Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/14561 E. 2025/9203 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/14561
Karar No
2025/9203
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14561 Karar No : 2025/9203

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğuna ilişkin kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, dava konusu işlemin eksik ve yetersiz inceleme sonucu gerçekleştirildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ".. Sanığın kullanımında olan ... numaralı hattın, İstanbul ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan 05.04.2014 tarihinde askeri personel üsteğmen D. Z. S. ile ardışık olarak arandığı; 20.04.2014 tarihinde askeri personel D. Z. S., A. Ş. ve İ. Ç. ile ardışık olarak arandığı, yine Konya ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan 26/04/2014 tarihinde askeri personel... ile ardışık olarak arandığı; İstanbul ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan 10.05.2014 tarihinde A. Ş. ve İ. Ç. ile ardışık olarak arandığı, Konya ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan 17.05.2014 tarihinde askeri personel İ. Ç. ile ardışık olarak arandığı, İstanbul ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan 06.07.2014 tarihinde askeri personel üsteğmen A. G. ile ardışık olarak arandığı, ayrıca sanığın 2012-2016 yılları arasında Isparta, Sakarya ve İstanbul ilinde bulunan farklı sabit/ankesörlü hatlardan çok sayıda tekil olarak arandığı tespit edilmiştir. Tüm bu arama kayıtları incelendiğinde; yukarıda değinilen genel açıklamalar ışığında Yargıtay'ın belirlediği örgütsel arama kriterlerine uyduğu, aramaların çoğunlukla mesai gün ve saatleri dışında gerçekleştiği, aranan kişilerin askeri personel olduğu anlaşıldığından; mahkememizce sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde kullandığı ardışık arama yöntemi ile aranarak örgütsel toplantılara çağrılmış olduğu,Tüm dosya kapsamına göre; sanık ile ardışık aranan tanık A. G. ile İ. Ç.’in piyade okulunda devre arkadaşı olmaları hasebiyle aynı ilde olduklarının anlaşıldığı, sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde kullandığı ardışık arama yöntemi ile aranarak örgütsel toplantılara katıldığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın TSK içerisinde üsteğmen rütbesi ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına gizlilik içeren örgütsel faaliyetler yürüttüğü kanaatine varılmıştır.." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/14561, K. 2025/9203, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-14561-e-2025-9203-k-93c5c7ab6059