Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6322 E. 2025/12890 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6322
Karar No
2025/12890
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6322 Karar No : 2025/12890

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL KHK’sı ile görevine son verilerek maaş alması ve emeklilik haklarını zamanında elde edememesinin yasa dışı olduğu, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, Bank Asya'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte ve FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde Bank Asya'da hesap hareketlerinin bulunduğu, bu kapsamda 19/06/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu mezkur hesaba 09/07/2014 tarihinde 15.727,82 TL, 11/09/2014 tarihinde 4.500,00 TL, 22/04/2015 tarihinde 1.500,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca davacının Bank Asya'da 16/07/2014 tarihinde 15.429,03 TL tutarlı 91 günlük, 22/10/2014 tarihinde 4.400,00 TL tutarlı 91 günlük, 04/02/2015 tarihinde 1.000,00 TL tutarlı 33 günlük katılım hesabı açtığı, ayrıca, Kredi Kayıt Bürosu A.Ş.'den temin edilen bilgilerde; davacının eşinin ... Bankası A.Ş.'den 30/06/2014 tarihinde 44.500,00 TL tüketici kredisi kullandığı, davacının ise kendi Bank Asya hesabına 09/07/2014 tarihinde 15.727,82 TL para yatırdığı, 16/07/2014 tarihinde 15.429,03 TL tutarlı 91 günlük katılım hesabı açtığı gerekçesiyle dava konusu OHAL Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince; davacı hakkında yapılan yargılama sonucu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan beraatine hükmedildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesince E:..., K:... sayılı kararla; " Tanık H.Ç'nin sanığın dini sohbet adını verdiği örgüt toplantılarına Marmara Üniversitesinde eğitim aldığı dönemde katıldığını beyan ettiği ancak tanığın beyanının 2005-2010 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğu, sanığın bu süreçten sonra örgütsel sohbetlere katıldığına dair herhangi bir beyanın bulunmadığı; tanıkların sanığın başkaca bir örgütsel eylemine de şahit olmadıkları, sanığın da bir dönem örgüt toplantılarına katıldığını beyan ettiği; sanığın söz konusu sohbete katılma tarihinin üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı 17-25 Aralık sürecinden öncesi tarihe tekabül ettiği ve süreç sonrasında örgüte para yardımında bulunduğuna veya sohbetlere gittiğine dair dosyada bir beyan veya delilin mevcut olmadığı; ve "Her ne kadar dosyada mevcut 15/04/2020 tarihli HTS Analiz Tutanağında; sanığın ... nolu GSM hattı ile 17.12.2013 ve 15.07.2016 tarihleri arasında haklarında FETÖ/PDY suçundan soruşturma yapılan sadece 1 şahıs ile irtibatı tespit edilmiş ve milli eğitim yapılanmasında sorumlu ilkokul sorumlusu Ç.S. ile irtibatı de tespit edilmiş ise de, tanık Ç.'nin sanığı herhangi bir sohbette görmediğini, sosyal çevresinden arkadaşı olduğunu beyan ettiği de göz önüne alındığında, söz konusu hususun diğer delillerle desteklenemediği, bu suretle de tek başına sanığın örgüte yardım suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve örgütün üst düzeyinde yer alan hiç kimse ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı" şeklinde olduğu tespitlerine yer verilerek davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına anılan gerekçenin eklendiği görülmüştür. Davacı tarafından, Bank Asya deliline ilişkin olarak rutin bankacılık işlemleri olduğu, ilk talimat döneminde herhangi bir işleminin olmadığı, talimat tarihine denk gelen para yatırma eyleminin ise eşinin bedelli askerlik parası olduğu, sonrasında parayı eşinin Vakıfbank hesabına gönderdiği, kendisine ait başka bankada da parasının bulunduğu, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da işlemlerini devam ettirdiği; tanık beyanına ilişkin olarak, 2005-2006 üniversite yıllarında örgütün sohbetlerine en fazla 4-5 kez gitmiş olabileceği, herhangi bir amaç gütmeksizin gittiği, çok fazla bayan arkadaşının çağrıldığı ve gitmek isteyenlerin gittiği, isminin neden söylendiğini bilmediği, dışarıdan giden diğer bayan arkadaşları gibi sohbet ortamlarında bulunduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca; UYAP üzerinden yapılan araştırmada, davacının eşi S.Ö.'nün doktor olarak görevine devam ettiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği, üniversitede okuduğu dönemde 2005-2006 yıllarında davet üzerine sohbete katıldığını ve sonrasında hayatı boyunca örgütle herhangi bir bağlantı kurmadığını beyan ettiği, bu beyanlarının aksini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, bu durum davacının örgütle iltisak ve irtibatlı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmemiştir. Bu bağlamda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmediğinden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6322, K. 2025/12890, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6322-e-2025-12890-k-8cf017a50a1e