Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/7929 E. 2025/15067 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/7929
- Karar No
- 2025/15067
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7929 Karar No : 2025/15067
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğunun, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 1.751,80 TL iken; mezkur hesaba 05.03.2014 tarihinde 7.100,00 TL, 05.05.2014 tarihinde 3.500,00 TL, 28.01.2015 tarihinde 2.030,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarla para girişi olduğunun, FETÖ/PDY ile iltisaklı Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğunun, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine para gönderdiğinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 06/01/2014-08/05/2015 tarihleri arasında 3.431,00 TL ödemede bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, gelinen noktada, davacının; örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu ve örgüte müzahir derneğe para gönderdiği, anlaşıldığından FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu şeklinde değerlendirmenin makul olduğu ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaati hasıl olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkındaki ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın numarası sehven ... olarak yazıldığı görülmekte olup bunun ... olarak düzeltilmesi gerektiği, anılan savcılık kararında, davacının " ... 2007 yılında Büyükçekmece TÜYAP kitap fuarında Zaman gazetesine abone oldum, ... 2014 yılında iptal ettirdim." şeklinde beyanı bulunduğu görüldüğü, Bu durumda, anılan hususun da bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte davacının FETÖ/PDY ile irtibatını ortaya koyacak mahiyette olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, Bank Asyada talimatla hesap açıp para yatırmadığı, Bank Asyanın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendika üyeliğinin talimatla olmadığı, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, Kimse Yok Mu Derneğinin faaliyetlerinin yasal olduğu, vicdani ve insani duygularla ödeme yapıldığı, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin örgüt bağlantısını göstermeyeceği, abone olunan gazetenin ödemesi olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ya da iltisakının bulunmadığı, bu konuda yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; Davacının, Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 1.751,80 TL iken, hesaba 05/03/2014 tarihinde 7.100,00 TL 05/05/2014 tarihinde 3.500,00 TL, 28/01/2015 tarihinde 2.030,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, - FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına Mart 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 15 ay üyeliğinin bulunduğu, - FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye 06/01/2014-08/05/2015 tarihleri arasında toplam 3.431,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, - FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 03/10/2014- 03/12/2014 tarihleri arasında toplam 310,00 TL tutarında para gönderdiği bilgisinin bulunduğu, -Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği verildiği tespitlerine yer verilmiştir. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde," ..Dosya içerisinde mevcut bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünün 09/02/2018 tarihli tutanağına göre Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ulusal Güvenliği Yönelik Suçlar Büro Amirliğinin ... tarih ve ... saylı yazıları ile Güvenlik Şube Müdürlüğüne gönderilen sorgulamalar incelenmiş ve şüphelinin Ekip Projesinde Örgüt adı FETÖ/PDY olarak soruşturmalarda ismi geçenlerde başlıkta şüphelinin kaydına rastlanılmadığı, ... müşteri nosu ile Bank Asyada hesabı var ise de hesabının kredi kartı kullanımına bağlı olağan hesap olduğu, terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN’in örgüte üye kişilerin çeşitli basın yayın ve sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapılan çağrılardan sonra Bank Asya hesabında 31/12/2013 ile 24/12/2014 tarihleri arasında para artışı olan/yeni hesap açan şahıslar'' listesinde kayda rastlanılmadığı, FETÖ/PDY kapsamında değerlendirilen şirketlerin yönetici veya ortakları listesinde kayda rastlanılmadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında KOM Daire Başkanlığına gönderilen BYLOCK kullanılan cihazlara ait abonelik bilgileri içeren listede adı geçen şahıslar başlığında kaydına rastlanılmadığı, ekip projesinde Örgüt adı FETÖ/PDY olarak girilen soruşturma verilerinde veya belge-evrak verilerinde geçen şirketlerde çalışmış şahıslara ait SGK kaydına rastlanılmadığı tutanakla tespit edilmiş, Ulusal yargı ağı portalı üzerinden yapılan 11/09/2018 tarihli sorgulamada şüpheli aleyine delil tespit edilemediği, hakkında kolluk kuvvetine yaptırılan araştırma neticesinde şüphelinin söz konusu silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğuna dair hiç bir delilin de tespit edilmediğinin rapor edildiği, ...'ın kapatılan sendikaya üye olması durumunun savunması ile birlikte değerlendirildiğinde hakkında dava açmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığı, 07/05/2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, görevden uzaklaştırılan-ihraç edilen ve bu kapsamda suç duyurusunda bulunulan personeller hakkındaki listelerde her bir şüphelinin açıklama kısmında yazan bilgiler ile ilgili, tüm bilgi-belge ve ifadelerin gönderilmesi için yazılan müzekkereye, kurumun 23/05/2018 tarihli cevabi yazısında ... hakkında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının bildiriliği görülmüş bu doğrultuda şüphelinin savunmasının aksinin ispat edilmediğinin anlaşıldığı, bu kapsamda şüpheli hakkında müsnet suç ile ilgili bu aşamada delil elde edilemediği .... " gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile bir irtibatının bulunmadığı, örgüt üyeliği suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, eğitim hakkının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, bağımsız mahkeme hakkının ihlal edildiği, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, Anayasada ve AİHS'de düzenlenen haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İdare Mahkemesince 17/01/2020 tarihli ara karar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, davacının Bank Asya'da bulunan hesaplarına ait hareketlerin gösterildiği bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.
FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki tespitler ve İdare Mahkemesince yapılan ara karar üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gönderilen belgelerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından Banka Asya hesabının 06/07/2007 tarihinde açıldığı, kredi kartı kullanımına bağlı olağan bir hesap olduğu, 31/12/2013 tarihine kadar aktif olarak kullanıldığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesabın aktif olarak kullanıldığının görülmesi karşısında, davacının hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinden ibaret olduğu örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden irtibat ve iltisaka ilişkin başkaca bir somut bilgi ve belge yoksa salt sendika üyeliğinin tek başına irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Davacının, Aktif Eğitimciler Sendikasına Mart 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında üyeliği bulunmakta ise de, ceza soruşturmasındaki ifadesinde okul müdürünün uyarısı ile Sendika üyeliğinden Mayıs 2015 tarihinde istifa ettiğini ifade etmesi ve anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, salt Sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödeme dolayısıyla Zaman gazetesine abonelik ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine gönderilen para bilgisinin de tek başına FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ya da iltisak noktasında örgüte yardım maksadıyla gönderildiği anlamına gelemeyeceği, bunun aksini ortaya koyan bilgi ve belgenin de dosya muhteviyatında bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı, davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY : Delil değerlendirmesinin bütün olarak yapılması gerektiğinden, dosyadaki mevcut delillerin yeterli olduğu, İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın hukuk ve usule uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.