Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2023/10117 E. 2025/2884 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/10117
Karar No
2025/2884
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10117 Karar No : 2025/2884

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil ve Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve 2015 yılının Ekim ve Aralık dönemlerine ait defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2015 yılının Nisan ve Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile Nisan dönemi için bir kat, Aralık dönemi için ise üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin faturalarını kayıtlarına aldığı ... Metal Sac Profil ve Aksesuarları Limited Şirketi hakkındaki saptamalar düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını kanıtlayıcı mahiyette olduğundan 2015 yılının Nisan dönemi için yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, 2015 yılı Ekim ve Aralık dönemlerine ait yasal defterlerin excel ortamında, diğer dönemlerin ise XML formatta teslim edildiği, 2015 yılının tüm dönemlere ait Gelir İdaresi Başkanlığı imzalı beratlarının da sunulduğu, yine bu dönemlere ait elektronik ortamda oluşturulan defterlerin, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren mali mühür ile onaylandığı ve defterlere işlenen belli bir verinin belirtilen bir tarihte var olduğunu kanıtlayan zaman damgasının da bulunduğu, Ekim ve Aralık dönemlerine ait defterlerin, teknik bir arızadan dolayı dizin standart ağaç yapısı bozulduğundan, XML formatında değil excel ortamında incelemeye ibraz edildiği bu hususlara vergi inceleme tutanağı ve vergi inceleme raporunda da yer verilmiş olmasına rağmen excel ortamında sunulan kısmın mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda araştırma da gerçekleştirilmediğinden Aralık dönemi için yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gibi kesilen özel usulsüzlük cezasının da hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 2015 yılının Nisan dönemine ait tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, aynı yılın Aralık dönemine ait tarhiyat ve özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, 2015 yılının Aralık dönemine ait tarhiyat ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davalı idarece dosyaya ibraz edilen... tarih ve ... sayılı yazı ile dava konusu 2015 yılının Nisan dönemi için yapılan tarhiyatın ... tarih ve ... sayılı düzeltme fişi ile kaldırıldığının bildirildiği dolayısıyla davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının sözü edilen tarhiyat yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından excel ortamında incelemeye sunulan 2015 Ekim ve Aralık dönemine ilişkin defterlerinin tebliğde yer alan yasal defter hükümlerine uygun olmadığı, excel dosyaların değişmezlik koşulunu sağlayamayacağı, kurum temsilcisince mücbir sebebe ilişkin belge sunulmadığından tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyiz konu hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen vergi tarhı tanımlanmış; maddenin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM.,14/6/2017, E.2017/24, K.2017/112). 213 sayılı Kanun'un 256. maddesine göre, mükellefler ve diğer ilgililer vergi incelemesi sırasında talep edilen her türlü defter, belge ve elektronik kayıtları eksiksiz ve belirlenen süre içinde ibraz ve inceleme için hazır bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülük, elektronik ortamda tutulan defter ve belgeler, diğer bir ifade ile dijital ortam için de geçerlidir. 213 sayılı Kanun'un mükerrer 242., 257. maddelerinde verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan Elektronik Defter Genel Tebliği'nin, uyuşmazlık döneminde yürürülükte olan, 3.3.1. bölümüne göre, mükelleflerin www.edefter.gov.tr adresinde belirtilen format ve standarda uygun aylık dönemler halinde defterlerini oluşturmak ve saklamak zorunda oldukları hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Elektronik defter ibrazı, klasik defter ibrazı gibi zorunludur. Ancak beratlarla birlikte ve elektronik ortamda, önceden belirlenen ve mükelleflere duyurulan formata uygun yapılmalıdır. Bakılmakta olan davada, Ekim ve Aralık dönemlerine ait defterler XLM formatında teslim edilmemiştir. Teknik arıza konusunda ispat yükü kendisinde olan davacı da bunun gereğini yerine getirmemiştir. İlgili kurallarla belirlenen formatta sunulmayan defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmiş olarak kabulü mümkün değildir. Bu bakımdan, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2023/10117, K. 2025/2884, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2023-10117-e-2025-2884-k-207b36fd8e30