Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/11545 E. 2025/3613 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/11545
- Karar No
- 2025/3613
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11545 Karar No : 2025/3613
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan taşınmazın, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin (dava dilekçesinde 23/12/2019 tarihli işlem olarak belirtilen)... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla arkeoloji ve sanat tarihi öğretim üyesi iki bilirkişi ile sanat ve mimarlık tarihçisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan; ağırlıklı olarak tuğla malzemeden dört cepheli olarak iç sofalı plan tipinde inşa edilen bir sivil mimarlık örneği olan yapının 2 katlı olduğu (kot farkından dolayı bazı cephelerin üç katlı bir görünüm arz ettiği), davacının beyan ettiği gibi yapı 20. yüzyılda bir takım değişimler onarımlar geçirmiş (ya da 20. yüzyıl başlarında inşa edilmiş) olsa da, yapının cephe düzenlemesi, giriş kapısının kemerli olması, cephe pencerelerinde hafifletme kemerlerinin bulunması, iç kısımda özgün plan formunu (iç sofalı) koruması, bu bağlamda, yöreye özgü geleneksel bir konut kültürünü yansıtması, evin bulunduğu mahallin tarihi bir geçmişe sahip olması, gerek il ve ilçe, gerekse ülke genelinde benzer (ve hatta daha az nitelikli) özellikler gösteren tescilli çok sayıda benzer sivil mimarlık örneğin olması münasebetiyle, yapının "II. grup" korunması gerekli kültür varlığı olarak tescile değer olduğu yönündeki tespitler ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; dava konusu taşınmazın, 20. yüzyılın başlarında yapıldığı, yapımında kullanılan malzemeler açısından inşa edildiği dönemin kültürel ve sanatsal değerini içerisinde barındırdığı, ayrıca mimari, tarihi, estetik, mahalli değerler kapsamı içinde kendine has özellik arz ettiği, bu nedenle de anılan taşınmazın, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilerek yapı grubunun "2" olarak belirlenmesinin, 2863 sayılı Kanun ve bu konudaki uluslararası sözleşmelerde yer alan kriterlere uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapının 20. yüzyılda inşa edildiği ve bir takım değişim ve onarımlar geçirdiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ancak yapının taban ve tabanındaki çökmeler nedeniyle içeriye girilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun aksine ilçede dava konusu yapıya benzer çok sayıda tescilsiz yapının bulunduğu, dolayısıyla korunması gerekli görülen kültür varlığı özelliği taşımadığı, yapının yıkılma tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla çok sayıda hissedarı bulunan yapının onarılarak eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle tescil edilmesinde kamu yararının bulunmadığı belirtilerek, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yapı 20. yüzyılda inşa edilmiş olsa dahi, gerek bilirkişi raporunda yer verilen tespitler gerekse ilgili mevzuat kapsamında önem ve özellikleri bakımından tescil edilmesinin mümkün olduğu, yapının yıkılma tehlikesinin bulunduğuna yönelik herhangi bir başvuru yapılmadığı, kaldı ki bu hususa ilişkin yapılan başvuruların 660 sayılı ilke kararına göre koruma bölge kurulunca değerlendirildiği, ayrıca dava konusu taşınmaz ile benzer özellik gösteren ve tescil edilmiş yapıların fotoğraflarının dosyaya sunulduğu, yapının çok sayıda hissedarının bulunması nedeniyle onarımının mümkün olmadığı iddiasının tescilin kaldırılması için bir sebep olmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda yapının iç kısmına dair fotoğraflara yer verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.