Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10349 E. 2025/3548 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10349
- Karar No
- 2025/3548
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10349 Karar No : 2025/3548
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI)...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... İnşaat Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : 02/01/2012 tarih ve 2012/2682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Adana Yüreğir Ovası 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali ile yapılan işlemin geri alınması talebiyle yapılan 16/10/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıya toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... numaralı kadastro parseli ile tek başına maliki olduğu ... sayılı kadastro parselinden gelen hakedişine karşılık dava konusu toplulaştırma işleminde parsel endeksleri dikkate alınarak kendisine tahsis edilen 210.221,27 m² alana sahip olan ... ada ... sayılı parselde ... isimli şahıs ile birlikte paydaş duruma getirildiği, toplam 197.441,48 m²'lik alanın tamamının müstakil olarak tahsis edilebilme olanağının mevcut olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, davacıya hisseli tahsis yapılarak mülkiyet sorununa yol açıldığı görülmüş olup, dava konusu toplulaştırma işleminin bu husus yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı; diğer taraftan dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ... isimli şahsın ... numaralı kadastro parseli üzerindeki 3.627.29 m²’lik narenciye bahçesinin davacıya verilirken davacının ... sayılı kadastro üzerindeki narenciye bahçesinin 1.257,00 m²’lik bölümünün ... isimli şahsa verildiği, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının ... sayılı kadastro parselinin bulunduğu alandaki narenciye bahçesinin yaklaşık 1.257,00 m²’lik bölümünün ... isimli şahsa tahsisin yapıldığı ... ada ... sayılı parselin sınırları içerisinde bırakılması ile davacının bir hak kaybına uğramasının söz konusu olmadığı görüldüğünden, 16/10/2018 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu toplulaştırma işleminin davacı parseli yönünden iptaline, 16/10/2018 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlem bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : ...'a ait parselin satın alındığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı belirtilerek, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Yapılan toplulaştırma işlemlerinin mevzuata uygun olarak gerçekleştiği, mümkün olduğunca düzgün şekilde arazi verimliliğinin arttırılmasının amaçlandığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.