Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/8907 E. 2025/3069 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/8907
- Karar No
- 2025/3069
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8907 Karar No : 2025/3069
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesini... tarih ve E:... K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara dayalı indirimleri reddedilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2012 yılının Ocak ila Mart ve Mayıs dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu, 2011 yılına ait olup aynı yıl içerisinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 0,37 TL kadar artırılabileceği, bu tutarı aşan kısmının ise hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde, dayanak cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde aynı suçun yeniden işlenmesi hâlinde cezada tekerrür artırımının uygulanacağı belirtilmiş ise de süreye ilişkin söz konusu belirlemenin, cezası artırımlı uygulanacak suçun işlenmiş olması gereken zaman dilimini değil artırımın en son hangi tarihe kadar uygulanabileceğini gösterdiği, tekerrüre esas alınan cezanın kesinleştiği tarih ile tekerrürlü kesilen cezaya konu suçun işlendiği tarihin aynı yıla tekabül ettiği, kanunun lafzının dar yorumlanmasının, vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceğine dair düzenlemeye aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile hukuka uygun temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.