Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/12256 E. 2025/8399 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/12256
- Karar No
- 2025/8399
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12256 Karar No : 2025/8399
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Çocuğunu hiçbir zaman FETÖ/PDY'ye ait okula göndermediği, hiç kimsenin işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı cezalandırılamayacağı, kodlama bilgisinin çelişkili olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, fişlemenin hukuka aykırı olduğu ve aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği, hiçbir somut delil gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, savunma hakkı tanınmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...tanık beyanlarına göre sanığın 2005-2006 yıllarında örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, 2014 Aralık ayından 2015 yılı Mayıs ayına kadar olan süreçte de örgütün sohbet toplantılarına düzenli olarak katıldığı, sanığın katıldığı sohbetlerde örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in kitaplarının okutulduğu ve videolarının izletildiği, sohbete katılanların örgütten kopmaması için hükümet aleyhine sözler söylendiği, örgütsel sohbetlerde sanığın örgüte himmet verdiği, sanığın evinde de örgütsel toplantı düzenlendiği, sanığın örgüt içinde aktif olduğu, sanığın örgütsel bazı sohbetleri organize ettiği, sanık ile tanıklar arasında tanıkların sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, 2013-2016 yılları arasında Amasya ilinde örgüte ait öğrenci evinde kalan ve hakkında örgütte küçük bölgeci olduğuna dair beyanlar bulunan E.Ş.’in kaldığı örgüt evine, sanığın, ortaokulda okuyan oğlu...’i ders çalışması için götürdüğü, bu örgüt evine dışarıdan gelen öğretmenlerin sanığın oğluna ders çalıştırdığı, sanığın E.Ş.’i 2015 yılı ramazan ayında kendi evine iftara götürdüğü, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan işlem gören kişilerle yoğun telefon irtibatının bulunduğu, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Sivas ili tepe yönetiminde bulunan N.S. ile telefon görüşmelerinin olduğu, sanığın örgütle iltisaklı eğitim kurumları ile telefon irtibatının bulunduğu, örgütle iltisaklı Kimse Yok mu derneği ile HTS kaydının bulunduğu, sanığın bu derneğe yardım amaçlı mesaj atmış olabileceğini beyan ettiği, sanığın oğlu ...'in KHK ile kapatılan Özel Sivas Ufuk Temel Lisesinde 2015-2016 eğitim öğretim döneminde öğrenim kaydının bulunduğu, sanığın sabit ve ankesörlü hatlardan tekil aramalarının bulunduğu, sanığın sabit ve ankesörlü hatlardan polis memuru olan ya da ve emniyet mahrem yapılanmasında bulunan örgüt üyeleriyle ardışık aramalarının mevcut olduğu, sanığın polis memuru iken örgütün emniyet mahrem yapılanmasında kullanılan ardışık arama ve tekil arama yöntemiyle arandığı, sanığın örgütün mahrem sorumluları tarafından tedbir gereği sabit hattan aranarak örgütsel görüşmelere çağrıldığı, sanık ile ardışık aranan kişilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan işlem gördüğü ve ceza aldığı, sanığın tekil aramalar ve ardışık aramalar hakkında hayatın olağan akışına uygun, makul, mantıklı, inandırıcı, kabul edilebilir bir açıklama getiremediği, sanığın Fetö /PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, örgütün sanık ile örgütsel manada ilgilendiği, sanığın örgütsel tabirle "öğrenci" denen konumda bulunduğu, sanığın sivil unsurlar tarafından örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden arandığı...'' tespitleri de, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacı tarafından temyiz başvuru ve karar harcının yatırıldığı anlaşıldığından yatırılan temyiz giderinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen diğer yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.