi. Bunlar Örgüte bağlı oldukları için sorumluluk verilen kişilerdi. Ev abisi sorumluluğu ben tam örgüte bağlı olmadığım için bana hiç verilmemişti. Evde kaldığım diğer arkadaşların isimlerini hatırlamıyorum, sadece ev abisi olarak sorumlu olanların isimlerini hatırladığım için bunları yazdırdım. Ben mezun olduktan sonra bu şahıslarla bir daha karşılaşmadım. Örgütün buradaki evlerinde kaldığım süre içerisinde ev abileri evde kalan benim gibi öğrencilere Örgüt Lideri Fetullah Gülen' in kitaplarını okumaya teşvik ettirirdi, vaaz kasetlerini haftada bir gün mutlaka izlettirilirdi, ben bu etkinliklere katılmazdım o yüzden bunlarla çoğu kez ters düşmüşümdür. Ben imam hatip mezunu olduğum için yaptıkları bana çok ters gelirdi. Nahcivan' da bulunan halkın küçük yaştaki çocukları da örgüte kazandırmak amaçlı evlere davet edilirdi, onların derslerine yardımcı olunup soruları çözülürdü, Fetullah Gülen' e ait eserlerde bu çocuklara empoze edilirdi. Ben, mezun olup Türkiye ye 2004 yılında döndükten sonra, 1 yıl diplomamın denkliği için bekledim, 2005 yılında Örgüte ait olduğu bilinen Bursa ilindeki Yeşil ırmak Dershanesinde Türkçe Öğretmeni olarak göreve başladım. Yaklaşık 1,5 yıl bu dershanede öğretmenlik yaptım. Benim okutmuş olduğum öğrenciler OKS sınavına hazırlanan Ortaokul öğrencileriydi. Burada da Örgüt etkinliğini her kurumda olduğu gibi bizlere hissettiriyordu. Ben o dönemde yaklaşık 710 TL maaş alıyordum, bu maaşımın 100 TL si her ay düzenli olarak Örgüt tarafından kesiliyordu, bu kesinti içinde ‘biz hizmet hareketiyiz, öğrenci okutuyoruz, bu paralar bu öğrenciler için burs ücretidir.’ Şeklinde bize söylerlerdi.... 2008 yılı Eylül ayında Karabük ilinde bulunan Maltepe Dershanesinde öğretmenlik yapmak için görevlendirildim. Burada görevlendirilme sebebim de örgüt elemanlarının bu ilde çalışmak istememesi ve bu ilde de Türkçe öğretmeni ihtiyacı olduğu için beni örgüt buraya atadı. Karabük iline gidince adını ... olarak hatırladığım Maltepe Dershanesinin müdürünü gidip görmem söylendi, bende gidince kendisiyle görüşüp göreve başladım. Burada yaklaşık 1 yıl çalıştıktan sonra Örgüt tarafından atamam İstanbul ili Beylikdüzü'nde bulunan ve örgüte ait olduğu bilinen Anafen Dershanesine yapıldı ve orada sorumlu genel müdür olan ... Hoca(Fizik Öğretmeni) ve Müdür yardımcısı A.S.(Türkçe Öğretmeni, KonyalIydı) ile görüşmem söylendi, bende gittiğimde görüştüm. Burada göreve başladım ve yaklaşık imkânları iyi olmasından dolayı 3 yıl boyunca burada görev yaptım. Her yıl ortalama maaşımdan aylık olarak 150 TL(2010 yılı burs miktarı) tutarında para kesilirdi. Burada örgütsel tüm faaliyetlerin sorumlusu A.S. hocaydı, İstanbul ilinin örgüt adına eğitimden sorumlusu Balıkesir Sındırgı'lı olduğunu bildiğim ve Bursa ilinden tayinle gelen M.Y. idi. İl imamını ise ben bilmiyordum.2010-2012 yılları arasında İstanbul'da çalıştım. 2011 yılında aylık olarak maaşımızdan kesilen tutar 200 TL oldu. 2011 yılında habersiz olarak MİT (Milli İstihbarat Teşkilatına) e tercüman olabilmek için müracaat ettim. Benimle ilgili güvenlik araştırması yapılmış, çalıştığım yere güvenlik görevlileri geldikleri zaman müraacatımı A. S. öğrendi ve bana sitem ederek bana niye bilgi vermedin, bizim bilgimiz olsaydı seni destekler ve MIT’e girmeni sağlardık dedi. Benim amacım bunlardan kopup uzaklaşmaktı. 2012 yaz aylarında ben örgütün çirkin yüzünü iyice görmeye başladım, artık devletin her kurumuna kendi adamlarının girdiğini ve buralarda çok güçlü olduklarını, her toplantıda bunlardan bahsetmeleri üzerine her şeyi göze alarak kendi isteğimle işi bırakıp Ankara da bulunan ailemin yanına döndüm.......2014 yılı mart ayında Ege Üniversitesinde Bütünleşik Doktora eğitimime başladım. Ev tutmak için daha önceden tanıdığım ve örgüt ile bağı olan ve örgütün dershanesinde çalışan M.O. (Türkçe Öğretmeni, Manavkuyu Anafen Dersanesinde çalışır) ile görüştüm. Kendisi de beni ... diye soy ismini bilmediğim bir şahsa yönlendirdi, Süleyman ile Bayraklı ilçesinde buluştuk, bana İzmir hakkında bilgi verdi ancak ev tutmama yardımcı olmadı. Bana bu görüşmede yanılmıyorsam ... isimli bir şahsın Ege Üniversitesinde görevli profesörlerden sorumlu cemaat abisi olduğunu söyledi. Daha sonra ismini ... olarak tanıtan ve numaramı ...'dan aldığını söyleyen bir şahıs beni aradı, beni sohbete davet etti. Ben İstanbul Anafen dershanesinde iken hiç sohbete katılmadım, yeni geldiğim İzmir ilinde ev bulmak için cemaate yakınlaştım. Adını ... olarak bildiğim şahıs bana Celal Bayar Üniversitesi İktisat Bölümünde görev yaptığını ve Ege Üniversitesinde bulunan araştırma görevlilerinden örgüt adına sorumlu olduğunu, bana ev bulabileceğini söyledi, birkaç gün sonra beni arayarak sohbete davet etti. Daha sonradan ...nın kayınpederinin evi olduğunu öğrendiğim Bornova’ da Fidanlık Camiisi yakınındaki bir eve gittik. Bu evde daha önceden hiç tanımadığım üç ki,si daha vardı. ....Toplamda evde 5 kişi olmuştuk. Ben Kuran’ı Kerim okuyalım diyerek Kuran okumaya başladım. Diğer şahıslar beni dinliyordu. Yarım saat sonra Kuran okumayı bitirdim. ... havadan sudan konuştuktan sonra Hükümet aleyhine konuşmalar yapmaya başladı. Bu sohbet düzenlendiğinde 17-25 Aralık süreci başlamamıştı. ... “hükümet yanlış politikalar yapıyor ve yanılıyor, cemaat ile hükümet yollarını ayıracak. Çünkü cemaatimize haksızlıklar yapılıyor" diyordu. Ben siyasi olarak diyaloga girmeyi sevmediğim için konuşmalara katılmadım. Ancak diğer şahıslar destekleyici yönde konuşmalar yapıyorlardı. Sohbet bu şekilde bitti ve evden ayrıldım. Bu arada ... Bursalı olduğunu, evli ve 2 çocuk sahibi olduğunu söyledi. Bu şahsın siyah renkli lüks bir marka aracı olduğunu gördüm. Bu ilk sohbette ... benden Burs yardımı istedi ve meblağını söylemedi. Diğer şahıslardan istemedi. Bende eşimin çalışmadığını, maddi durumumun çok iyi olmadığını söyledim ve para vermedim. Bu sohbetten yaklaşık 20 gün sonra ... beni ankesörlü telefondan aradı. Şahsın cep telefonunu bilmiyorum çünkü ankesörlü telefondan benimle irtibata geçerdi. Ben o esnada İzmir' e günübirlik gidip gelmekteydim. ... benden görüşme talebinde bulundu. O esnada İzmir'de olduğumdan bu şahıs ile Ö' da bir kafede buluştuk. Bu görüşmemizde doktora eğitimi üzerine konuştuk. Ders ile ilgili bir sıkıntımın olması durumunda kendisine bunu aktarabileceğimi söyledi. Bana ev bulmamda yardımcı olabileceğini söyledi. Cemaatle ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Yaklaşık 1 saat kadar oturduktan sonra kafeden ayrıldık. 17-25 Aralık olayları yaşandıktan sonra ben bu şahısla görüşmeme kararı aldım. Yine birkaç hafta sonra ... benimle ankesörlü telefondan irtibata geçti. Buluşacaklarını söyledi. Bende tamam dedim. Görüşmeme kararımı buluşma esnasında aktarmak istedim. Yine aynı kafede ilk sohbette buluşan kişiler olarak 5 kişi buluştuk. Kafede ben cemaatin yanlış yaptığını söyledim. ... ve diğerleri beni eleştirdiler, şu an tam olarak ne söylediklerini hatırlayamıyorum. Bu şekilde görüşmeden ayrıldım. ... beni ankesörlü telefondan birkaç kez daha aradı ancak ben telefonda bu şahsa sohbetlere gelemeyeceğimi, yoğun olduğumu söyledim ve bu şahsı oyaladım. Sonrasında ise beni bir daha aramadı. ...Benim örgütle bağlantım cemaat FETÖ/PDY olduktan sonra hiç olmamıştır. Bağlantım bu örgüt cemaat olduğu zamandı. Bu dönemde de iyi niyetle hareket ettim. Bu dönemde cemaat terör örgütü değildi. Herhangi bir maddi menfaat elde etmedim ya da başkasının menfaat elde etmesini sağlamadım...... Yukarıda belirttiğim gibi o dönemde cemaat terör örgütü değildi ve ben iyi niyetle bu cemaatin sadece bir sefer sohbetine katıldım.'' yönünde davacının beyanları, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...15/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen Sanığın banka nezdinde bulunan katılım hesaplarının ilk açılma tarihi 14/03/2013 olması, çağrıdan önce 2013 yılı başlarında da katılım hesabına para yatırmış olması ve çağrıdan sonra yeni açılan bir katılım hesabının olmaması hususları dikkate alındığında, sanığın çağrıya uymak suretiyle katılım hesabı açmadığı anlaşılmaktadır..." gerekçesine yer verildiği, dava dosyasında ceza yargılamasındaki değerlendirmenin aksini ortaya koyan herhangi bir tespit bulunmadığı, bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.