Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6087 E. 2025/7472 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6087
Karar No
2025/7472
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6087 Karar No : 2025/7472

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, çocuğunu örgüte müzahir eğitim kurumuna gönderdiği yolundaki tespitin hukuka aykırı olarak aleyhine delil olarak kullanıldığı, ... kod isimli gizli tanıktan elde edilen örgütsel fişleme verilerinin çelişkilerle dolu olduğu ve aleyhe delil niteliği taşımadığı, yasal olarak faaliyet yürüten tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, Anayasa’ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, eşi ile ilgili tespitlere yer verilmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yürütülen adli soruşturma bulunduğu hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, anılan soruşturma sonucunda açılan ceza davasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...esas sayılı dosyasında devam ettiği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir. Davacının eşi T.Y. hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "..sanık T.Y.'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde 'öğrenci' konumunda yer aldığı, gizli tanıktan ele geçirilen veri inceleme raporundan da anlaşıldığı üzere sanığın örgüt içerisinde SAY ve EA kodlamalarının bulunduğu, raporda kurs taksiti olarak 100 ibaresinin bulunduğu, sanığın zümre başkanı olarak R.M.'ın belirtildiği, öğretmeni olarak İbrahim isminin belirtildiği, sanığın örgütün finansal kaynaklarından olan Bankasya bankasında 2009 yılında hesap açılış kaydı yapıldığı, örgüt liderinin talimat süresi içerisinde artan hesap yaparak örgüt lehine menfaat temin ettiği, sanığın komşusu olan tanık S.Ö.'ın beyanlarında, sanığın 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra aralarında geçen konuşmalarda Fetö terör örgütünü destekleyici söylemlerde bulunduğunu beyan ettiği, ... ID numarasına dair 28.09.2020 tarihli Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre, kullanıcı adının '..., şifresinin '...' olduğu, ... ID numaralı bylock hesabını ekleyenlerin verdikleri isimlere dair roster bilgilerinde '...' '...' '...' şeklinde kayıtların bulunduğu, son online tarihinin 11/05/2015 tarihi olduğu, bylock içeriğinde yazışma bulunmayıp sesli arama kayıtları olduğu, kullanılan kullanıcı adının sanığın ismi ile nüfusa kayıtlı olduğu ve ikamet ettiği illerin plaka kodlarından oluştuğu, ayrıca şifre kısmında bulunan '...' ibaresinin sonunda yer alan "ty" ibaresinin sanığın isim ve soyisminin baş harflerinden oluştuğu, sanığın sistem kayıtlarındaki e-mail adresinin de "..." olduğu, irtibatlı olduğu diğer bylock kullanıcılarının da emniyet mahrem yapılanması içerisinde kaydının bulunduğu..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlet'e sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6087, K. 2025/7472, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6087-e-2025-7472-k-da1598823cbc