Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/1767 E. 2026/186 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/1767
Karar No
2026/186
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1767 Karar No : 2026/186

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek hiçbir hukuki sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de, mahkumiyet kararı kesinleşmediğinden, bu karar neticesinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılamasından elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı noktasında değerlendirilebileceği açıktır. Bu itibarla, Mahkeme kararında yer alan; "...sanığın örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanması içerisindeki askeri personelden sorumlu yönetici pozisyonundaki mahrem imamlar tarafından 2012-2016 yılları içinde Ankara ilinde bulunan 23 farklı büfe/market tarzı işyerlerine kayıtlı sabit/ankesörlü hatlardan 91 kez arandığının,sanığın binbaşı ... ile ardışık aramasının, kıdemle yüzbaşı ... ile aynı gün aynı sabit hattan aranmasının tespit edildiği, sanık aşamalarda yer alan savunmalarında ısrarlı bir şekilde yargılama konusu telefon aramalarının örgütsel olmadığını savunması karşısında sanığın kendisinin kullandığı GSM hattı ile arama yapılan sabit/ankesörlü telefon hatları ve ardışık aranan kişilere ilişkin HTS kayıtlarının BTK'dan celp edilerek bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/06/2020 tarihli ek raporda özetle, sanığın kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattının ... numaralı sabit hattan 30/01/2014 günü saat 07:39 sıralarında astsubay binbaşı ... ile ardışık olarak arandığı, 08/09/2014 günü saat 19:08 sıralarında ... numaralı sabit hattan binbaşı ... ile ardışık olarak arandığı,06/10/2014 günü saat 13:46 sıralarında ... numaralı sabit hattan binbaşı ... ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği,...sanığın, aranma sayısı, aramaların ardışık olması, ardışık aramaya konu edilen şahsın aynı rütbeye mensup asker kişi olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, dosya kapsamında Mahkememizce telefon aramaların makul görünmemesi hususları dikkate alındığında, sanığın örgütün iletişim metodlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemi ile arandığının sabit olduğu..." yolundaki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/1767, K. 2026/186, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-1767-e-2026-186-k-81eb241eddac