Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2025/3476 E. 2026/37 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2025/3476
Karar No
2026/37
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3476 Karar No : 2026/37

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen...... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı ... Müdürlüğünde (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde görevli) daire başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak ... Müdürlüğüne (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere) araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin...günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; davalı idareyi işlem tesis etmeye yönelten sebebin açıkça anlaşılamadığı, sebep belirtilmeksizin takdir hakkı ileri sürülerek atama işleminin yapıldığının görüldüğü, bu durumda; davacının görevinde başarısız olduğu yolunda hukuken geçerli bir nedenin ortaya konulmaması, hizmetinin gereklerini yerine getirmediği ya da verimli bir biçimde sürdürülmesine engel oluşturduğu yolunda da somut bilgi ve belge sunulamaması karşısında, uyuşmazlık konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2022/3771, K:2023/405 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının daire başkanlığı görevine herhangi bir mesleki yarışma sınavı veya kurum içi yükselme sınavında başarılı olmak suretiyle gelmediği, takdir yetkisi kapsamında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Milli Eğitim Bakanlığı ... Müdürlüğünde (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde görevli) daire başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak ... Müdürlüğüne (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere) araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde, kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile, memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin, ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun, dava konusu idari işlemin, neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 02/12/2011 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında özel kalem müdürü olarak göreve başladığı, daha sonra sırasıyla 06/08/2012 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına memur, 21/07/2015 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine memur, 11/03/2017 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına memur, 15/02/2019 tarihinde Bakanlık Merkez Teşkilatı Özel Kalem Müdürlüğüne şube müdürü, 10/06/2020 tarihinde Bakanlık Merkez Teşkilatı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne şube müdürü, 21/09/2022 tarihinde Bakanlık Merkez Teşkilatı ... Müdürlüğüne daire başkanı olarak atandığı, yine 21/09/2022 tarihinde Bakanlık Merkez Teşkilatı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak görevlendirildiği, gelinen süreçte dava konusu 28/09/2023 tarihli işlemle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak Bakanlık Merkez Teşkilatı ... Müdürlüğü emrine "araştırmacı" unvanı ile atandığı anlaşılmaktadır. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolunda verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/01/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2025/3476, K. 2026/37, T. 05.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2025-3476-e-2026-37-k-ea3743e099a1