Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2024/4281 E. 2025/1556 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2024/4281
- Karar No
- 2025/1556
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4281 Karar No : 2025/1556
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Daire Başkanlığında ... Şube Müdürü olarak görevli olduğu dönemdeki eylemi nedeniyle davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 13. maddesinde yer alan; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmü ile aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması sonucunda "11 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin Danıştay İkinci Dairesinin 15/01/2024 günlü, E:2021/6655, K:2024/275 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığınca Kilis/Öncüpınar Konaklama Tesisinde kurulu Parmak İzi ve Kimlik Tespit Sisteminin diğer konaklama tesislerini de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla "Konaklama Tesislerinin Mevcut Parmak İzi Tespit Sistemine Entegrasyonu" adı altında oluşturulan, aranan kişilerin ve yurda girişi yasak olanların sorgulanmasını sağlayacak mekanizmaya sahip olmayan bir sistemi kurmak ve kabul etmek, sistem yönetiminde yüklenici firmanın tek yetkili olmasına imkan vermek, eksikliklerine rağmen sistemi kabul etmek, sistemin veri tabanında bulunan yabancılara ait verilerin gizliliğini koruyamamak, bu bilgilere yüklenici firmanın erişimine olanak vermek suretiyle ilgili personelin görevlerini kötüye kullandıkları ve edimin ifasına fesat karıştırdıkları iddiası üzerine davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personel hakkında başlatılan adli ve idari soruşturma sonucunda, "özel bir kastı olmamakla birlikte ihmali davranışlarıyla, Konaklama Tesislerinin Mevcut Parmak İzi Tespit Sistemine Entegrasyonu Sisteminin veri tabanında, sorumlulukları altında bulunan ve gizli tutulması gereken başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere uluslararası ve iç hukuka göre konaklama ve barınma tesislerinde barındırılan yabancılara ait demografik bilgilere, fotoğraf ve parmak izlerine yetkisiz olduğu halde yüklenici firma Sensormatic Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi yetkililerinin erişimini engelleyici yeterli önlemi almayarak, yabancılara ait verilerin üçüncü tarafların eline geçmesi halinde devletimizin ve yabancı şahısların zarar göreceği açık olmasına karşın gereken hassasiyeti göstermediği" gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği; "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan yürütülen yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla görevin gereklerine aykırı davranışın belli koşulları taşıması halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, buna göre kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın, kişilerin mağduriyeti ile sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımından zararına neden olması ya da kişilere haksız kazanç sağlanmış olması halinde görevi kötüye kullanma suçu oluşabilecektir...." gerekçesine yer verilmek suretiyle üzerine atılı unsurları itibariyle oluşmayan görevi ihmal suçundan "beraatine" karar verildiği hususları dikkate alınarak davacının, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü (müsamaha) veya savsaklama göstermek" fiilini işlediği sonucuna varıldığı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmüne yer verilmek suretiyle görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama gösteren memura kınama cezası verileceği, ancak Devletin veya kişilerin zarar uğraması veya hizmetin gecikmesi, durması ya da aksaması durumunda daha ağır bir cezanın verilebileceğinin düzenleme altına alındığı, yine bu düzenlemeye paralel olarak 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2/ı bendinde de; "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek" fiilinin "Kınama" cezasını gerektiren fiiler arasında sayıldığı, aynı Kanunun ağırlaştırıcı nedenleri düzenleyen 10. maddesinin 10. fıkrasında da; "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha veya savsaklama fiili Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır cezalardan birisi verilebilir." hükmüne yer verildiği, dolayısıyla Tüzük hükümlerine paralel bir düzenleme yapılan 7068 sayılı Kanun'da da görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü (müsamaha) veya savsaklama göstermek fiilinin "Kınama" cezasını gerektirdiği, ancak Devletin veya kişilerin zarar uğraması veya hizmetin gecikmesi, durması ya da aksaması durumunda daha ağır bir cezanın verilebileceğinin düzenleme altına alındığının görüldüğü, her ne kadar davacının "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü (müsamaha) veya savsaklama göstermek" fiilini işlediğinin sabit olduğu anlaşılmış ise de, söz konusu disiplinsizliğin "kınama" cezasını gerektirdiği, daha ağır bir ceza verilmesi için ortada somut ve ilgili hükümde sayılan ağırlaştırıcı nedenlerden birinin olması gerektiği, bu kapsamda, yukarıda yer verilen ceza mahkemesi kararında ve dava konusu işlemde de belirtildiği üzere davacının söz konusu fiili özel bir kasıt olmadan ihmali bir davranışla gerçekleştirdiği, yine bu ihmali davranış nedeniyle Devletin veya kişilerin zarara uğraması veya hizmetin gecikmesi, durması ya da aksaması durumunun söz konusu olmadığı, keza dosyaya bu hususu ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken "yabancılara ait verilerin üçüncü tarafların eline geçmesi halinde devletimizin ve yabancı şahısların zarar göreceği açık olmasına karşın gereken hassasiyeti göstermeyerek" ifadesine yer verilmek suretiyle ihtimale binaen daha ağır ceza verilmesi yoluna gidildiği, dolayısıyla olayda cezayı ağırlaştırıcı bir nedenin bulunup bulunmadığı noktasında ayrıntılı bir değerlendirme yapılarak ve somut tespitlerde bulunulmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.