Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/5770 E. 2025/5807 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/5770
Karar No
2025/5807
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5770 Karar No : 2025/5807

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): Öner Oğul Vekili : Av. Lezgin Ahmet Baybaşin -E-Teblig.at-

Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. Seda Aslım -E-Tebligat-

İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15/05/2018 tarih ve 2018/16092 sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Ankara 19. İdare Mahkemesinin 19/12/2019 tarih ve E:2018/7828, K:2019/3674 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdare Dava Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2021/6965, K:2021/6418 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bylock programına ilişkin MİT tarafından elde edilen bilgilerin istihbari nitelikte olduğu, örgüt kodlamasının delil olarak kabul edilemeyeceği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ahmet Özkan Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, davacı hakkındaki 07/12/2018 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından, "2015 MART ALAN" ve "ALAN" kısımlarında "EA" olarak olarak kodlandığı, "KURS TAKSİDİ" "100", "ETÜT 2015" kısmında "6" bilgilerine yer verildiği görülmektedir. Örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; öte yandan davacının örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı; "alan-içi" kategorideki "EA" kodunun, " "Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme - kampa kalma - her çağrıldığında gelme - sigara - karşı cins - namaz) kişileri" ifade ettiği, davacının "alan-içi" kategoride "EA" şeklinde kodlanması ile hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarih ve E:2017/614, K:2017/55 sayılı kararında yer alan; "... sanığın kullandığını beyan ettiği 0537 867 32 25 numaralı hatta ve hattın takılı olduğu cihazların bylock programının servis edildiği server bağlantısına ve hts kayıtlarına ilişkin cevabi yazılar sanıktan elde edilen Sony D6503 Xperia Z2 cep telefonu üzerinde yapılan incelemede" By.Lock(net.client.by.lock)"isimli uygulamanın yüklendiği..." tespitleri ile davacı hakkında "... yanımıza Yasin Aktan'ın örgütten tanıdığı örgüt evlerinden ayrılan polis memuru Öner Oğul isimli arkadaşı da eve aldık, yaklaşık 6-7 ay kadar bizimle irtibat kuran olmadı, adını yukarıda Nurullan olarak verdiğim şahıs bizim eve gelmeye başladı ve örgüt evine geçmemizi istedi ve bizi emekli polis memuru HASAN KOD Hüseyin Büker'e yönlendirdi bu şahsın gerçek adını evde cüzdanını unutmuştu kimliğini görünce öğrendim, bu şahıs bizi ikna etti ve bizim eve sohbet amaçlı gelip gitmeye başladı bir ara yanında MUSA KOD isimli muhtemelen akrabası olan Sivaslı birini getiriyordu bu şahıs da sohbet verirdi, artık sohbetlerde bu durumun düzeleceğini hükümetin gideceğini sabretmemizi söyleyerek örgüte bağlı kalmamızı sağlıyorlardı, arkadaşlara HASAN KOD isimli şahsın gerçek ismini söyleyince tedirgin oldular bu şahsa artık gelmemesini söyledik. Kendisi gelmemeye başladı ancak MUSA KOD isimli şahıs gelmeye ve sohbet vermeye devam etti, bize tedbiri artıracağını ve telefona program kuracağını bundan sonra bu programla görüşeceğimizi söyledi..." yönündeki R.A. isimli tanık beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2017 tarih ve E:2017/55, K:2017/614 sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30/04/2018 tarih ve E:2018/716, K:2018/1181 sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 23/12/2020 tarih ve E:2019/9778, K:2020/6707 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Üye

Üye Fethi ASLAN Musa ALBAYRAK Yunus AYKIN Şaziye FIRAT CİVELEK Cengiz AYDEMİR

CZL/Zİ

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/5770, K. 2025/5807, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-5770-e-2025-5807-k-e39b5de208e0