Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/6013 E. 2026/998 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/6013
- Karar No
- 2026/998
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6013 Karar No : 2026/998
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, terör örgütüyle irtibatının ve iltisakının bulunmadığı, somut delile dayanılmadan tesis edilen dava konusu işlemde takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen E:... sayılı ceza kovuşturmasında yer alan; "...Tanık S.Ö.'ün mahkememizde alınan beyanında özetle; ...'un Harp Okulu'ndan devresi olduğunu, 1997-2001 yılları arasında beraber okuyup mezun olduklarını, kendisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldığını, bu örgütle bir dönem iltisakının ve irtibatının olduğunu, en son rütbesinin binbaşı olduğunu, terör örgütü olarak nitelendirilen örgütle ortaokul yıllarında tanıştığını ve 2015 yılında bu örgütten ayrıldığını, ankesörle sabit hatlardan aranıldığını, bu aramaların o dönem mahrem imam dedikleri örgütte abi olarak nitelendirilen kişiler tarafından yapıldığını, yine aynı örgütten olan kişilerle birlikte 5 kişilik bir grupla tanıştırıldıklarını, bu grupta İ.Ö., A.B., E.K., E.K. ve ...'un da yer aldığını ve daha sonra İzmir'de uçuş okulundayken ... ile birlikte bekar evi tuttuklarını, 1 yıla yakın bu bekar evinde kaldıklarını, mahrem imamlarla bu evde görüştükleri dönemde ''...'' kod isimli mahrem imamın kendileriyle ilgilendiğini, kendisinin kod isminin ''...'' olduğunu ancak Uğur'un kod ismini hatırlamadığını, sanıkla herhangi bir husumetinin bulunmadığını beyan ettiği, Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen açıklamalarda ve benzer soruşturmalarda etkin pişmanlıktan yararlanan örgüt mensuplarının beyanlarında belirtildiği üzere; terör örgütü elebaşı Fettullah GÜLEN'in vermiş olduğu talimatların "abi-imam" olarak tabir edilen yönetici vasfını haiz sivil unsurlar vasıtası ile alt kademelerde yer alan devletin silahlı gücünü kullanmaya yetkili asker şahıslardan oluşan hücrelere gizli ve şifreli olarak iletildiği, bu talimatlar doğrultusunda örgüt içerisinde askeri personelden sorumlu şahısların 2012-2016 yılları arasında (15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden sonra dahi) kamuya açık ve birbirinden bağımsız Market/Büfe/Kırtasiye/Lokanta vb. sair işletmelerde kurulu bulunan ücret karşılığı kullanılan sabit hatları kullanmak suretiyle sorumlu oldukları askeri personel ile iletişime geçtiklerinin tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan tespitler ile HTS kayıtlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde, sanığın kullandığı anlaşılan ... numaralı hattın; ... numaralı telefondan 15/02/2012, 21/02/2012, 20/06/2012, 25/08/2012, 23/03/2013, 12/05/2013 tarihlerinde A.B. ile, 13/03/2012, 01/08/2012 tarihlerinde Ö.Ü. ile 31/05/2012 tarihinde M.B. ve G.T. ile, 03/04/2013, 12/05/2013 tarihlerinde S.Ş. ile, 11/04/2013 tarihinde A.D. ile, 23/04/2013 tarihinde O.İ. ile ardışık olarak arandığı, ... numaralı telefondan 27/03/2012, 04/04/2012, 11/05/2012, 27/05/2012 tarihlerinde, ... numaralı telefondan 04/11/2013, 10/01/2014, 26/04/2014, 02/09/2015 tarihlerinde ardışık olmayan şekilde arandığının tespit edildiği anlaşılmakla mahkememizce oluşun bu şekilde gerçekleştiği kabul olunmuştur. Her ne kadar sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle, FETÖ silahlı terör örgütü ile hiç bir şekilde bağlantısının olmadığını, hakkında tek aleyhe beyanda bulunan S.Ö.'ün yalan söylediğini, örgüte ait evlerde kalmadığını, sohbete katılmadığını beyanla üzerine yüklenen suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumeti bulunmayan tanık S.Ö.'ün aşamalardaki samimi, kendi içinde tutarlı ve istikrarlı beyanlarında; ...'un Harp Okulundan devresi olduğunu, 1997- 2001 yılları arasında beraber okuyup mezun olduklarını, bu örgütle bir dönem bir iltisakının ve irtibatının olduğunu, en son rütbesinin binbaşı olduğunu, terör örgütü olarak nitelendirilen örgütle ortaokul yıllarında tanıştığını ve 2015 yılında bu örgütten ayrıldığını, ankesörle sabit hatlardan aranıldığını, bu aramaları o dönem mahrem imam dedikleri örgütte abi olarak nitelendirilen kişiler tarafından yapıldığını, yine aynı örgütten olan kişilerle birlikte 5 kişilik bir grupla tanıştırıldıklarını, bu grupta İ.Ö., A.B., E.K., E.K. ve ...'un da yer aldığını ve daha sonra İzmir'de uçuş okulundayken ... ile birlikte bekar evi tuttuklarını, bir yıla yakın bu bekar evinde kaldıklarını, mahrem imamla bu evde görüştükleri dönemde ''...'' kod isimli mahrem imamın kendileriyle ilgilendiğini, kendisinin kod isminin ''...'' olduğunu, sanıkla herhangi bir husumetinin bulunmadığını beyan ettiği, sanığın yukarıda belirtildiği üzere kendi kullanımındaki ... numaralı GSM hattı üzerinden belirtilen tarihlerde ardışık ve ardışık olmayan şekilde arandığı, böylelikle sanığın FETÖ silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirildiği mahrem imamlar ile irtibat halinde olduğu, sanığın sorumlu şahıslar tarafından tek taraflı olarak arandığı, yapılan görüşmelerin kısa süreli olduğu, bu hususun HTS kayıtları ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, S.Ö.'ün etkin pişmanlıktan yararlanarak kendisinin ve sanığın askeri yapılanma içerisinde mahrem imamlara bağlı (öğretmenlere) askeri personel (öğrenci) konumunda bulunduğunu beyan ettiği..." yönündeki tespitler ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.