Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/616 E. 2025/14229 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/616
- Karar No
- 2025/14229
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/616 Karar No : 2025/14229
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, söz konusu yargılamadaki tespitlerin FETÖ'nün cemaat olarak anıldığı dönemde eğitim ve ibadet amacıyla hayatın olağan akışına uygun olarak kurulmuş ilişkisinin kendi iradesiyle sonlandırıldığını ortaya koyduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, evrensel hukuk ilkelerinin gözetilmediği, dava konusu işlemin Anayasa, hukuka, hakkaniyete ve yargısal içtihatlara aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü olduğundan söz edilemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın, kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattı üzerinden, tespit edilen ve Malatya ile İstanbul illerinde kurulu bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 30/03/2010 ile 06/04/2016 tarihleri değişik zamanlarda ve genel olarak mesai saatleri dışında toplamda 10 ayrı grup içerisinde, kendisi gibi asker şahıs olan H.Ç., B.A, .... M.K. ve F.Ç. isimli şahıslarla ardışık olarak örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından, örgüt üyesi olan asker şahıslar ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi değişik nedenlerle, örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği arandığı, yine Malatya ve İstanbul illerinde kurulu bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 22/01/2010 ile 06/04/2016 tarihleri arasında değişik zamanlarda ve genel olarak mesai saatleri dışında toplamda 92 kez arandığının tespit edildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında; ortaokul öğrenciliği döneminde örgüte ait bir yurtta kaldığını, lise öğrenciliği döneminde ders çalışmak amacıyla örgüte ait öğrenci evlerine gittiğini, örgüt mensubu şahısların yönlendirmesiyle askeri okul sınavlarına girdiğini, askeri okullarda okuduğu ve görevde olduğu dönemde örgüt mensubu şahıslarla görüştüğünü ve bu şahıslarca sabit/ankesörlü hatlardan arandığını şeklinde ikrar içeren beyanlarda bulunduğu, yapılan yargılama, sanığın, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından örgüt üyeleri ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi nedenlerle iletişim aracı olarak kullanıldığı tespit edilen ve farklı illerde kurulu bulunan sabit/ankesörlü hatlardan ve yine kendisi gibi asker olan şahıslarla ardışık olarak da arandığının tespit edilmesi, HTS kayıtları, 13/05/2019 tarihli Tutanak, 22/05/2019 tarihli HTS Analiz Raporu, 17/04/2020 tarihli Ankesör/Büfe Analiz Raporu, sanığın ikrar içerikli savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın örgüt mahrem imamı ile ankesörlü hattan iletişim kurduğu ve bu iletişimin niteliği gereği olarak sanığın, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamlarının denetimde ve gizlilik içerisinde hareket etmek ve mahrem toplantılara ve görüşmelere katılmak suretiyle ... sanığın yargılama aşamasında yakalandıktan sonra etkin pişmanlık göstererek, örgüt içerisinde bulunduğu süre içerisinde tanıdığı örgüt üyeleri ve örgütün işleyişi hakkında açıklamalarda bulunmuş olması nedeniyle hakkında konumuna uygun olarak örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde faydalı bilgiler verdiği ...." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.