Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/2275 E. 2025/3559 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/2275
- Karar No
- 2025/3559
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2275 Karar No : 2025/3559
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Salihli ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan gazino faaliyet konulu işyerine ait ... tarihli, ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile söz konusu işyerinin 16/03/2023 tarihi itibarıyla icrai sanattan men edilerek kapatılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile görsel kayıtlardan, taşkın saha olarak belirlenen Gediz Nehrine sıfır mesafede, Adala Regülatörünün su toplama havzasında bulunduğu ihtilafsız olan işyerinde faaliyet gösterilmeye devam edilmesinin, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz edeceği açık olduğundan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmadan, açık hata ile tesis edildiği anlaşılan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlem ile işyerinin icrai sanattan men edilerek kapatılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Dairelerinin 06/03/2023 tarihli ara kararına cevaben Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünce verilen 26/03/2024 tarihli yazıda, "İşletmenin üzerinde bulunduğu taşınmazın İdareleri adına tapulu olmamakla birlikte, tescil harici alanda kaldığı, ancak "Adala Regülatörü" tesisinin su basma sahasında bulunması sebebiyle İdarelerinin sorumluluğundaki bir alanda bulunduğu, söz konusu alanın İdareleri adına tapulanmamasının esas sebebinin ise "Dere Yatağı" niteliğinde olmasından kaynaklı tapulamaya dolayısıyla kamulaştırma işlemine konu edilememesi olduğu, işletmenin imar duruma ilişkin hususlar ile "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği" ve "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği" kapsamında "Yerleşik Alan" sınırları belirlenirken ilgili kurum ve kuruluş görüşlerinin alınmasının zorunlu olduğu, bu bakımdan sorumluluk sahalarında inşa edilen ve ruhsat verilen "Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yeri" hakkında İdarelerince görüş alınması gerektiğinin; 4373 sayılı Kanun'un 1'inci ve 3'üncü maddeleri ile 19/06/1951 tarih ve 7838 sayılı Resmi Gazetede (anılan Kanuna dayalı olarak) yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı Kararının "Gediz Nehri" başlıklı 5'inci maddesinde "Adala Regülatöründen denize kadar olan kısmında..." ifadesinin bulunduğu, söz konusu işyerinin Adala Regülatörünün memba kısmında yerleşik olduğu, bu sebeple bahsi gecen Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında bulunmadığı mütalaa edildiği" yolunda yanıt verildiğinin görüldüğü, istinafa konu edilen Mahkeme kararında, "idarelerin, taşkın ve selleri önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu; taşkın sahası olarak ilan edilen alanlarda ise, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmaksızın hiçbir tesisatın, inşaatın veya tadilatın ve tarımsal faaliyetin yapılamayacağının anlaşıldığı, bu durumda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile görsel kayıtlardan; taşkın saha olarak belirlenen Gediz Nehrine sıfır mesafede, Adala regülatörünün su toplama havzasında bulunduğu ihtilafsız olan işyerinde faaliyet gösterilmeye devam edilmesinin, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz edeceği açık olduğundan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmadan, açık hata ile tesis edildiği anlaşılan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlem ile işyerinin icrai sanattan men edilerek kapatılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiş ise de, DSİ'nin yer verilen ara kararı yanıtından, işletmenin bulunduğu alanın 4373 sayılı Kanun'un 1'inci ve 3'üncü maddeleri ile 19/06/1951 tarih ve 7838 sayılı Resmi Gazetede (anılan Kanuna dayalı olarak) yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı Kararı kapsamında mutlak yapılaşma yasağı olan bölgede kalmadığının anlaşıldığı, ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, bir işyerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için işyerinin bulunduğu yapının imar mevzuatına uygun olmasının zorunlu olduğu ve işyeri açma ve çalışma ruhsatına bağlanan faaliyetin yer aldığı yapının ruhsatlandırıldığı mevcut imar durumunun sürekliliği korunarak imara aykırı bir durumun ortaya çıkmasının engellenmek istenildiği görülmekte ve uyuşmazlık konusu taşınmazın taşkın sahasında kalması nedeniyle inşa edilmesi sırasında DSİ'nin görüşünün alınması gerektiği halde alınmamış olmasının 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında tesis edilebilecek bir takım iş ve işlemlere dayanak teşkil edebileceği açık ise de, bu görüşün/iznin alınmamış olmasının söz konusu yapıyı imara aykırı duruma getirmeyeceği gibi ilgili yapıda bulunan işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının doğrudan iptalini gerektirmeyeceği, kaldı ki uyuşmazlıkta dava konu işletmenin bulunduğu taşınmazın imara aykırı olduğu yolunda herhangi bir tespit ve iddia da bulunulmadığı, dava konusu işlemin de bu gerekçe ile tesis edilmemiş olduğu bütün halinde dikkate alındığında, davacının işlettiği işyerinin bulunduğu taşınmazın taşkın sahada kaldığından bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ve bu işleme dayalı olarak işyerinin faaliyetten men edilerek kapatılmasına ilişkin işlemde ve istinafa konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüne, ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davaya konu işyerinin bulunduğu taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanında ve mülkiyetinde kaldığı; nitekim dava konusu işlemin DSİ Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün 24/02/2023 tarihli yazısı üzerine tesis edildiği, taşkın sahası olarak ilan edilen alanlarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmaksızın hiçbir tesisatın, inşaatın veya tadilatın ve tarımsal faaliyetin yapılamayacağı; taşkın saha olarak belirlenen Gediz Nehrine sıfır mesafede Adala Regülütörünün su toplama havzasında bulunduğu ihtilafsız olan işyerinde faaliyet gösterilmeye devam edilmesinin, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz edeceği açık olduğundan, DSİ'den izin alınmadan, açık hata ile tesis edildiği anlaşılan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ve işyerinin faaliyetten men edilerek kapatılmasına dair işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Üye... ve Üye...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanununun 1. maddesinde "Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Nafia Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin kararı ile tesbit ve ilan edilir." hükmü yine aynı kanunun 3. maddesinde,"Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafia Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır." hükmü yer almaktadır. 19/06/1951 tarih ve 7838 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 4373 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca İzmir, Aydın, Adana, Samsun ve Erzincan bölgelerinde suların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek yerlerin tespit ve ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ''B) GEDİZ HAVZASI '' başlığının ''Gediz nehri'' başlıklı 5. maddesinde; ''Gediz nehri: Adala regülâtöründen denize kadar olan kısmında yatak mihverinden itibaren sağlı sollu iki yüzer metre olmak üzere dört yüz metre genişliği haiz şeritvari sahanın,'' suların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek saha olarak belirlendiği görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; Doğanlar Mahallesi, Regülatör Üstü Adala/Salihli adresinde ''... Gemi Restoran'' unvanlı işyeri için ilk olarak ''Birahane İşletmeciliği'' faaliyet konulu, ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının düzenlendiği, davacı tarafından anılan işyerine pavyon ruhsatı verilmesi için yapılan başvuruya olumsuz görüş verilmesi üzerine 22/06/20216 tarihinde gazino ruhsatı verilmesi için başvuruda bulunulduğu, bunun üzerine davacı adına ''... Aile Gemi Restoran'' unvanlı işyeri için ... Mahallesi ... Sokak No:... Salihli adresinde ''Gazino'' faaliyet konulu 17/03/2017 tarih ve... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının düzenlendiği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünce davalı idareye yazılan... tarih ve... sayılı yazıda; ''... sayılı yazı ekinde yer alan CİMER dilekçesinde ... Mahallesindeki Adala Şehit Mehmet Malçuk Stadyumu yanında yer alan mülkiyeti Kurumumuza ait olan parsele Salihli Belediyesi tarafından ruhsat verilerek işletildiğinden ve Mahallede huzursuzluk çıkarıldığından bahsedilerek gereğinin yapılmasının talep edildiği söz konusu Belediye tarafından ruhsat verilen alanın Kurumumuzca inşa edilerek işletmeye açılan Adala Regülatörü'nün su toplama havzasında yer aldığı, ancak tescil dışı alanda kaldığı tespit edildiği, konunun incelenerek nihai kararın Bölge Müdürlüğümüzce verilmesi hususu belirtilmektedir. Konu Şube Müdürlüğümüzce incelenmiş olup söz konusu tescil dışı alanda kalan yapı ile ilgili olarak, Gediz nehrine sıfır mesafede olması nedeniyle taşkın riski olup can ve mal kaybına neden olabilecek üzücü olayların meydana gelmesi durumunda her türlü sorumluluk ruhsat veren kurumda/Belediyede olduğu, acilen işletmenin ruhsatının iptal edilmesi, edilmediği takdirde ruhsat veren kurumun tüm sorumluluğu üstlendiği anlamına geldiği, bu nedenle ruhsatın iptal edilerek yapının yıktırılması hususunda, Bilgilerinizi ve gereğini arz ve rica ederim.'' şeklinde bildirimde bulunulduğu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...sayılı yazısına istinaden belediye başkanı tarafından gazino faaliyet konulu işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlem ile Zabıta Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işyerinin 16/03/2023 tarihi itibarıyla icrai sanattan men edilerek kapatılacağının bildirilmesi işleminin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür. Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, idarelerin, taşkın ve selleri önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu; taşkın sahası olarak ilan edilen alanlarda ise, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden izin alınmaksızın hiçbir tesisatın, inşaatın veya tadilatın ve tarımsal faaliyetin yapılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile görsel kayıtlardan; taşkın saha olarak belirlenen Gediz Nehrine sıfır mesafede, Adala regülatörünün su toplama havzasında bulunduğu ihtilafsız olan işyerinde faaliyet gösterilmeye devam edilmesinin, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz edeceği açık olduğundan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden izin alınmadan, açık hata ile tesis edildiği anlaşılan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlem ile işyerinin faaliyetten men edilerek kapatılmasına dair dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karara karşı yapılan davacının istinaf isteminin kabul edilerek, sözü edilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı görüşü ile anılan kararın onanmasına ilişkin Daire kararına katılmıyoruz.