Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1364 E. 2025/3880 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1364
- Karar No
- 2025/3880
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1364 Karar No : 2025/3880
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karaman ili, ... köyünde "Karaman Merkez ... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapılan arazi toplulaştırma uygulamasında, ortak katılım payının parsel endeksi değerlerinin Derecelendirme Haritası verileriyle uyumlu olduğu, KYPKO kesintisinin doğru hesaplandığı, toprak endeksi, verimlilik endeksi ve parsellerin konumu itibariyle dava konusu arazi toplulaştırması mevzuatta belirtilen tekniğine uygun yapıldığı, davacıya en son tahsis edilen parsellerin gerek toprak endeks derecelerinin benzer olması dolayısıyla toprak özelliklerinin benzer fiziksel özelliklere sahip olması nedeniyle eski ve yeni parsellerin verimlilik ve değer açısından eşdeğer nitelikte olduğu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ve davalı idarenin savunmaları dikkate alındığında, davacıya verilen yeni parsel ve bu parselin oluşumuna esas parselasyon işleminin Kanunda öngörülen dağıtım ilke ve esasları ile teknik gerekliliklere uyulduğu, davacının özellikle yeni tahsis edilen ... parsel nolu taşınmazına yönelik taşınmazının geometrik şeklinin düzgün olmadığına yönelik şikayetlerinin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, çünkü anılan taşınmazın daha önce ufaklı birçok farklı parseller üzerinde yapılan meyve bahçesi ve ev niteliğindeki sabit tesislerinin fiili sınırlarının komşu parsellerin başka şahısları ait olması ve komşu parseller üzerinde de sabit tesisler bulunması nedeniyle fiili kullanım sınırlarının birleştirilmesi ve sabit tesislerin böylece korunmasının sağlanabilmesi adına teknik zorunluluk nedeniyle mevcut geometrik şekilde tahsis edildiği, taşınmazın mevcut geometrik şeklinin üzerindeki meyve bahçesinin kullanımı ve sulanması açısından ciddi bir engel teşkil etmediği sonucuna varıldığı, davacıya tahsis edilen yeni parsellerden bazılarının kısmen meyilli ve dalgalı arazi olmasının ... Köyünün arazilerinin içinde bulunduğu, değiştirilmez özellikteki topografik yapıyla alakalı olduğu; arazilerin verimli şekilde tarım aletleri ile toprağı işleme ve hasat gibi diğer tarımsal faaliyetlerin yürütülmesini kolaylaştıracağı; “arazilerin topoğrafik yapısı, toprak karakterleri ve davacının eski arazilerine göre toplulaştırma sonrasında verilen parsellerde toprak işleme kolaylığı ve toprak verimliliğinin önemli derecede artacak olması nedeniyle davacıya yeni tahsis edilen arazilerin özellikleri bakımından toplulaştırma işleminde konum, toprak ve topografya ölçütlerinin bir bütün olarak değerlendirildiği ve uygulamanın Yönetmelik ve davalı idarece hazırlanan Teknik Talimata uygun olduğu; bu anlamda, davalı idare tarafından gerçekleştirilen Arazi Toplulaştırması ve TİGH Projesi uygulamasında davacıya tahsis edilen arazinin toprak yapısı göz önüne alınarak uygulamanın teknik açıdan ilgili mevzuata uygun olduğu, yapılan toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmaya ilişkin yasa hükümleri ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmakla dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu toplulaştırma işleminin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu aykırılığın anlaşılabilmesi için ... köyünde yapılan toplulaştırma işleminin tamamına bakılması gerektiği, köy içinde ve köy yakınında taşınmazının fazla olmasının idare tarafından aleyhine kullanıldığı, köy içinde veya yakınında yeri olmayan veya daha az olan bazı kişilerin taşınmazlarının köy içinde toplulaştırılmasına rağmen, kendi taşınmazlarının köy dışında toplulaştırıldığı, toplulaştırma adı altında tek parça olan parselinin iki tanesinin bölündüğü ve yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.