Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/5191 E. 2025/5806 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/5191
- Karar No
- 2025/5806
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5191 Karar No : 2025/5806
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): Celal Güler Vekili : Av. Sinan Tumlukolçu -E Tebligat-.
Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. Esra Erdoğan Özdemir -E Tebligat-
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin 23/10/2018 tarih ve 2018/40981 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Ankara 22. İdare Mahkemesinin 17/10/2019 tarih ve E:2019/76, K:2019/2911 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdare Dava Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2020/6064, K:2022/146 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Bylock kullanmadığı, örgüt kodlamasının delil olarak kabul edilemeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Ahmet Özkan Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkındaki 12/02/2019 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından, "A5" olarak olarak kodlandığı görülmektedir. Örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; öte yandan davacının örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı; "alan-içi" kategorideki "A5" kodunun, "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade ettiği, davacının "alan-içi" kategoride "A5" şeklinde kodlanması ile hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2018 tarih ve E:2018/271, K:2017/338 sayılı kararında davacı hakkında "...cemaat sohbetlerine katıldığı..." yönündeki gizli tanık Amasya'nın beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2018 tarih ve E:2018/271, K:2017/338 sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2018/2378, K:2019/541 sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22/06/2021 tarih ve E:2020/9, K:2021/4239 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Üye Fethi ASLAN Musa ALBAYRAK Yunus AYKIN Şaziye FIRAT CİVELEK Cengiz AYDEMİR
Zİ/CZL