Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/13458 E. 2025/14405 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/13458
- Karar No
- 2025/14405
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/13458 Karar No : 2025/14405
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; UYAP ortamında yapılan inceleme neticesinde,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacının beraatine hükmedildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu kararda "... sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair delillerin Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğine üye olması ve ikametinde 1 adet ABD doları ele geçirilmesinden ibaret olduğu, söz konusu derneğin 28/11/2015 tarihli karar ile kendisini feshettiği, KHK ile kapatılan bir dernek olmadığı gibi soyut iddia dışında ilgili derneğin örgüt ile irtibatını ortaya koyan somut bir delilin bulunmadığı, bu haliyle ilgili dernek ile olan irtibatının sanık aleyhinde değerlendirilmemesi gerektiği, ele geçirilen 1 adet ABD dolarının ise tek başına suçun belirlenmesinde yeterli olmayacağı..." gerekçesine yer verildiği, anılan kararda davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına esas teşkil edilebilecek bir husus bulunmadığı, Mahkemelerinin ara kararlarıyla Sakarya İl Emniyet Genel Müdürlüğünden dava konusu komisyon kararında belirtilen Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneği'nin FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu yönünde tespit veya değerlendirme bulunup bulunmadığının sorulması üzerine verilen cevap yazılarında, bahse konu dernek hakkında geçmiş yıllarda denetim yapıldığı ve herhangi bir eksiklik tespit edilmediğine ilişkin belge sunulduğu, anılan derneğin FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme raporu ibraz edilmediğinden davacının anılan derneğe üye olması ve yönetim kurulunda görev almasının irtibat ve iltisak hususunda aleyhine değerlendirilmediği, dava konusu komisyon kararında yer alan tüm tespitler davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bakımından değerlendirme dışı bırakıldığı, dava konusu işlemin sebep unsurunun, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı hususunun tespit ve değerlendirmesinde, dava konusu işlemdeki anılan tespit ve değerlendirmelerin dışında resen araştırma ilkesi uyarınca davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığına yönelik araştırma ve değerlendirmeler yapıldığı, bu kapsamda, Mahkemelerinin ara kararı üzerine muhtelif idari mercilerce işbu dava dosyasına ibraz edilen ara karar cevapları ile ekindeki belgeler tetkik edildiğinde; mevcut durum itibarıyla davacının; operasyonel hat kullandığına veya başkasının kullanımındaki operasyonel hatla irtibat kurduğuna dair tespitin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütünün tepe yöneticileriyle telefon irtibatı kurduğuna dair tespitin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgili olarak herhangi bir kimsenin beyanında isminin geçtiğine veya teşhis edildiğine dair kayıt bulunmadığı, sosyal medya platformlarında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak hususunda aleyhine değerlendirilebilecek paylaşım yaptığına ya da başkasının bahsi geçen nitelikteki paylaşımını beğendiğine dair tespitin bulunmadığı, Digitürk platformunda aboneliğinin bulunmadığı, ByLock programına dahil olduğuna dair tespitin bulunmadığı, anılan terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kapatılan ya da bu terör örgütüne müzahir olan dernek ve vakıf gibi sivil toplum kuruluşlarında üyeliğinin bulunmadığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının ara karar cevabında ve ekindeki belgelerde FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak hususunda aleyhine değerlendirilebilecek tespitin bulunmadığı, kendisinin ve ailesinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kapatılan özel öğretim kurumlarında kaydının olduğuna dair tespitin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya'da şahsi hesabının bulunmadığının görüldüğü, ayrıca UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası ortamında yapılan araştırmada, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak hususunda aleyhine değerlendirilebilecek nitelikte davacıya ilişkin olduğu anlaşılan beyana, teşhise, bilgiye, tespite ve başkaca delile rastlanılmadığı, bu durumda, davacı hakkında yürütülen kovuşturma neticesinde beraat kararı verildiği, anılan kovuşturma kapsamında elde edilip irtibat ve iltisak değerlendirmesine esas alınabilecek mahiyette herhangi bir tespitin bulunmadığı, üye olduğu derneğin FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, davacı hakkında belirtilen hususların hukuken geçerli bir dayanağının kalmadığı ve dava konusu işlemi hukuka uygun kılacak nitelik ve yeterlilikte olmadığı, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı veya iltisakı olduğuna dair hukuken geçerli başkaca bir sebep ortaya konulamadığı gibi Mahkemelerinin ara kararlarıyla ilgili idarelerden davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği ancak irtibat ve iltisak değerlendirmesine esas alınabilecek mahiyette yeni bir delil elde edilemediği de gözetildiğinde, dava konusu kararı hukuka uygun kılacak somut bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ya da iltisak oluşturacak düzeyde bir bağının tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafından kamu görevine iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı saptandığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının aidesine, parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığınca davacının FETÖ/PDY 'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen münfesih dernek Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğinin kurucu üye ve yönetim kurulu üyesi olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında yapılan tespitlerin incelenmesinden; ilk derece mahkemesi tarafından Sakarya Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne yapılan 11/05/2023 tarihli ara kararın cevabının incelenmesinden davacının 28/11/2015 tarihinde genel kurul kararı ile kapatılan Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğinin kurucu üyeleri arasında olduğu, 15/06/2010 tarihli olağan genel kurulda ve 19/03/2011 tarihli olağanüstü genel kurulda denetim kurulu asil üyesi olarak seçildiği, 08/06/2013 tarihli olağan genel kurula katıldığı ancak görev almadığı, 02/06/2014 tarihinde ise üyelikten ayrıldığı, davacının kuruluş bildirisinde imzasının bulunduğu ve iki kez de denetim kurulu asil üyeliğine seçildiği görülen Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğinin üyeleri hakkında Dairelerinin 06/02/2024 tarihli ara kararı ile ve UYAP üzerinden yapılan incelemede 7 kurucu üye ile kurulan derneğin dernek kuruluş bildirisinde imzası bulunan kişilerin öğretmen olarak görev yaptığı, 7 kurucu üyeden davacı ile birlikte H.Y, M.A.E., M.A., M.S., A.R.Ç.'nin FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle kamu görevinden çıkarıldıkları, kamu görevinden çıkarılma kararlarına karşı başvurdukları Ohal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından da başvurularının reddedildiği, ret işlemlerine karşı dava açan kurucu üyelerden M.A.E ve M.A.'nın FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle verilen ilk derece mahkemesi kararlarının Danıştay aşamasında onanarak kesinleştiği, diğer kurucu üyelerden M.S., M.A. ve A.R.Ç.'nin açtıkları davalarda da ret kararları verildiği ve kararların İstinaf/ Danıştay aşamasında olduğu, kurucu üyelerden Ü.K. hakkında UYAP üzerinden yapılan incelemede ise açılmış bir iptal davasının olmadığının görüldüğü, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğine üyeliği olanlar hakkında yürütülen ceza yargılamasında verilen kararın incelenmesinden ise diğer dernek üyeleri hakkında da müzahir sendika üyeliği, Bank Asya hesabı, içeriğinde FETÖ/PDY terör örgüt liderine ilişkin verilerin bulunduğu dijital materyaller, örgüt liderinin kitapları, 1 dolar ele geçirilmesi vb. tespitlere yer verildiği, yapılan incelemeler neticesinden FETÖ/PDY ile bağı olan kişilerin bir araya gelmesiyle kurulduğu anlaşılan dernekte kurucu üye olup denetim kurulu asil üyesi olarak görev yapan davacının evinde yapılan aramada FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında sembolik önem taşıdığı bilinen bir(1) ABD dolarının da bulunması hususları birlikte davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya çıkardığı, bu durumda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğinin kurucu üyesi olması ve ikametinde yapılan aramada 1 ABD dolarının ele geçirilmesi tespitler birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varılan davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameye karşı yapmış olduğu başvurusunun reddine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu işleminde hukuka aykırılık, söz konusu işlemin iptali yönünde verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, üyesi olduğu belirtilen derneğin FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevine son verildiği, kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma hakkının olduğu, derneğin 28/11/2015 tarihinde kendini feshettiği, KHK ile kapatılan bir dernek olmadığı, terör örgütüne üye olma kastıyla hareket etmediği, hakkındaki iddiaların terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, Komisyonun ...tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir. '' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu işlemde ve Dava Dairesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; A) Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu ileri sürülen dernekte kurucu üye ve yönetim kurulu üyesi olduğu iddiası ile ilgili olarak; Dava dairesi kararında, davacının 28/11/2015 tarihinde genel kurul kararı ile kapatılan Akide Geyve Eğitim ve Sosyal Hayatı Geliştirme Derneğinin kurucu üyeleri arasında olduğu, denetim kurulu asil üyesi olarak seçildiği, kuruluş bildirisinde imzasının bulunduğu, derneğin diğer kurucu üyeleri hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına dair bilgilere yer verilerek, FETÖ/PDY ile bağı olan kişilerin bir araya gelmesiyle kurulan dernekte davacının kurucu üye olup denetim kurulu asil üyesi olmasının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı yönünde değerlendirildiği görülmüştür. İdare Mahkemesince alınan ara kararı ile Sakarya Emniyet Müdürlüğünden ve Sakarya Valiliğinden anılan derneğin FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeye ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, ara kararına gönderilen cevapta bu yönde tespiti gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığının görüldüğü, davacının kurucu üyesi olduğu derneğin 25/03/2010 tarihinde kurulduğu, 02/06/2014 tarihinde davacının dernek üyeliğinden çıkarıldığı, derneğin 28/11/2015 tarihinde genel kurul kararı ile kapatıldığı, diğer kurucu üyelerden bir kısmının terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle kamu görevine son verildiği, kamu görevine son verilen bir kısım kurucu üyelerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunmasının, davacının da sırf dernekte kurucu üye olması nedeniyle terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğunu göstermeyeceği, bu yönde yapılacak bir genellemenin hukuki temelinin olmadığı, her davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin incelemenin hakkındaki somut deliller esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim davacının 02/06/2014 tarihinde dernek üyeliğinden ayrıldığı, anılan derneğin KHK ile kapatılmayıp 28/11/2015 tarihinde genel kurul kararı ile feshedildiği ve derneğin FETÖ/PDY ile irtibatına dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı anlaşıldığından, davacının dernek üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. B) Davacının evinde yapılan aramada bir ABD doları bulunduğu iddiası ile ilgili olarak; Davacının bu iddiaya ilişkin olarak, bir ABD dolarını umre ziyareti nedeniyle gittiği ülkeden dönerken üzerinde kaldığı ve koleksiyon amacıyla bulundurduğunu, bu paranın yanında başka ülke paralarının da olduğunu ileri sürdüğü, davacının iddiasının aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bir ABD doları bulunmasının, davacının terör örgütüyle bağlantısı bulunduğunu gösteren başka bir delille desteklenmediği görüldüğünden, tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden,...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.