Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2025/3003 E. 2025/4997 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2025/3003
- Karar No
- 2025/4997
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3003 Karar No : 2025/4997
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'yi temsilen... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, bu kadrodan alınarak Genel İdari Hizmetler Sınıfındaki birinci dereceli Uzman kadrosuna atanmasına ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare bünyesinde daire başkanlığı kadrosunda bulunan davacı hakkında görevinde yetersizliğine/başarısızlığına ilişkin veya kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından bu görevden alınmasını gerektirecek nitelikte hukuken geçerli somut başka bir neden ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınarak işlem tesis etme yetkisinin olduğu, takdir yetkisi kapsamında üst düzey göreve atanan davacının, aynı takdir yetkisi kapsamında uzman kadrosuna atanmasının mümkün olduğu, bu yetkinin yargı kararı ile sınırlandırılmasının hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, bu kadrodan alınarak Genel İdari Hizmetler Sınıfındaki birinci dereceli Uzman kadrosuna atanmasına ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun hükmü ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dosyasının incelenmesinden; davacının 10/03/1997 tarihinde Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş (TEDAŞ) bünyesinde tekniker olarak işe başladığı, 10/05/2005 tarihinde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş bünyesinde Müessese Müdür Yardımcısı, 09/02/2010 tarihinde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş Diyarbakır İl Müdürlüğünde Müessese Müdürü, 24/10/2013 tarihinde Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde Araştırmacı, 04/09/2020 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kırsal Hizmetler Daire Başkanı olarak atandığı, dava konusu işlem ile bu görevden alınarak Uzman kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ile idarelere personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir. Dosyasının incelenmesinden; davacının 10/03/1997 tarihinde Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş (TEDAŞ) bünyesinde tekniker olarak işe başladığı, 10/05/2005 tarihinde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş bünyesinde Müessese Müdür Yardımcısı, 09/02/2010 tarihinde Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş Diyarbakır İl Müdürlüğünde Müessese Müdürü, 24/10/2013 tarihinde Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde Araştırmacı, 04/09/2020 tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kırsal Hizmetler Daire Başkanı olarak atandığı, dava konusu işlem ile bu görevden alınarak Uzman kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacının, geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu görülmekte olup; daire başkanlığından alınarak "uzman" olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca olduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, sadece takdir yetkisine bağlı olarak işlem tesis edildiğinin anlaşılması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.