Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/2347 E. 2025/3537 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/2347
Karar No
2025/3537
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2347 Karar No : 2025/3537

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Ayaş ilçesi sınırlarında ve uhdesinde bulunan maden sahası (ER:...) için daha önce başka bir şirket özelinde "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak verilen ... tarih ve ... karar numaralı "ÇED Olumlu Belgesi"nin, aynı alan ve kapasitede çalışılması halinde kendi adına geçerli olup olmayacağına yönelik olarak yapılan başvuru üzerine, bahse konu saha için evvelce verilmiş olan ÇED kararının yeni düzenlenen ruhsatın sahibi adına geçerli olmayacağı yönünde tesis edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; çevresel etki değerlendirmesiyle, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz güncel etkilerinin belirlenmesinin ve olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için önlem alınmasının amaçlandığı, davaya konu maden sahasında önceki ruhsat sahibi şirket tarafından yapılması planlanan 2.500.000 ton/yıl kapasiteli "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak verilen 06/11/2008 tarihli "ÇED Olumlu Belgesi"nin anılan proje özelinde verildiği, davacı şirket tarafından aynı projenin gerçekleştirileceğinin ileri sürüldüğü, mevzuatta düzenlendiği şekliyle bir proje devri gerçekleşse dahi anılan ÇED olumlu kararının üzerinden uzunca bir sürenin geçmiş olduğu, aradan geçen bu süre zarfında, söz konusu sahada herhangi bir madencilik faaliyeti yürütülmediği, saha çevresinde ne gibi değişiklikler olduğunun bilinmediği, dolayısıyla projenin/faaliyetin oluşturacağı çevresel etkilerin de değişkenlik gösterebileceği, bu haliyle güncel durum itibarıyla yürütülecek proje/faaliyet bakımından yeni bir çevresel etki değerlendirmesinin gerekeceği anlaşıldığından, evvelce verilmiş olan ÇED kararının yeni düzenlenen ruhsat sahibi adına geçerli olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Aynı sahada daha önce ÇED süreci başlatılarak tamamlandığı ve ÇED Olumlu kararı alındığı, aynı saha için Cimpor-Yibitaş Çimento San. ve Tic. A.Ş. adına alınan ÇED Olumlu kararının şirketlerine devrinin talep edildiği, bu talebin dava konusu işlem ile reddedildiği, iptali gereken idari işleme yönelik olarak Mahkemece yapılan değerlendirmede mevzuatta olmayan bir dayanak gerekçe gösterildiği, ÇED ve ilgili alanları konu alan yasal düzenlemelerde rapor alındıktan sonra üzerinden uzun zaman geçmiş olması sebebiyle raporun hükümden düşeceğine dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığı, ÇED raporunun kişilere değil projelere verildiği, ÇED raporunun şirketleri açısından da kullanılabilir bir rapor olduğu, ÇED Olumlu kararını ortadan kaldıran bir işlem veya karar bulunmadığı halde raporun geçersiz sayılmasının hukuka aykırı olduğu, proje ve faaliyet kapsamında hiçbir değişiklik mevcut olmadığı, karar gerekçesinde gösterilen düzenlemenin amacı göz ardı edilerek hatalı bir kıyas yapıldığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAF DAVALININ SAVUNMASI : Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/2347, K. 2025/3537, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-2347-e-2025-3537-k-a7cb4a6cbd22