Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/7930 E. 2026/358 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/7930
- Karar No
- 2026/358
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7930 Karar No : 2026/358
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın ceza olarak kabul edilemeyeceği ve memuriyete engel bir durum oluşturmayacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, örgütle nerede, ne zaman ve kimler vasıtasıyla organik ilişki kurduğu açıklanmadan ve bu hususta somut deliller ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, bir oluşumun terör örgütü olup olmadığının belirlenmesinin yapılacak yargılamanın sonucuna göre mahkemelere ait olduğu, MGK veya Bakanlar Kurulu kararıyla suçlu ilan edilip mahkûm olmuş gibi gösterilemeyeceği, FETÖ terör örgütüyle irtibat ve iltisaka ilişkin kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "Sanık aşamalardaki ifade ve savunmasında; 2006 yılında Burdur iline üniversite eğitimi için gittiği zaman FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının örgüt evlerinde kalması ile başladığını, 2008 yılına kadar herhangi bir görev ya da sorumluluk almasa da etkinlik ve organizelere dahil olduğunu, 2008 yılında örgüt üyeleri tarafından Askeri Okullara yönlendirilmesi sonucunda örgüt tarafından mülakatlara hazırlandığını ve 2009 yılının Şubat ayında İzmir Gaziemir Hava Teknik MYO'ya giriş yaptığını, gitmeden önce örgüt üyeleri tarafından kendisine askeri okulda uyacağı tedbir kurallarının anlatıldığını, askeri okul öğrenciliği döneminde örgüt ile görüşmelerini sürdürdüğünü, 2010 yılında astsubay olduktan sonra 2014 yılının Ağustos ayına kadar örgütsel görüşmelere devam ettiğini, bu dönemde maaşından %10 luk bir payı örgüte himmet olarak verdiğini, 2014 yılı Ağustos ayında evlendikten sonra bu örgüt ile ilişiğini kopardığını beyan ettiği; sanığa kollukça yaptırılan teşhis işleminde örgüt ile bağlantılı olan 12 kişiyi teşhis etmiş olduğu, sanığın teşhis ettiği şahıslar içerisinde örgüt adına mahrem imam olarak görev alan şahısların da bulunduğu ... Tanıklardan B. E.'in sanık hakkında; 2011 yılında İzmir'e gittikten sonra örgütsel anlamda sorumlu olduğu askerler arasında sanık ...'nın da olduğunu, bu şahıslarla düzenli olarak sohbet yapıp görüşmeler gerçekleştirdiğini, yine bu şahsın da olduğu grup ile Fetullah Gülen vaazları dinlediklerini, sanık ...'dan ve grubundaki diğer askerlerden askeriyedeki diğer şahıslara yönelik bilgiler de aldığını, bu şekilde İsmail'in de olduğu grupla yaklaşık 1 yıl ilgilendiğini, bu dönemde anılan gruptaki şahısları ankesörlü/sabit hatlardan aramak suretiyle örgütsel anlamda iletişim sağladığını beyan ettiği... Tanıklardan E. A.'in sanık hakkında; 2010 yılı Nisan ayı sonrası sanık ...'nın da olduğu grup ile FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında örgütsel sohbetlere katıldıklarını beyan ettiği görülmüştür. Sanığın somutlaşan durumuyla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, örgüt yapılanması içinde örgüt mahrem abileri tarafından devir teslim edildiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak süreklik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğu..." yolundaki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.