Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/606 E. 2025/12112 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/606
- Karar No
- 2025/12112
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/606 Karar No : 2025/12112
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyiz konu kararın hukuka aykırı olduğu, herhangi bir somut gerekçe gösterilmeksizin kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... hazırlık nolu dosyasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ...'nın 28/10/2018 tarihli ifadesinde " ...-2013 yılları arasında bana F.A. ve ...'a abilik yapan Örgüt abisinin üst abisi olduğunu öğrendim (A.A.Y. ile ilgili bilgi verdiği bölüm),..2003 lü hava astsubaydır. 2012 yılında Ankara Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında Disiplin Moral Astsubayı olarak görev yapmaktaydı. 1.80 boylarında beyaz tenli kahverengi gözlüydü. İzmir Menemenliydi. 2014 yılında örgüt ile irtibatını kestiğini söyledi. Miktarını hatırlamamakla birlikte HİMMET verdiğini gördüm.(...'u anlattığı bölüm),...2011-2013 yılı sonbaharına kadar bana, F.A. ve ...'a, 2013 yılı Temmuz ayından sonra T.D'a abilik yaptı. Bizden himmet topladı. Örgütün propagandasını yapardı. Üst abisi A.A.Y diye biliyorum...(... Kod adlı örgüt mahrem abisini anlattığı bölümden) ..." şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği, ...Sanık hakkında beyanda bulunan tanık M.A.O'un beyanında özetle; 2010 yılında Ankara'da Samanyolu Koleji'nde öğretmen olarak görev yaptığını, bu tarihte cemaatin mahrem yapısı dedikleri ekstra bir görev verildiğini, 2010-2011 yıllarında bir sene kadar Havacı Astsubaylarla ilgili bir görevi olduğunu, Bu kişilere sohbet veren konumunda bir yıl kadar birlikte olduklarını, 2011'den sonra bir bilgiye sahip olmadığını, mahrem abi pozisyonunda olduğunu grubunda iki kişi olduğunu, bunların ... ve F.A. olduğunu, bazen 2-3 haftada bir, bazen görevleri olduğu zaman ayda bir geldiklerini, bazen kendisinin onlara gittiğini, sohbet edip namaz kılıp cevşen okuduklarını, gönüllülük esasına göre burs vermek isteyen olursa diye sorduğunu, düzenli burs verip vermediklerini hatırlamadığını, emin olmamakla birlikte Ramazan ve Kurban zamanlarında her ikisinin de para verdiklerini bildiğini, sohbetlerde tedbir ekseninde hareket ettiklerini, neticede bu toplantıların herkese açık toplantılar olmadığını, bazen dışarıda kafede, lokantada buluştuklarının olduğunu, Görüşmeleri toplantı esnasında kararlaştırdıklarını, ara sıra para verdiklerini, F. ve ...'ın görev yerlerinin değiştiğini ve abilik görevini başkasına devrettik diye hatırladığını beyan ettiği, Tanık S.B. sanık hakkında ki beyanında özetle; Sanığı tanıdığını ara sıra selamlaştıklarını, örgütsel bağlantısını bilmediğini, kendisinin mahrem abilerle görüştüğünü, 2013-2014 yıllarında ankesörlü hatlardan mahrem abilerin kendisini aradığını beyan ettiği, M.A.O. ve A.T. beyanlarında sanığa dair detaylı bilgiler verdikleri, örgüt içerisinde bulundukları dönem zarfında ki olayları anlattıkları, tanıklardan M.A.O. mahrem abi konumunda bulunduğu, sanık ile ilgilendiğini beyan ettiği, A.T. da grup halinde mahrem abilerle görüştüklerini beyan ettiği, Tanık S.B. dosya da yer alan Ardışık Arama kayıtlarına göre sanık ile bir çok defa ardışık olarak arandığı, S.B. beyanlarında o tarihler de kendisini arayan kişilerin mahrem imamlar olduğunu beyan ettiği, dolayısı ile aynı karttan arayan şahsın sanığı da aradığı anlaşıldığından sanığın da mahrem imamlarca ardışık olarak arandığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, bu haliyle yukarıda beyanda bulunan tanıkların beyanlarının silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında somut delil olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya da yer alan ATAÇ raporuna göre; 19/12/2013 tarihinde sanık ... ile S.B. isimli şahsın ardışık olarak mesai saatleri dışında arandığı, 26/12/2013 tarihinde sanık ile S.B. mesai saatleri dışında ardışık olarak arandığı, 31/12/2013 tarihinde sanık ile N.K. ve S.B. ardışık olarak mesai saatleri dışında arandığı, 15/01/2014 tarihinde sanık ile S.B. mesai saatleri dışında ardışık olarak arandığı, Ayrıca sanığa ait 2013-2014 yılları arasında 25 adet tekil aramanın yapıldığı, yine Sanık ... ile ilgili 15.06.2019 tarihli 3 sayfalık araştırma tutanağı ve 02.07.2019 tarihli 1 Sayfalık Değerlendirme raporu içeriğinden ve sanık hakkında beyan içerikleri doğrultusunda Örgüt ile bağlantılı olduğu ve Mahrem Asker Yapı içinde faaliyet gösterdiği bilgisi elde edildiği, D41 kodu ile; Fetö/Pdy üyesi olduğuna dair EGM 'ye hakkında ihbarda bulunulduğu, Diyarbakır merkezli yürütülen çalışmalarda Fetö/Pdy mahrem yapılanmasında olduğu tespit edilen şahıslar arasında olduğu, ..." şeklindeki beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.