Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14022 E. 2025/12806 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14022
- Karar No
- 2025/12806
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14022 Karar No : 2025/12806
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Amasya İli Merzifon İlçesi'nde konuşlu bulunan 5'inci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Hv. Uçk. Bkm. Tğm. sınıf ve rütbesinde görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ...(İdare Mahkemesi kararında ve Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında sehven... yazılmıştır.) tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağlantısı olduğunu gösterir somut herhangi bir delil bulunmadığı halde soyut ve belirsiz nitelikteki irtibat ve iltisak kavramları gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığı, örgüte ait okul, dershane veya kurslara gitmediği, örgüte ait evlerde kalmadığı, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıf veya dernek üyeliği bulunmadığı, örgütle irtibatlı gazete ve dergi aboneliği bulunmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ankesörlü telefon ile görüşme kaydı bulunmadığı, eksik inceleme ile sadece ceza mahkemesi kararı ile bağlı kalınarak davanın reddine karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 Sayılı Kanun ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, "...davacının ise silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edildiği, hakkında yürütülen adli yargılama esnasında toplanan deliller ve alınan ifadelerden örgüt ile irtibat veya iltisak içinde olduğu hususunun sübuta erdiği, bu çerçevede, davalı idarece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak ve mensubiyet düzeyinde ilişkisinin olduğu şeklindeki değerlendirmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü..." belirtilerek dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, anılan İdare Mahkemesi ve Dava Dairesi kararı, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin salt davacının ceza yargılaması sonucunda hapis cezasıyla cezalandırıldığı gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde ise; -davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 11/07/2019 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla ... TC kimlik numaralı babası ...'un davacıya veli olarak atandığı, akabinde ise hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 16/11/2021 tarihinde tahliye edildiği ve hali hazırda davacı hakkındaki kısıtlılık durumunun bulunmadığı, -S.Ö. adlı şahsın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında 10/04/2019 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinin yer aldığı sorgulama tutanağında, ".. Ankara ilinde bulunduğum dönemde benimle ilgilenen ... Kod adli kişi beni Keçiören'de bulunan bir eve götürdü. Bu evde beni ...ile tanıştırdı. Ben kendisine zaten ... ile tanıştığımızı söyledim. ... bize Merzifon'da birlikte aynı eve çıkmamızı söyledi. Bu esnada evde bulunan ... Kod adlı N.E. ile tanıştırdı. Merzifon'da bizimle artık ...'in ilgileneceğini söyledi. 2010 yılında Merzifon ilçesine atandım. Kursum bittikten sonra Merzifon ilçesine geldim. Buraya geldiğimde ...'un Y.D. ile aynı eve çıktığını öğrendim. Daha sonra bende bu şahıslarla aynı evde kalmaya başladım. Merzifon ilçesine geldikten sonra ... Kod adlı N.E. isimli şahıs bizimle ilgilenmeye başladı. Ara ara bizim evimize geliyordu bazen de kendisinin belirttiği eve gidiyorduk. Burada genelde namaz kılma, Fethullah Gülen'e ait kitapları okuma, bazen Fethullah Gülen'e ait videoları seyretmek şeklinde faaliyetler oluyordu. Bir araya geldiğimizde bir sonraki toplantının yer ve zamanını belirlenirdi. Toplantının yer ve zamanı değiştiğinde ya da iptal olduğunda N.E. sabit hattan bizim cep telefonumuzu arayarak 'halı saha maçı şurada ya da iptal oldu' şeklinde şifreli olarak bize belirtirdi. Bir önceki ifademde S.K. isimli şahıstan bahsetmemiştim. Bu şahıs da burada bulunduğumuz dönemde bir ara bize mahrem abilik yaptı. Bu şahısla da ... kod adlı N.E. ile birlikte yaptığımız faaliyetleri gerçekleştirdik. S.K. de bazen toplantının yer ve zamanı değiştiğinde ya da iptal olduğunda sabit hattan bizim cep telefonumuzu arayarak 'halı saha maçı şurada ya da iptal oldu' şeklinde şifreli olarak bize belirtirdi. ... kod adlı kişi, ... kod adlı ve F.H. isimli kişilerin üst konumunda yer alan birisi idi. Bu kişi bizim önemli problemlerimiz olduğunda devreye girerdi. Bu kişi bize sohbet vermezdi. Şu anda ... kod adlı kişinin R.A. olduğunu öğrendim. ... kod adlı R.A.'nın bizi sabit hatlardan aradığını hatırlamıyorum. Bizimle ilgilenen bu kişiler her ay bizden himmet adı altında para isterlerdi. Banka tarafından yatırılan promosyonları da isterlerdi. Ben kendi adıma para vermek istemezdim ancak bazı zamanlarda ısrarları neticesinde cuzi bir miktar kendilerine verdim...." ve davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası kapsamında 19/10/2018 tarihinde SEGBİS vasıtasıyla alınan ifadesinde, "Sanığı tanırım, ...'dur, aynı evde 2011-2014 yılları arasında beraber kaldık, sanığı okulda görmüşlüğüm vardır, ancak bize Ankara'da teknik eğitim kursu sırasında cemaat vasıtası ile tanıştırdılar, aynı yere görevlendirdiğimiz için aynı evde kaldığımız söylediler, Merzifon'da bu şekilde beraber kaldık, kaldığımız evde sohbetler oluyordu, sohbetleri başta N. veriyordu, daha sonra F. vermeye devam etti, sohbetler dini içerikliydi, Kuran okunurdu, namaz kılınırdı, ara sıra Fettullah Gülen videoları izlenirdi, okumamız için bize kitapları verilirdi, belli bir sürede okumamız istenirdi, evimiz ... mah. Florya sitesindeydi, ...'ı tanıdığım kadarı ile Yozgat Yerköy'lü idi, babası çiftciydi, kardeş sayısını bilmiyorum, o dönem arabası yoktu, bekardı, daha sonra nişanlandığını duydum, bize örgüt tarafından beraber kalmamız telkin edildi, ancak ev seçimini biz yaptık, hatta önce tuttuğumuz ev bakımsız olduğu için evimizi değiştirdik, sanık ile dini sohbet haricinde herhangi bir terör örgütü faaliyetinde bulunmadık, sanığın himmet verdiğine görgüye dayalı bilgim yoktur, ancak ben de o da himmet veriyorduk, bizden yıllık bir miktar istenirdi, ay ay bu belirlenen miktar bizden talep edilirdi, ben bu miktara hiç ulaşmadım, bzen vcermiyordum, sanığın bizzat verdiğini görmedim, zaten bu miktar belirleme olayı da kişisel olurdu, gizli tutulurdu, ben kendi himmetim ile ilgilendiğim için sanığa dikkat etmedim, ancak onun da benim gibi verdiğini düşünüyorum,ben Merzifon'dan 2014 yılı Haziran ayında ayrıldım, Konya'da beni başka bir mahrem imama devir ettiler, sanığın daha sonra kiminle devam ettiğini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, -R.K. adlı şahsın, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası kapsamında 18/05/2018 tarihinde Suluova Asliye Ceza Mahkemesi'nde SEGBİS vasıtasıyla alınan ifadesinde, "...'u tanırım. Kendisi Merzifon Ana jet üst komutanlığında Astsubay olarak görev yapardı. Bekardı. Ben kendim bu yapılanmaya dahil olduktan sonra benim sorumluluğumda astsubay olarak görev yapan zaman zaman bir zaman üç farklı grup olurdu bu gruplar ikişer üçer kişilik küçük gruplardı.Fakat ... bekar olduğu için onun bir grubu yoktu, ben onunla her hafta görüşürdüm. Diğer gruplardakiler birbirlerini tanımazlardı. Ve gruplar küçük gruplar şeklinde olurdu. Ben her bir grupla ortalama haftada bir gün görüşürdüm. ...da genellikle ...'un evinde görüşürdük, görüştüğümüz zaman dini konularda ve güncel konularda görüşürdük. Çalıştıkları yerde neler olup bittiğini konuşurduk. Beraber namaz kılardık. Bu şahsın darbe girişimine destek olacağını düşünmem. ... himmet adı altında cüzi bir miktar para öderdi. Çünkü ailesine destek oluyordu. Hatırladığım kadarıyla 2015 yılında kendisine bir dil kursu çıkmıştı, o tarihten sonra İzmir'e gitmişti. Himmet adı altında ödediği cüzi miktarı her ay bana teslim ederdi. Kendisi Yozgatlıydı, geldiği yerde de bu yapılanmayla alakalı olduğunu söylerdi. İlk tayin yeri Merzifon muydu hatırlamıyorum çok genç birisiydi. Amasya'dan gelen bu yapılanmada benden daha etkili olan birisi bu şahsı benim sorumluluğuma bıraktı. Ama bana teslim eden şahsı da hatırlayamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, -M.D. adlı şahsın, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı Amasya Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası kapsamında 08/05/2018 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde SEGBİS vasıtasıyla alınan ifadesinde, "Ben Sosyal Bilgiler öğretmeni iken 01/09/2016 tarihinde ihraç edildim, ben FETÖ/PDY terör örgütünde mahrem imam olarak sohbet veriyordum, R.K. da FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde benimle aynı statüde idi, R.K.'yı 2010 yılından beri tanıyorum, 2014-2015 yılında FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde ben R.K.'dan bir üst kademesine yükseldim ancak ben yine de R.K.'nın sohbet verdiği kişileri biliyordum, okumuş olduğunuz iddianamede sanık olarak yer alan ...'u da; 2015 yılına kadar R.K.'nın sanığa örgüt yapılanması kapsamında sohbet abiliği yaptığından dolayı tanıyorum, sanık ... tek kişilik bir gruptu, düzenli olarak R.K., sanığın evine giderek, onun evinde haftata bir kez görüşme yapıyordu, bu görüşmelerde haftalık Kuran-ı Kerim okuma, namaz kılma ve Fetö/PDY terör örgütü ele başı Fethullah Gülen'in kitaplarını okumadan ibaretti, ben himmet verdiğini hatırlıyorum ancak ne sıklıkla yada ne miktarda verdiği hususunu hatırlamıyorum, sanık ... bu yapı içerisinden evlenmek istediğini R.K.'ya söylemiş o da bana iletti, ben de sanık ile evlenme hususunda görüştüm, görüşmenin içeriğinde kendisi ile (çalışan/çalışmayan, nereli, boyunun nasıl olması, v.b.) nasıl bir eş istediği hususunda görüştük, Kendi memleketine yakın olan bir şehirden, çalışan bir bayanla evlenmek istiyordu, söylediği bilgilere göre de sanığa şu an kimin önerdiğini hatırlamadığım bir eş adayının fotoğrafını göstermiştik, bir katalogdan seçme gibi bir durum söz konusu değildir, zaten evlenmek isteyen şahıslara uygun olan tek bir resim gösteriliyor, uygun bulunursa görüşüyor, uygun bulmaz ise yaklaşık 1-2 ay ara veriliyor, başka bir aday var ise onun resmi gösteriliyor, bir katalog yoktu, bu gösterdiğimiz adayların resimleri genel olarak örgüt yapılanması kapsamında bizim üst kademelerimizde bulunan kişilerce bize bilgisayar ortamında iletiliyordu, benim ...'a resmini gösterdiğim eş adayı ile görüşmeyi kabul etti, görüştüler ancak olumsuz sonuçlandı, sonrası bana yansımadı, sanık ...'da dil kursu için İzmir'e gitti diye hatırlıyorum, sonrasında kendisinden haber yada bilgi almadım, sanık hakkında bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum. Kısmen çelişki sebebiyle tanıktan soruldu; ben C.Savcılığı aşamasında ...'un düzenli himmet verdiğini söyledim, himmet toplanırken her kişi yılda bir kaç kez himmet veremeyebiliyordu, bu istisnalar düzeni bozmuyordu, düzenliden kastım her ay olmasa da çoğunlukla himmet verdiği yönündedir, benim şimdiki beyanlarım daha anlaşılırdır, ben sanığın himmet verdiğini biliyorum ancak ne sıklıkta yada ne kadar miktarda verdiğini hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, -N.Y.G. adlı şahsın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen... sayılı soruşturma kapsamında 03/11/2017 tarihinde şüpheli sıfatıyla ek beyanda bulunduğu sorgulama tutanağında, "... Bizzat sohbet esnasında, devretme ve devralma aşmasında görmüş olduğum Astsubaylar ise B.Ö. (B-15 120. Sırasına kayıtlı), M.M.Y., A.G.,..., S.G., ..., M.S., E.S. isimli astsubayları ben bizzat sohbet esnasında veya devretme devralma aşamasında gördüm..." ve davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası kapsamında 18/05/2018 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde talimat ile alınan ifadesinde, "Sanığı Merzifon 5. Ana Jet Üssünde mahrem imam olarak görev yaptığım dönem içerisinde örgüt mensubu olan Astsubaylardan olması nedeniyle tanırım, sanık benim gurubumda değildi ancak sanığı örgüt üyesi astsubayların listesinde ve devirlerden tanıyorum, sanığı devir aşamasında da görmüştüm, bu konuda daha önce ayrıntılı ifade vermiştim, o ifadelerim de geçerlidir." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda hapis cezasıyla cezalandırıldığı gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkındaki tanık beyanlarının birbirini destekler mahiyette olması ve davacıya ait kişisel bilgiler ile uyumlu olması nedenleriyle itibar edilebilir nitelikte olduğu ve bu kapsamda, davacının, örgüt mensuplarının yönlendirmesiyle örgüte ait evde kalma, örgütün sohbet adı verdiği toplantılara katılma, örgüt içerisinde yer alan mahrem imamlar ile görüşme, himmet verme ve örgüt aracılığıyla evlilik için görüşme yapma suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.