Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2021/6954 E. 2024/1939 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2021/6954
- Karar No
- 2024/1939
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6954 Karar No : 2024/1939 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : ... Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı, “Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-2 ve 15. maddeleri uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin ...günlü, ... sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :.... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla, davacının ... sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yazılmış olan yazının içeriğine bakıldığında; "..." başlığı altında "Bahsi geçen olay doğruysa bu uygulamaları yapan kendi çıkarlarını güden makam sahiplerini ilelebet kamu hizmetlerinden men edeceksin, yatacak yerleri yok" şeklinde bir yorum olduğu, yazının; mevcut bir durum hakkında yapılan, Emniyet Teşkilatı veya kişiler yönünden herhangi bir haraket içermeyen, "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu ... sayfasında yapılan yorumdan dolayı disiplin cezası ile cezalandırılmasının ilgili mevzuata göre ifade özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kamu görevlisi olan davacının kamuya açık suretle, somut ve makul dayanağı olmadığı halde görevli olduğu teşkilattaki amir ve üstlerinin usulsüzlük yaptığı yönünde bir olgu ortaya attığı, bu soyut ve farazi olgu üzerinden amir ve üstlerinin "yatacak yerlerinin olmadığını" ifade ettiği, davacının ifade özgürlüğünü kullanırken sahibi olduğu kamu görevlisi statüsünün gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan, ... Grubu isimli profil sayfasında polis teşkilatına mensup olabileceği değerlendirilen şahıslarca yapılan yorumların suç unsuru taşıyıp taşımadıkları ile yorum yapan ve paylaşan şahısların Emniyet Teşkilatı mensubu olup olmadıklarının araştırılması neticesinde, bahse konu ... sayfasında yorum yapan şahıslardan herkese açık olan profil bilgilerinin PBS bilgileri ile karşılaştırılması sonucu Emniyet Teşkilatı mensubu olduğu tespit edilen kişiler hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma neticesinde davacının "..." başlığı altında, "Bahsi geçen olay doğruysa bu uygulamaları yapan kendi çıkarlarını güden makam sahiplerini ilelebet kamu hizmetlerinden men edeceksin yatacak yerleri yok" yorumunu yaptığından bahisle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-2 ve 15. maddeleri uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-2 maddesinde, "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiili, 12 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-8 maddesinde ise; "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir. "..." adlı sosyal paylaşım sitesinde ... Grubu isimli profil sayfasında "..." başlığı altında, davacı tarafından kullanıldığı ileri sürülen sosyal medya hesabından yapılan yorumun suç unsuru teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, davacının 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Davacı, gerek disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadelerde gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde; "disiplin cezasına konu yorumların yapıldığı ... hesabının ve bu hesaptan yapılan yorumların kendisine ait olmadığını" beyan etmesine karşın; davalı idarece, söz konusu ... hesabının ya da bu hesaptan yapılan yorumların davacıya ait olduğu hususu somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu karar ve gerekçesi hukuk ve usule uygun olup, kararın aynen onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.