Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/5423 E. 2025/13046 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/5423
Karar No
2025/13046
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5423 Karar No : 2025/13046

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Ceza Dairesince beraat kararı verildiği, yasal olduğu düşüncesi ile Aktif Eğitimciler Sendikası'na üye olduğu ve sendika üyeliğinden 20/11/2015 tarihinde istifa ettiği, mesleki gelişimine katkı sağlayacağı düşüncesiyle Eğitimciler Derneği'ne üye olduğu, dernek üyeliğinden 20/11/2015 tarihinde istifa ettiği, çocuğun iyi bir eğitim alması ve yemek imkanı sunması nedeniyle KHK ile kapatılan özel anaokuluna gönderdiği, Kimse Yok Mu Derneği'ne kamuya yararlı dernek statüsünde olduğu dönemde SMS yoluyla bağış yaptığı, örgüt liderinin talimatı ile Bank Asya'da hesap açmadığı ve hesaba para yatırmadığı, anılan Bankadaki bireysel emeklilik hesabını iptal ettirdiği, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, çalışma hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince,Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "(...) davacının, (...) örgüt çağrısından sonra Bank Asya'da hesap açtığı (...)" belirtilmişse de; davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "(...) Sanığın Bank Asya’da ilk hesap açılış tarihinin 30/01/2014 olduğu, ancak herhangi bir katılım hesabı açılmadığı gibi 2014 yılı Ocak ayı ile 2015 yılı Kasım ayı arasında bakiyesinin 0 (sıfır) olduğu, bu tarihler arasında hesabında herhangi bir bankacılık işleminin bulunmadığı, ayrıca TMSF tarafından Bank Asya’nın yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle genel müdürün görevden alınmasına karar verilmesinden sonra FETÖ/PDY firarisi ...’ün bu bankaya 1 TL'de olsa para yatırılması yönündeki açıklaması sonrasında Bank Asya'ya ilişkin örgütsel tavrın zirveye ulaştığı 04.02.2015-05.02.2015 tarihlerinde ve sonrasında sanığın herhangi bir işleminin bulunmadığı, sanığın Bank Asya'da talimatla işlem yapmadığı, sadece bireysel emeklilik hesabı açtığı şeklindeki savunmasını doğrular şekilde bankanın TMSF'ye devrinden sonra 25/12/2015 tarihinde hesabına Asya Emeklilik Sisteminden 1.286,49 TL para geldiği, bu paranın da 11/01/2016 tarihinde nakit olarak çekildiği, mevcut deliller itibariyle sanığın, Bank Asya’daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu (...)" tespitine yer verildiği anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede Bank Asya'daki hesap hareketliliği FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan ...-TL posta gideri mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY (X): 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarih ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11/06/2018 tarih ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 20/11/2015 tarihinde Sendika üyeliğinden istifa ettiği ve davalı idare tarafından, davacının anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı görülmüştür. Ayrıca, İdare Mahkemesi kararında; "(...) davacının, (...) FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan derneğe üye olduğu, (...)" belirtilmişse de; davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin söz konusu kararında yer alan, "(...) Yine sanığın, örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Aksaray Eğitimciler Derneğinde 23/04/2014-20/11/2015 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu sabit ise de, dernek organlarında görev aldığına dair tespitin bulunmadığı (...)" gerekçesi ile dosya safahatındaki beyanlarından anlaşıldığı üzere, davacının Dernek üyeliğinden 20/11/2015 tarihinde istifa ettiği ve davalı idare tarafından, davacının anılan Derneğe üyelik dışında dernek organlarında görev aldığında ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin de sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının söz konusu Bank Asya'daki hesap hareketleri ile birlikte Sendika ve Dernek üyeliğinin de davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınması mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/5423, K. 2025/13046, T. 20.11.2015, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-5423-e-2025-13046-k-b0b3a7a288f5