Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/11003 E. 2025/9439 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/11003
- Karar No
- 2025/9439
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11003 Karar No : 2025/9439
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih v... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, bu kavramların sadece kanunla tanımlanabileceği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, mahkumiyet kararının kamu görevinin sonlandırılmasından sonra verildiği, ByLock uygulamasının sadece terör örgütü üyeleri tarafından kullanılmadığı, ByLock uygulaması verilerinin yasa dışı delil olduğu, hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, bu delile ilişkin bilgilerin tarafına verilmediği, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin hiçbir somut delil olmadığı, Anayasa ve AİHS'de korunan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile müdafinin katılmadığı celsede yargılamanın bitirildiği, müdafinin esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri sorulmadan karar verildiği gerekçesiyle bozulduğu, davacının ceza yargılamasının ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinde E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüş olup, Yargıtay tarafından usulden bozulmasına karar verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "... ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2018 tarihli yazısı ekindeki soruşturma evrakı incelendiğinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Albay olarak görev yapan sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan... GSM nolu hattının; Y. Ç., C. Ç. ve A. Ü. adına kayıtlı ankesör-ücretli sabit hatlardan 4 kez aranma kaydının olduğu, bu ankesörlü telefonlardan aynı komutanlıkta görevli çok sayıda başka personelin de aranmış bulunduğu; sanığa ait aynı GSM numarasının 19.09.2013 tarihinde aynı birlikte görev yapan aynı rütbedeki Albay E. S. ile ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında dosya kapsamında somut olay irdelendiğinde; hukuka uygun olarak elde edilen (HTS) kayıtlarının incelenmesinde, sanığın kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan ... GSM nolu hattının sabit hatlı telefonlardan 2013 yılında toplamda 4 kez ankesör/sabit hattan aranma kaydının bulunduğu, ayrıca aynı birlikte görevli askeri personelle ardışık arama kaydının da tespit edildiği, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.