Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/1859 E. 2025/3653 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/1859
- Karar No
- 2025/3653
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1859 Karar No : 2025/3653
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın turizm tesisi gerçekleştirilmek üzere dava dışı firmaya ek alan olarak kesin tahsisine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu ve 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 8.maddesi uyarınca turizm amaçlı olarak kullanılmak üzere davalı idareye tahsis edildiği, davacıların söz konusu taşınmazın hissedarları arasında yer almadığı, dosya kapsamında davacının taşınmaza dair mülkiyet veya sınırlı ayni ya da şahsi bir hak sahibi olduğuna, hukuken korunmaya değer bir menfaati bulunduğuna ilişkin herhangi bilgi veya belgenin bulunmadığı, dava dilekçesinde bu yönde herhangi bir iddianın da ileri sürülmediği, aksine taşınmazın kısmen zilyetlik suretiyle kullanıldığının beyan edildiği, davacı beyanlarına göre söz konusu zilyetliğin yalnızca fiili hakimiyete dayalı bulunduğu, başka bir anlatımla esasen evveliyatında Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın davacılarca işgal edilmek suretiyle fiilen kullanıldığı, söz konusu kullanımın herhangi bir yasal dayanağının olmadığı, davacıların taşınmaz üzerinde hukuken korunması gerekli meşru herhangi bir haklarının bulunmadığı, dolayısıyla salt söz konusu fiili kullanım durum gerekçe gösterilerek zilyedlerin taşınmazın aynına dair değişiklikler bakımından hukuken korunması gerekli güncel ve meşru bir menfaati bulunduğundan bahsedilemeyeceği, dava konusu işlemin iptalini talep hususunda ehliyetli olmadığı açık olan davacılarca ikame edilen davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1.fıkrasının "b" bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu taşınmazda davacıların aileleri ile birlikte 1957 yılında yapılan sözleşme gereği yaklaşık 60 yıldır yaşadıkları ve tarım ve hayvancılık faaliyeti yürüttükleri, bataklık vasfındaki taşınmazın tarım alanına davacılar tarafından yapılan çalışmalar neticesinde döndürüldüğü, lehine tahsis yapılanlarca mevcut ağaçlar kesilmek suretiyle çevreye zarar verildiği, 2018 yılında gerçekleştirilen tahsis işleminin davacılara bildirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının karşı oyda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; davacıların, yakınları tarafından 1957 yılında idare ile yapılan sözleşme uyarınca ıslah edilen bataklık niteliğindeki taşınmazda yaklaşık 60 yıldır tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları ileri sürülerek söz konusu taşınmazın turizm tesisi gerçekleştirilmek üzere dava dışı firmaya tahsisine ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle bakılan davayı açtıkları, dava konusu işlemin mevzuata aykırı olarak tesis edildiğine dair somut iddialarda bulundukları anlaşılmaktadır. Davacıların dava konusu taşınmaza komşu parseli kullanmaya devam ettikleri, iddiaları karşısında, dava konusu işlemin fiili tasarruf ve taşınmazın bulunduğu yer itibariyle davacıların menfaatini doğrudan etkilediği dikkate alındığında dava açma ehliyetinin belirtilen iddialar kapsamında geniş yorumlanması gerektiği dolayısıyla davacıların dava konusu işlemle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna varılmış olup, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.