Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/7936 E. 2026/361 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/7936
- Karar No
- 2026/361
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7936 Karar No : 2026/361
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bağlı bulunduğu kurum tarafından örgüt ile irtibatlı olduğuna yönelik yapılan değerlendirmenin objektif olup olmadığının tartışılmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili belirlenen kriterlerden hiçbirinin şahsında mevcut olmadığı, 30 saniyelik arama sonucu örgüt mensubu olduğunun kabul edilerek cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, teknik raporlar ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde hakkındaki mahkumiyet kararının gerçeği yansıtmadığı, kim tarafından ne amaçla arandığının belli olmadığı, hakkında beyanda bulunan şahsın ifadelerinin iftira niteliğinde olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ve Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleşen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın, Kara Harp Okulu yıllarından örgüt ile irtibatının olduğu, bu hususta örgüt ile irtibat ve mensubiyetine ilişkin tanıklar M. E. ve E. A.'ın hükme esas alınan aleyhe beyanlarının olduğu, sanığın Bolu iline atanması sonrasında örgütsel bağını devam ettirme yönündeki çalışmaya dahil olduğu, Bolu ilinde kurulu sabit hatlardan aranmalara ilişkin HTS analiz raporları, bilirkişi raporu ve tanık M. M.'un beyanları dikkate alındığında sanığın irtibatlı olduğu mahrem imam tanık M. M. tarafından ankesörlü telefonlar ile arandığı, sanığın tanık M. M. tarafından düzenlenen dini sohbet adı altında düzenlenen örgütsel sohbet toplantılarına ve faaliyetlere iştirak ettiği, sanığın Bolu ili dışında yapılan görevlendirmelerde tanık M. M. ile olan irtibatını KİK isimli örgütsel haberleşme amaçlı kullanılan program üzerinden sürdürdüğü..." tespitleri dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.