Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/7180 E. 2025/15070 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/7180
- Karar No
- 2025/15070
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7180 Karar No : 2025/15070
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 31/01/2020 tarihli ara kararına davalı idare tarafından 11/02/2020 havale tarihli cevabı yazı ve eklerinin incelenmesinden davacı hakkında özet bilgi tablosunun "12 nolu diğer tespitler" bölümünde ve yine davalı idare tarafından dosyaya sunulan "davacı hakkındaki düşünceler" başlıklı yazıda; "Personelin ortak beyanına göre 29/10/2014 tarihinde peşmergenin Kobani'ye geçişi sırasında Facebook hesabında 'Kutlu ordumuz Kobani'deki PKK'lılara yardıma gidiyor' mesajını beğendiği, ilgili hakkında bilgisine başvurulan personel beyanında kamera kontrol merkezindeki bilgisayarın Türk Bayrağı olan masaüstü resmini sildiği ve masaüstü resmi olan 'Türk Bayrağı'nın değiştirmekte her seferinde ısrar ettiği, memuriyet yemin töreninde elini bayrağa basmadığı, yemin etmediğini belirtmiş, yine bir başka personelin beyanına göre 'Bu bayrağa yemin etmek zoruma gidiyor' şeklinde konuştuğu, yine başka bir personelin beyanına göre 'bayrak sizin, biz niye el koyuyoruz, biz niye yemin ediyoruz' diyerek yemin törenine tepki gösterdiği, yine başka bir personelin beyanında yemin töreninde metni okuması söylendiğinde 'ben bu metni okumam' diyerek tepki gösterdiği, yine bir başka personelin beyanında, yemin töreninde ...'a 'senin diksiyonun güzel, senin okumanı istiyoruz' dediğinde ön sıradan arka sıraya geçerek yemin metnini okumak istemediği, yine bir başka personel ile yapılan görüşmede yemin töreninden 4-5 gün sonra sevinçle 'yemin etmedim, elimi bayrağa basmadım' ifadelerinde bulunduğu..." şeklinde tespitlerin olduğu anlaşıldığından; davacının eylemleri ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, PKK/KCK terör örgütleri ile iltisak ve irtibatının bulunduğu neticesine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; UYAP'tan temin edilen bilgilere göre; başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında 25/09/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin tespit edildiği, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Adalet Bakanlığı Ceza Tevfikevleri Genel Müdürlüğü kontrolörleri tarafından yapılan çalışmada; personelin ortak beyanlarına göre bilgisayarın Türk Bayrağı olan masaüstü resmini sildiği ve masaüstü resmi olan Türk Bayrağı'nı değiştirmekte her seferinde ısrar ettiği, bir başka personelin beyanında "Bu bayrağa yemin etmek zoruma gidiyor" şeklinde konuştuğu, başka bir beyanda, "Bayrak sizin, biz niye el koyuyoruz, biz niye yemin ediyoruz" diyerek yemin törenine tepki gösterdiği, memuriyet yemin töreninde elini bayrağa basmadığının tespit edildiğinin belirtildiğinin görüldüğü, 12/01/2023 tarihinde yapılan ara karar ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve davalı idareden davacının PKK/KCK terör örgüt üyesi olduğuna veya anılan terör örgütüne mensubiyeti yahut irtibatlı veya iltisaklı olup olmadığına ilişkin istihbari bilgi, tanık ifadesi, ihbar, şikayet bulunup bulunmadığı sorulmuş olup, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılardan, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı ile ilgili hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, hakkında istihbari bilgi bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, davalı idare tarafından ise dava konusu işlemdeki tespitleri doğrular nitelikte veya söz konusu tespitleri kanaatten ziyade hukuken itibar edilebilecek niteliğe kavuşturacak düzeyde dayanak bilgi ve belgelerin dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, davacı hakkında anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin somut bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı ve hakkındaki iddiaların soyut olduğu sonucuna varıldığından, davacının kamu görevine iadesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacıya isnat edilen fiillerin ortaya konulduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. İnfaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL işlemleri inceleme komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yürütülen ceza soruşturması neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ... soruşturma numaralı, ... sayılı kararıyla 'Kovuşturmaya Yer Olmadığına' ilişkin karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının kamu görevine iade istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında davacının, Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; Adalet Bakanlığı Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü kontrolörleri tarafından yapılan çalışmada; personelin ortak beyanlarına göre bilgisayarında Türk Bayrağı olan masaüstü resmini sildiği ve masaüstü resmi olan Türk Bayrağı'nı değiştirmekte her seferinde ısrar ettiği, bir başka personelin beyanında "Bu bayrağa yemin etmek zoruma gidiyor" şeklinde konuştuğu, başka bir beyanda "Bayrak sizin, biz niye el koyuyoruz, biz niye yemin ediyoruz" diyerek yemin törenine tepki gösterdiği, memuriyet yemin töreninde elini bayrağa basmadığının tespit edildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yürütülen ceza soruşturması neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ... soruşturma numaralı, ... sayılı kararıyla 'Kovuşturmaya Yer Olmadığına' ilişkin karar verildiği hususlarının gösterildiği, İdare Mahkemesince, 31/01/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, Türkiye Bankalar Birliğinden, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Bölge İdare Mahkemesince 12/01/2023 tarihli ara kararlar ile davalı idareden, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden, davacı ile ilgili dava konusu işlemin tesisine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği görülmüştür. Dava dosyasının içeriğinde bulunan ve davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı hakkında özet bilgi tablosunun "12 nolu diğer tespitler" bölümünde ve yine davalı idare tarafından dosyaya sunulan "davacı hakkındaki düşünceler" başlıklı yazıda; "Personelin ortak beyanına göre 29/10/2014 tarihinde peşmergenin Kobani'ye geçişi sırasında Facebook hesabında 'Kutlu ordumuz Kobani'deki PKK'lılara yardıma gidiyor' mesajını beğendiği, ilgili hakkında bilgisine başvurulan personel beyanında kamera kontrol merkezindeki bilgisayarın Türk Bayrağı olan masaüstü resmini sildiği ve masaüstü resmi olan 'Türk Bayrağı'nın değiştirmekte her seferinde ısrar ettiği, memuriyet yemin töreninde elini bayrağa basmadığı, yemin etmediğini belirtmiş, yine bir başka personelin beyanına göre 'Bu bayrağa yemin etmek zoruma gidiyor' şeklinde konuştuğu, yine başka bir personelin beyanına göre 'bayrak sizin, biz niye el koyuyoruz, biz niye yemin ediyoruz' diyerek yemin törenine tepki gösterdiği, yine başka bir personelin beyanında yemin töreninde metni okuması söylendiğinde 'ben bu metni okumam' diyerek tepki gösterdiği, yine bir başka personelin beyanında, yemin töreninde Hikmet Üçkan'a 'senin diksiyonun güzel, senin okumanı istiyoruz' dediğinde ön sıradan arka sıraya geçerek yemin metnini okumak istemediği, yine bir başka personel ile yapılan görüşmede yemin töreninden 4-5 gün sonra sevinçle 'yemin etmedim, elimi bayrağa basmadım' ifadelerinde bulunduğu..." şeklinde tespitlerin olduğu anlaşıldığından; davacının eylemleri ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, PKK/KCK terör örgütleri ile iltisak ve irtibatının bulunduğu neticesine ulaşılmıştır. Davacı PKK/KCK terörü örgütleri ile iltisak ve irtibatı olduğundan bahisle Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listeyle kamu görevinden çıkarılmış olup, yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere davacının terör örgütleri ile iltisak ve irtibatı sabit olduğundan, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.