Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/18313 E. 2026/1395 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/18313
Karar No
2026/1395
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/18313 Karar No : 2026/1395

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ... Vekili : I. Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : Kastamonu İli, Azdavay İlçesi, Yeni Mahalle ... Camii imam hatibi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bazı hususların hiç tartışılmadığı, bazılarının ise gerekçesiz bir şekilde reddedildiği, dava konusu işlemde hangi somut eyleminden kaynaklı olarak Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin açıklanmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlemin ekindeki bilgi ve belgelerin tarafına tebliğ edilmediği, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, kesinleşen beraat kararındaki hususların aleyhine delil olarak ileri sürülemeyeceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağı ve ilişkisi bulunmadığı, kurum kanaatinin somut deliller ile desteklenmedikçe hükme esas alınamayacağı, yasal bir dernek üyeliğinin, yasalara uygun olarak kurulmuş ve yayın yapan yayın kuruluşlarına üye olmanın, yardım amaçlı SMS göndermenin veya bu kuruluşlara ücreti karşılığında abone olmanın meslekten ihraç gerekçesi olarak gösterilmesinin hukuka ve Anayasa'ya açıkça aykırı olduğu, istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda sayılan sebeplerinden hiçbirisine uymadığı, temyiz isteminin reddi ile istinaf kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinden bahisle yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeden 26/11/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden idari yargı mercilerince ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacı hakkında, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılması üzerine yapılan soruşturma kapsamında; -davacının, "SORU: ...Kamu görevinden çıkarıldığınız malumunuzdur. Söz konusu iddia ile ilgili neler söyleyeceksiniz? CEVAP: Herkesin olduğu gibi benim de 17/25 Aralık'a kadar bu cemaatle bir ilişkim oldu. Çaylarını içtik, sohbetlerine katıldık. Ancak, bu süreçten sonra ben de herkes gibi bu örgütle ilgimi azalttım. SORU: Hakkınızda eski görev yeriniz olan Kaynarca İlçesi'nde bu örgütün önde gelenlerinden olduğunuz, bu örgüte ait olan Işık Yurdunun iş ve işlemleri ile ilgilendiğiniz ve söz konusu yurtta örgüt mensuplarına yönelik sohbetler düzenlediğiniz iddiaları hakkında neler söyleyeceksiniz? CEVAP: ... 17/25 Aralıktan sonra bu türden faaliyetlerimi en aza indirgemiş durumdaydım... SORU: Yine hakkınızda malum örgütün gazetesine abone olmaları hususunda çalışma arkadaşlarınıza ve ilçe halkına telkinde bulunduğunuz, bu örgütün gazetesinin dağıtımını organize ettiğiniz, son seçimler öncesi dağıtılan korsan gazeteden haberdar olduğunuz ve malum örgüt adına kurban derileri topladığınız iddiaları hakkında neler söyleyeceksiniz? CEVAP: Bu sorular da yine bana daha önce yöneltilmişti. 17/25 Aralık'a kadar bu türden faaliyetlerde yer aldım. Ancak kesinlikle bu süreçten sonra bu tür faaliyetlerde yer almadım. Kendi gazete aboneliğimi de yaklaşık iki yıl kadar önce sonlandırdım..." şeklinde beyanda bulunduğu, -Ö.D. adlı şahsın, "SORU:... Kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılan ... hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğuna dair iddialar hakkında bildikleriniz ve söylemek istedikleriniz nelerdir? CEVAP: Kendim Kaynarca'da esnaflık yapıyorum. ... köyde görev yaparken ilçe merkezinde bulunan FETÖ'ye ait yurtta sohbetler yapıyordu. Yurdun işleri ile ilgileniyordu. Bir kaç defa sohbetine katıldım. Daha sonra merkezde bir camiye geldi. Ben o zamana kadar kendisinin resmi olarak imam olduğunu dahi bilmiyordum. Yurt için çalışan biri olarak tanıyordum. Daha sonra yurtta yaptığı sohbetlerin Fethullah Gülen ile bağlantılı olduğunu öğrenince sohbetlerine gitmeyi bıraktım. Kendisi esnaftan yurt için kömür vb şeyler topluyordu. Yine bizleri zamanında malum örgüte ait gazeteye abone yapmıştı. Bu örgüt için faal olarak çalışan biriydi. Bunu Kaynarca'da herkes bilir. Kendisinin ilçe temsilcisi olduğu söyleniyor..." şeklinde beyanda bulunduğu, -B.T., A.O., E.A., İ.Ç., H.S., İ.Ç. ve S.Y. adlı şahısların da Ö.D. ile benzer mahiyette beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda; davacının, görev yaptığı ilçede örgüte ait yurtta örgüt adına sohbet adı verilen toplantılar düzenlediği, örgüte müzahir yayın kuruluşu olan zaman gazetesi ile ilgili abonelik işlemleri yaptığı, örgüt ait yurt için görev yaptığı ilçede yardım topladığı yönündeki ikrar mahiyetindeki beyanları ve bu yöndeki tanık beyanları, dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/18313, K. 2026/1395, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-18313-e-2026-1395-k-dceeb47d76f4