Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/12826 E. 2025/14238 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/12826
Karar No
2025/14238
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12826 Karar No : 2025/14238

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle yapılan ceza yargılamasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verildiği, Ceza Mahkemesince çelişkiler ve yanlışlıklar içeren itirafçı beyanının hükme esas alındığı, örgütle iltisaklı dernek ve sendikada üyelik kaydının ve Bank Asya hesabının bulunmadığı, örgütle irtibatına dair somut delil ve gerekçe gösterilmediği, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verile ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın lise eğitimi döneminde örgüt ile bağ kurduğu, örgütün en önemli insan kaynaklarından cemaat ve ışık evi olarak bilinen genelde üniversite öğrencilerinin kaldığı evlere gitmeye başladığı, dini içerikli sohbet, örgüt liderinin video kayıtlarının izlenmesi vb. şeklinde örgütsel faaliyetler içerisinde bulunduğu, üniversite ve askeri sınavlara evlerde örgüt mensupları refakatinde hazırlandığı, örgüt mensupları tarafından ... kod adı verildiği, 2010 yılında Harp Okulu'nu kazandığı, yine örgüt ile irtibatını devam ettirdiği, tanık T.Ö. ve İ.Ç. tarafından doğrulandığı, subay olarak belki Devletin en mahrem biriminde görev yaptığı, ne iş yaptığını bilmediği örgütsel manada abi denilen şahsın imamlığında gerçekleşen toplantılara katıldığı, eğitim gördüğü ve görev yaptığı yerlerde bağını devam ettirdiği, kod adı verildiği, gerçek adı dışında başkaca ad ile hitap edilmesini sorgulamayıp faaliyetlerini gizlilik ve hiyerarşi içinde sürdürdüğü, farklı birimden kişilerin organizasyonu içinde yer aldığı, gizlilik içinde yürüttüğü ... Sanığın asker, yani subay olarak görev yapsa bile darbe girişiminde görev veya vazifesinin tespit edilemediği, ancak örgütsel görevi bulunduğu, zira askeri mahrem yapılanma içerisinde yer aldığı, toplantılara katılıp himmet adı altında para verdiği, devamında toplantılarda bilgi akışını sağladığı, T.Ö. ve İ.Ç. ile mahremiyeti bozmayacak şekilde gizli grup oluşturulduğu, sabit hatlardan arandığı, halka açık yerlerde dikkat çekmeyecek şekilde irtibat kurma, örgüt evinde toplanma, örgüt evi kurma, dini içerikli sohbetlere katılma ve örgüt liderinin video kayıtlarını izleme vb. şeklinde gerçekleştirilen örgütsel faaliyetlere katıldığı, TSK içerisinde namaz kılma, abdest alma, mülakat başvurusunda annesinin başı açık fotoğrafının olma yönünde talimat aldığı, kararları hür iradesiyle verme özgürlüğüne sahip olmayıp, örgüt tarafından verilecek sorumluluğu beklediği ... Sanığın okul dönemi ve çalışma hayatında örgütsel bağı bulunduğu, öncesinde bağının tespit edildiği, dini duygunun ötesinde irtibat kurduğu, hem Kırıkkale hem Ankara'da bağının devam ettiği ... Sanığın sınavına hazırlanırken örgüte ait evlerde ders çalışma bahanesiyle bulunduğu, Harp Okulunu kazanıp eğitim görürken örgüte ait evlerde sohbetlere katıldığı, mezun olduktan ve atandıktan sonrada örgüte ait evlere gittiği yahut evinde örgüt mensuplarıyla buluşulduğu, irtibatının devam ettiği, hatta İ.Ç'nin beyanına göre örgüt mensuplarının talimatıyla örgüt evi kurulduğu, kaldı ki kadrolaşmada ehil olmayan kişilerin yerleştirildiği düşünüldüğünde örgütsel kadro için kullanıldığı ... Sanığın deşifre olmamak, iletişim halinde olduğu kişilerin tespitini engellemek için örgütsel haberleşme ağını kullandığı, yani ankesörden haberleştiği, asker kişilere abilik yapan şahısların ileride deşifre olmaması için gizliliğe riayet ederek kod adı verildiği, zira kod adı kullandığı, yani örgütsel talimatla hareket ettiği, Kamuda görev yapmasına rağmen Devlet organları tarafından söylemlere kulak asmayarak talimatlar doğrultusunda hareket ettiği ... Sanığın K. tarafından büfe/ankesörlü sabit hatlar aracılığı ile farklı tarihte ardışık arama olarak nitelendirilen örgüt içi mahremiyeti sağlamak, deşifre olma tehlikesini ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen yöntemle arandığı, sanığın örgüt içi grup arkadaşı İ.Ç. ve T.Ö.'nün beyanları ve HTS kayıtlarıyla aramaların mahiyetinin desteklendiği, kaldı ki ardışık arama yapıldığının tespitiyle ortaya konulduğu, toplantı yer ve zamanının aramalar yoluyla kararlaştırıldığı, ayrıca buluşma yerinde direk irtibat kurulmadığı, göz göze gelindiğinde mesafeden takip edilerek buluşma evine ulaşıldığı ... Sanığın kamuda çalıştığı kuruma bağlı hesap vermesi gerekirken, sohbet adı altında baş başa veya grup halinde görüştüğü asker abilerine, daha doğrusu gerçek adını dahi net bilmediği kurum dışı birine bilerek veya bilmeden bilgi aktarımında bulunduğu ... Buna göre, sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri yapılanması içerisinde yer aldığı, lise öğrenciliği zamanında ders çalışmak için örgüte ait eve gittiği dönemde kurduğu bağı koparmadığı, devam eden dönemde yani subay eğitimi alırken ve atandıktan sonra arttırarak devam ettirdiği, deşifre olmamak veya iletişim halinde olduğu kişilerin belirlenmesini önlemek için ardışık arama olarak adlandırılan sabit büfe/ ankesörlü hatlardan arandığı, örgütün talimatlarına uygun davranışlar gösterdiği, eylemlerini samimi şekilde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle ifadelerinde anlattığı, her ne kadar örgüt üyesi olmadığını, daha doğrusu devletine ihanet etmediğini iddia etmiş ise de, devlet hiyerarşisi dışında başkaca hiyerarşik düzene tabi olmasının başlı başına devlet mekanizmasına aykırılık teşkil ettiği ve örgütsel hareket ettiğinin değerlendirildiği, örgüt üyeliği için gerekli kriterleri taşıdığı, bağımsız hareket edemediği, aldığı talimatlarla tavır geliştirdiği ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/12826, K. 2025/14238, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-12826-e-2025-14238-k-99eb0f80e989