Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/2634 E. 2025/3755 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/2634
Karar No
2025/3755
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2634 Karar No : 2025/3755

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yapı Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Mersin ili, Yenişehir ilçesi Değirmençay ve ... Mahalleri mevkiinde bulunan ve davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan S:... (ER:...) ruhsat numaralı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesi ile ilgili olarak verilen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumsuz" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarece yapılan değerlendirme neticesinde, projeye ilişkin maden ruhsat alanı ortasından Mersin Büyükşehir Belediyesi uhdesinde olup birçok mahalleyi şehir merkezine bağlayan ve aktif olarak kullanılan ulaşım yolunun geçtiği, patlatmalı faaliyet planlanan ocak-1 alanının yola eğimli olacak şekilde ve yola 60 metre mesafede yer aldığı, ocak basamaklarının yola cephesinin bulunması nedeniyle madencilik (patlatma ve nakliye) faaliyetlerinin ulaşım yoluna olumsuz etkilerinin kaçınılmaz olduğu, patlatmasız üretim planlanan ocak-2 alanı ile pasa alanının ise oldukça eğimli bir alanda planlanması nedeni ile iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda etkisini artıran kuvvetli Meteorolojik hadiseler ve bilhassa kuvvetli yağışlarla birlikte oluşacak akma ve kaymalardan alt kotlarda yer alan dere ve meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazilerinin zarar görme ihtimali göz önüne alınarak seçilen proje alanının konumu ile topoğrafik şartlarının uygun olmaması, olumsuz kurum görüşleri ile ÇED süreci içerisinde görüş ve önerileri alınan yöre halkının projeye ilişkin itirazları birlikte değerlendirildiğinde bahse konu alanda açık işletme yöntemiyle patlatmalı ve/veya patlatmasız kazı ve döküm faaliyetlerini içeren madencilik faaliyetleri gerçekleştirilmesinde çevresel ve sosyal etkiler açısından sakınca görüldüğünden bahisle söz konusu proje için "ÇED Olumsuz Kararı" verildiği; mevzuat hükümlerinin dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi heyetince yapılan tespit ve değerlendirmelerle birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu projenin gerçekleştirilmesi planlanan alanda açık işletme yöntemiyle patlatmalı ve/veya patlatmasız kazı ve döküm faaliyetlerini içeren madencilik faaliyetlerinin bölgenin eğimli yapısı, köy grup yolu üzerinde olması, bölgenin karstik yapısı nedeniyle yer altı su kaynaklarını etkileyebilecek olması hususları dikkate alındığında, olumsuz Kurum görüşleri ile yöre halkının itirazları da gözetilerek projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde çevre açısından sakınca görülerek verilen dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresinin daha önce olumlu kanaat bildirdiği, bahsedilen kargır çeşmenin giderek küçülen ÇED sahasının dışında kaldığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün uygun görüşünün alındığı, ÇED Raporu içerisinde patlatma, titreşim, gürültü, toz emisyon yönünden T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ‘nın yayınlamış olduğu Çevresel Etkiler Kılavuzuna göre hazırlandığı, yola uzaklığı 60 metre olduğu belirtilen ocak-1 alanının patlatma ile taş savrulma mesafesinin 48,9 metre olduğu, yine planlanan ocak–2 alanı ve pasa alanı yerinin uygunsuzluğu ile ilgili ÇED süreci içerisinde herhangi bir komisyon üyesinin olumsuz bir görüşü bulunmadığı, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün görüşlerinde istenilen taahhütlerin ÇED Raporu içerinde verildiği, pasa alanı ile ilgili alınacak tedbirlerin yine rapor içerisinde belirtildiği, ÇED süreci içerisinde söz konusu proje ile ilgili yapılan toplantılarda Bakanlığın ÇED olumsuz karar yazısının son paragrafında belirtilen çekinceler ile ilgili teknik bir olumsuzluk bugüne kadar hiçbir kurum tarafından verilmediği, raporun mevzuata uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/2634, K. 2025/3755, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-2634-e-2025-3755-k-68685d9f52ed