Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/9346 E. 2025/12851 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/9346
- Karar No
- 2025/12851
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9346 Karar No : 2025/12851
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, vakıf, okul, şirket gibi) tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuki ilişkilerin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, Bankasya'ya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hesabına yatırdığı paraların cüz'i miktarlar olduğu, örgüt liderinin talimatı ile hesabına para yatırmadığı, katıldığı sohbetlerin örgütsel toplantı olmadığı, dini içerikli ilmi sohbetler olduğu, mesleki haklarını daha iyi savunacağını düşündüğü için sendikaya üye olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yaptığı ödemelerin abonesi olduğu gazete bedelini ödemekten ibaret olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık ...'in; 2010 yılında ev aldım Tokat'a taşındım, arkadaşlar vasıtası ile sohbetlere gitmeye başladım...E.Ö. bizim mahallemizde sohbetten tanıştığım bir arkadaştır, bahsettiği sohbetlere ara sıra katıldık, sohbetleri M.G. veriyordu, kendisi öğretmendi. Sohbetlerde kuran okunurdu, risale okunurdu, ilmihal olurdu, Fethullah Gülen'in kitapları olmazdı. Benden himmet isteyemediler, ben hep borçluydum, kredi çekip ev almıştım. Ekonomik durumum yardım etmek için müsait değildi" şeklinde savunma yapmış olup; bu kapsamda dinlenen tanık E.Ö.'nün ; Sanık eski öğretmen arkadaşımdır. Sanık ile 2014 öncesinde aynı mahallede oturmamız hasebiyle sohbetlerde bir araya geldik. İkimizden başka ... hoca,... hoca, ... hoca vardı. Sohbetlerde dini içerikliydi, Fethullah Gülen'in kitap ve videoları olmuyordu, ilmihal ve dini konular oluyordu. Sohbeti belli bir kişi vermiyordu, bilgisi olan veriyordu, Mustafa hoca paylaşımda bulunabiliyordu, sabit bir sohbet hocası yoktu. 2013 yılından sonra 17/25 olayları olduğu zaman sanık ile arkadaş olarak görüştük. 17/25'ten sonra bir sohbet toplantımız olmadı" şeklindeki beyanı, tanık M.G.'nin soruşturma beyanı; ... isimli şahsın Tokat Merkezde sınıf öğretmeni olarak görev yapan şahıs olduğunu, kendilerine sohbet olacağı yeri bildiren şahıs olduğunu, kendisinin de bulunduğu grupta dinleyici olarak bulunan şahıs olduğunu, yardım parası verip vermediğini bilmediğini, kendisinin yapıdan ayrıldığı tarih olan 2015 yılının son ayına kadar...'in de FETÖ/PDY sohbetlerine katıldığını, kendilerine Risale konusunda bilgili olduğu için sohbet verdiğini beyan ettiği, bu yapının sohbetlerinde bulunduğu süre içerisinde telefonlarının sohbet yapılan odanın dışında başka bir alana bırakıldığını, bir araya geldiklerinde herkes kendi bildiği konu üzerine orada bulunanları bilgilendirdiğini, bu sohbet grubunda FETÖ/PDY lideri Fethullah Gülen'i kastederek 'Hocaefendi büyüğümüz' şeklinde konuşulduğunu, bu konuşmayı da tüm grupta bulunanların yaptığını" şeklindeki beyanı,.."şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden; davacının Bank Asya'da ... müşteri numarası ile 28/11/2008 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, hesap açılış tarihinin eski tarihli olan 2008 yılı olması nedeniyle örgüt liderinin çağrı üzerine hesap açmadığı, Aralık/2013 yılında hesap bakiyesinin 4.036,19 TL olduğu, dosya içerisinde davacıya ait Bank Asya hesap hareketlerine yönelik yer alan CD içerisinde, Ocak/2010 yılından itibaren hesabın aktif bir biçimde kullanıldığı, söz konusu hesaba para yatırma, çekme, kart borcu ödeme, katılım hesapları açma gibi rutin bankacılık işlemleri yapıldığı, hesabın örgüt liderinin talimat dönemi öncesinde de aktif olarak kullanıldığı, yine CD içerisinde yer alan aylık bazlı bakiyeleri incelendiğinde 2014 Ocak ayında 4.055,12 TL, Şubat ayında 4.077,81 TL, Mart ayında 5.102,81 TL, Nisan ayında 7.124,57 TL, Mayıs ayında 7.156,66 TL, Haziran ayında 7.189,71 TL, Temmuz ayında 7.224,94 TL, Ağustos ayında 7.008,63 TL, Eylül ayında 7.040,47 TL, Ekim ayında 7.068,47 TL, Kasım ayında 7.094,14 TL, Aralık ayında 7.008,14 TL, 2015 Mart ayında 7.091,58 TL, Haziran ayında 7.150,47 TL, Eylül ayında 9.001,79 TL, Aralık ayında 10.046,53 TL para bulunduğu, Bankasya'nın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde de hesabını kullanmaya devam ettiği ve hesabından para çekme yoluna gitmediği, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı anlaşıldığından söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kesinleşen beraat kararında da "... Bankasya'nın TMSF'ye devrinden sonraki tarih olan 2015 Aralık tarihinde hesabında 10046,53 TL para kullandığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra azalışa gitmediği, her ne kadar sanığın 2013 sonrası katılım hesabı açması nedeniyle talimat üzere para yatırdığı yönünde savcılık iddiada bulunsa da; sanık 2010 yılında da 3 aylık süre ile katılım hesabı açıp kapatması neticesinde; sanığın söz konusu bankayı çağrı dönemi öncesi de aktif olarak kullandığı anlaşılmış olup sanığın çağrı üzerine hareket ettiği kanaatine ulaşılmadığı; sanığın Bankasya'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık faaliyetleri kapsamında söz konusu bankayı kullandığı, bu haliyle örgüt liderinin talimatının öncesinde ve sonrasında da sanığın bankayı bankacılık faaliyetleri kapsamında kullanıyor olması karşısında sanığın örgüt liderinin talimatıyla bankaya para yatırdığı hususunun sabit olmadığı..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür, Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.