Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/5557 E. 2025/12317 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/5557
- Karar No
- 2025/12317
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5557 Karar No : 2025/12317
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının içeriğinin belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğu, adli ve idari yargılama usullerinin delillerin elde ediliş biçimi, delillerin takdiri, savunma alınış şekilleri ile hükme vardıran usul ve işlemler yönünden birbirinden farklı olduğu, hakkında hiçbir soruşturma bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, dava konusu işlemin yetki, süre ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kişiselleştirme yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, düzenleyici bir işlemle görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki usul ve esaslara uyulmadığı, AİHM tarafından bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin bir ceza olarak nitelendirildiği, yasal olarak faaliyet gösteren Bank Asya’daki hesabını 2011 yılında açtırdığı ve rutin bankacılık işlemleri için kullandığı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bakanlar kurulunun kamuya yararlı dernek statüsü tanıdığı derneğe yardım yapmasının ve çocuğunu özel eğitim kurumuna göndermesinin örgütle irtibat ve iltisakını ispatlayacak nitelikte olmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, ölçülülük ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, şeref ve itibarına saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, savunma hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir. Davacının eşi U.K., Pamukkale Üniversitesi bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, göreve iade talebiyle yaptığı başvuru, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının eşinin anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Dairemizin 20/02/2023 tarih ve E:2020/2836, K:2023/1154 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Davacının eşi hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının eşi U.K. hakkında, "... ByLock programını kullandığı, (ByLock içeriklerinin incelenmesinde; Kullanıcı adının ..., şifrenin ... olduğu...) şeklindeki tespit ile Bank Asya da hesap açtırdığı bu hesaba bağlı olarak 11.09.2014 tarihinde 30000 TL tutarında katılım hesabı açtırdığı, FETÖ'ye ait okullarda çocuklarını 2014 yılına kadar okuttuğu... aleyhe tanık beyanının bulunduğu ..." gerekçesine yer verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve anılan mahkûmiyet kararının kesinleştiği görülmüştür. Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.