Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1752 E. 2025/3551 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1752
- Karar No
- 2025/3551
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1752 Karar No : 2025/3551
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2-... ... 6- ... 7 - ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana Yumurtalık Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Yumurtalık ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işleminde ... ada ... parsel ve ... ada ..., ... ve ... parsel olmak üzere toplam dört parsele bölündüğü, davacıların uyuşmazlığa konu taşınmazda hissedar olduğu, arazide yapılan sondajlar sonucunda ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, davacılara tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaza oranla tarımsal verim açısından %25-30 daha az verimli olduğu, davalı idarece söz konusu parseller için belirlenen parsel değer endekslerinin hatalı olarak belirlendiği, davacılara daha az alan tahsis edildiği ve tarımsal verim yönünden eşit bir alansal dağıtım yapılmadığı görüldüğünden dava konusu toplulaştırma işleminin, uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden toplulaştırmanın amacına, ilkelerine ve mevzuata uygun olarak yapılmadığı ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan toplulaştırma işlemin anılan parsel yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından verilen istinaf dilekçelerinde, İdare Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun bilimsel incelemeden uzak olduğu, toprak endekslerinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiği ileri sürülerek yeniden bilirkişi incelemesi talep edildiğinden, dava konusu eski ... yeni ... ada ... nolu ve ... ada ... nolu parsellerden yeteri kadar toprak numunesi alınarak alınan numunelerin laboratuvar ortamında yapılacak değerlendirme sonucu dava konusu parsellerde toprak derecesi açısından fark olup olmadığı yönünden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ...parselin toplulaştırma sonrası ... ada ..., ..., ... ve ... ada ... parsel olmak üzere ... parsele bölündüğü, ... nolu parselin ... nolu parsele oranla tarımsal verim açısından aynı nitelikte olduğu, her iki taşınmazın da Arazi Kullanım Kabiliyeti (AKK) Sınıfları ve Belirleyici Toprak Özelliklerine göre I. sınıf olduğu, davalı idarece parseller için belirlenen parsel değer endekslerinin doğru belirlendiği, Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Adana ili, Toprak envanteri çalışması sonuçları ile örtüşmekte olup, analiz sonuçlarına göre tek yıllık veya çok yıllık yetiştiriciliği yapılan bitkilerin ihtiyaç duyduğu bitki besin elementler zamanında ve yeterli miktarlarda verildiği zaman ... ada ... parsel ile ... ada ... parselde aynı sonuç verim alınabileceği, davacılara 265 nolu parsel hissedarları ile tarımsal verim yönünden eşit dağıtım yapıldığı, toplulaştırma sonrasında esaslı bir değişikliğin olmadığı, mevcut durumunun korunduğu, dava konusu arazi toplulaştırma işleminin, davacıların kendi taşınmazı yönünden toplulaştırmanın amacına, ilkelerine ve mevzuata uygun olarak yapıldığı sonucuna ulaşıldığından, davalı idare ile davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeni oluşturulan taşınmazla, kadastral parsellerinin 5 parçaya ayrıldığı, ekonomik olarak değerinin düştüğü, tek parsel olarak verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Toplulaştırma işleminin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiği, toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ile fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygunlandığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, derecelendirme haritalarının usulüne uygun oluşturulduğu, gerekli askı ilanlarının yapıldığı ancak davacılar tarafından yapılan bir itirazın bulunmadığı, dava konusu parselin toplulaştırma projesi kapsamında oluşturulan ... ve ... nolu yeni blok üzerinde değerlendirilerek davacının dedesi olan Mustafa Kocadağ'ın çocukları arasında yine kök parsel olan ... nolu parselin olduğu mevkide taksim edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Dava konusu taşınmazın maliki olduğu, davacıların taşınmaz üzerinde hissesi bulunmamasına rağmen haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın taşınmazı kullandıkları ve taşınmaz üzerindeki işgallerini sonlandırılarak taşınmazı teslim etmeleri ihtar edilmesine rağmen taşınmazı kullanmaya devam ettikleri belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.