Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10425 E. 2025/3821 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10425
- Karar No
- 2025/3821
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10425 Karar No : 2025/3821
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara Gölbaşı Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmazlarını kapsayacak şekilde yapılan arazi toplulaştırması işleminin 33 adet kadastral parseline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toplam 26 adet parsel ile ilgili olarak yapılan toplulaştırma işleminin; anılan parsellerin toplulaştırma öncesi ve sonrası çoğunluğunun aynı yerde veya yakında oluşturulduğu, taşınmazların verimlilik ve değer yönünden eşdeğer ve toprak yapısı ve arazi kullanma kabiliyet sınıfının (AKK) genelde değişmediği, ortak katılım payının doğru hesaplandığı, toprak ve verimlilik endeksi ile parsellerin konumu itibariyle eşdeğer olduğu dolayısıyla arazi toplulaştırması amacına ve toplulaştırma mevzuat hükümlerine uygun olduğu; davacının hissedar olduğu ve bilirkişi raporunda belirtilen diğer 7 adet parsel yönünden ise; eski .../... sayılı, yeni ... ve ...sayılı parsellere dönüştürülen, eski... sayılı, yeni ... ve ... sayılı parsellere dönüştürülen ve eski ... sayılı, yeni ... ve ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazların toplulaştırma öncesi her biri tek parsel iken her birinin farklı 2 parçaya bölündüğü; eski... sayılı, yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazının ise aynı bölgede oluşturulmasına rağmen tarımsal faaliyet yönünden farklı olduğu, toprak yapısı ve arazi kullanma kabiliyet sınıfının değiştiği; eski ... sayılı, yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazın inceltilip uzatılarak aynı yerde oluşturulduğu, ancak yeni halinde tepeye doğru uzatılan kısmında tarımsal yönden farklılık bulunduğu, toprak yapısı ve arazi kullanma kabiliyet sınıfının uzatılan kısımda değiştiği; eski ... sayılı parsel iken yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazın aynı bölgede oluşturulmadığı, zirai olarak daha elverişsiz kısmen dere ve çayırlık olarak adlandırılan alanda verildiği, böylece toprak yapısı ve arazi kullanma kabiliyeti kısıtlanarak değiştirildiği; davacının hissedar olduğu ve ağıl yeri olarak kullanılan eski ... sayılı parsel iken yeni... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazın eski yerinden yaklaşık 5 kilometre güneyinde... parsel olarak verildiği, zirai olarak daha elverişsiz kısmen dere ve çayırlık olarak adlandırılan alanda bulunduğu anlaşıldığından bu parseller yönünden yapılan arazi toplulaştırması işleminin toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu toplulaştırma işleminin, eski ..., yeni ... ve ... sayılı parsellere ; eski ..., yeni ... ve ... sayılı parsellere; eski ..., yeni ... ve ... sayılı parsellere; eski ..., yeni ... sayılı parsellere; eski... yeni ... sayılı parsele; eski ..., yeni ... sayılı parsele; eski ..., yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmazlar yönünden iptaline, geriye kalan parsellere ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinden; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden; eski ...sayılı parsel iken yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmaz yönünden; bilirkişi raporunun 24. sayfasında; davacının hissedar olduğu eski ... ada ... no.lu parsel ile yeni ... ada ... no.lu parselin uydu görüntüsünden görüldüğü üzere aynı bölgede oluşturulmadığı, zirai olarak daha elverişsiz kısmen dere ve çayırlık olarak adlandırılan alandan verilerek arazi kullanma kabiliyetinin kısıtlandığı ve değiştirilmiş olduğu belirtilmiş ise de; anılan taşınmazın aynı bölgede olduğu, ... parselin bulunduğu yerde kısmen dere ve çalılık bir alan bulunmadığı, her iki parselin toprak yapısı açısından eş değer nitelikte olduğu; eski ... sayılı parsel iken yeni ... ada ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmaz yönünden; bilirkişi raporunun 31. sayfasında; davacının hissedar olduğu toplulaştırma öncesi ağıl yeri olarak kullanılan eski ... ada ... no.lu parsel yerine toplulaştırma sonrası ... ada ... no.lu parselin uydu görüntüsünden görüldüğü üzere, aynı bölgede oluşturulmadığı, davacının ağıl yeri olarak öncesinde kullandığı yerin yaklaşık 5 kilometre güneyinde ... ada ... no.lu parsele, zirai olarak daha elverişsiz kısmen dere ve çayırlık olarak adlandırılan alanda dağıtımının yapıldığı, toprak yapısı ve arazi kullanma kabiliyeti kısıtlandığının belirtildiği, ancak, eski ...parsel no.lu taşınmazın, davacı ve müşterekleri adına değil, TOKİ Başkanlığı adına kayıtlı olduğu, davacı ve müştereklerine ait olan ... ada ... no.lu parselin eski ... no.lu parselden oluşturulduğu, her iki parselin, aynı bölgede yer aldığı ve eş değer olduğu, ayrıca; uydu görüntülü krokide de görüldüğü üzere ... ada ... no.lu parsel üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığı gibi ağıl yeri de olmadığı, bilirkişi raporunda bahsi geçen 369,91 metrekare yüzölçümlü ve ağıl yeri olarak kullanılan taşınmazın 122701/12 parsel no.lu değil, 122701/112 parsel no.lu taşınmaz olduğu ve parselin tamamının ... adına kayıtlı olduğu, ayrıca ağıl yeri olarak kullanılan ... parsel no.lu taşınmazın ... parsel no.lu olarak eski parsele yaklaşık 900 m mesafede ve yola cepheli olarak tescil edildiği anlaşıldığından, dava konusu iki parsel yönünden bilirkişi raporunda yer alan hatalı ve eksik değerlendirmeler dikkate alınmayarak söz konusu alanda yapılan toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle tarafların istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, davanın reddi kısmının hukuka uygun bulunduğu, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, kararın bu kısmını kaldıracak nitelikte bulunmadığından bu kısma yönelik davacının istinaf başvurusunun REDDİNE; davalı istinaf başvurusunun ise KISMEN KABULÜNE; dava konusu toplulaştırma işleminin, eski ... sayılı parsel iken yeni ... sayılı parsele dönüştürülen taşınmaza ve eski ... sayılı parsel iken yeni... sayılı parsele dönüştürülen taşınmaza ilişkin kısmına yönelik verilen İdare Mahkemesi iptal kararı kısmının KISMEN KALDIRILMASINA, bu parseller yönünden DAVANIN KISMEN REDDİNE; davalı idarenin İdare Mahkemesi iptal kararı kısmına konu diğer parseller yönünden istinaf isteminin REDDİNE, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazlarına yönelik yapılan toplulaştırma işleminin hukuka uygun olmadığı, taşınmazları daha ekili iken muhtar tarafından tekrar ekildiği, muhtar ve akrabaları lehine taşınmazları üzerindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiği, verimli taşınmazları yerine daha verimsiz tarıma elverişsiz yerlerden verilmek suretiyle taşınmazlarının toplulaştırma amacına aykırı ve hukuka aykırı yapılan idare işlemi ile hak kaybına uğratıldığı belirtilerek temyize konu davanın reddine ilişkin karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.